11- Nudbe Duasına Dair Bir İnceleme

04 December 2025 30 dk okuma 8 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 3 / 8

Buradan anlaşılıyor ki merhum Bezuferi’ye göre bu dua masum imamların (as) dışında biri tarafından yazılmamıştır. Çünkü İmamiye ashabının büyükleri hiçbir zaman masum olmayan bir şahıs tarafından yapılmış bir dua için ‘bu duanın falanca belirli vakitlerde okunması müsteahaptır’’ diye bir ifade kullanmamıştır.

Dolayısıyla iki karine ile Nudbe Duasının masum imamın dışındaki bir şahıs tarafından yazıldığı iddiası geçersizdir.

1) ‘’Yesteheb’’ (Bu duayı okumak müstehaptır) ifadesinden anlaşıldığı kadarıyla bu dua masum imamdan sadır olmuştur. Zira herhangi bir fiili veya zikri beş hükümden (vacip, haram, müstehap, mekruh ve mubah) birine dair hükme bağlamak yalnızca Allah’ın velileri tarafından yapılmalıdır.

2) Bu duanın okunması için belirli bir zaman (dört bayram) tayin edildiğine göre masum olmayan birine ait olan bir dua, böylesine bir özelliğe sahip olamaz.

Nudbe Duası Hangi İmam Tarafından Yazılmıştır

Peki bu duanın masum imamların hangisi tarafından yazıldığına gelince… Bu da yine çok net bir şekilde belli değildir. Merhum İbn Bezuferi’nin ifadesinin zahirinden anlaşıldığına göre bu dua, İmam-ı Zaman’a (as) aittir. Bu durumda şunu söyleyebiliriz: Bu dua da tevkiattandır [İmamların, özellikle de İmam Mehdi’nin mektuplarına ve yazdıklarına verilen isim. ÇEV.] ve İmam-ı Zaman (as) tarafından küçük gaybete yakın bir dönemde yaşamış olan merhum İbn Bezuferi için sadır olmuştur. Tıpkı merhum Şeyh Mufid’e sadır olan tevkiat gibi.

İkinci ihtimal ise şudur: Bu dua İmam Sadık (as) tarafından sadır olmuştur. Tıpkı merhum Meclisi’nin Zadu’l Mead kitabında buyurduğu gibi.

Gerçi bazıları duanın içeriğindeki bazı kısımların uyumsuz olmasından dolayı bunun İmam Sadık’tan sadır olduğu yönündeki ihtimali reddetmek istemiştir; ama araştırmacılar için son derece açıktır ki bu sorunlu görülen kısımlar açıklanabilir niteliktedir. Zira buna benzer içerikler, başka yerlerde de İmam Sadık’tan (as) ve diğer imamlardan da nakledilmiştir. Ama her halükarda Nudbe Duası senedinden anlaşılan şudur ki bu dua, birinden nakledilmemiş bir dua değildir, İmamların (as) birinden nakledilmiştir. Ayrıca bu duanın metnine dikkat edildiğinde böylesine yüksek ve melekûtî bir içeriğe sahip olan Nudbe Duasının masum imamdan nakledildiği kolayca anlaşılıyor.

Duanın Bölümleri

Bu dua dört bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler birbiriyle ilişkilidir ve toplamda muntazam bir bütünlük ve homojen bir seyir meydana getirmektedir.

Birinci Bölüm: Hamd Ve Salavat

Bu dua, Allah’ın rububiyetine hamd, yüce peygamber (as) ve onun mükerrem ehlibeytine salavatla başlamaktadır.

الحمد لله ربّ العالمین وصلی الله علی سیدنا محمد نبیّه وآله وسلم تسلیماً.

Alemlerin rabbi olan Allah’a hamd olsun, Allah’ın selamı efendimiz Muhammed peygamberin ve onun ailesinin üzerine olsun.

İkinci Bölüm: Kazaya Sena

Bu bölüm, Allah’ın velilerine yönelik ilahi kazaya yine hamd ve sena ile başlıyor. Bu bölüm aslında duanın tamamını özet olarak içeriyor ve özet ifadelerle duanın sonraki içeriklerine işaret ediyor.

اللهم لک الحمد علی ماجری به قضاؤک فی اولیائک... وجعلتهم الذریعه الیک والوسیله الی رضوانک.

Allah’ım hamd yalnızca sana layıktır ve senin velilerin hakkında cari olan ilahi kaza ve kaderine… Onları sana yönelme sebebi ve hoşnutluğun için vesile kıldın.

Üçüncü Bölüm: Başından Tekamüle Kadar Tarih

Bu duanın üçüncü bölümünde ilahi kaza ve hükmün Allah’ın velileri hakkındaki macerası inceleniyor. Burada insanlık tarihinin başlangıcı, esaslı değişimler ve nihayet insanlık toplumunun Allah’a yakınlaşmasının zirvesi ve yaratılışın nihai hedefi olan İmam Mehdi’nin hakimiyet dönemine doğru olan tekamül seyri ele alınmıştır. Bu bölüm, " فبعض أسکنته جنتک " ifadesiyle başlayıp ‘’nahnu nekul elhamdulillahi rabbil alemin’’ cümlesiyle sona eriyor.

Dördüncü Bölüm: Yardım Dileme Ve Talep

Hak Teala’nın dergahından yardım dileme Nudbe duasının son bölümünü oluşturur.

اللّهم أنت کشّاف الکرب والبلوی....

Allah’ım sıkıntı ve zorlukları ortadan kaldıran yalnızca sensin.

Duayı Anlamanın Anahtarı

Öyle gözüküyor ki belki de bu duadan hareketle asil Ehlibeyt maarifine dayalı bir tarih felsefesi kurmak için ciddi ve faydalı veriler edilebilir. Ama konuya girmeden önce tarih felsefesinin tarifine ve onunla ilgili çeşitli bakış açılarına kısaca değinmek gerekiyor.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar