Allame Tabâtabâî’nin Bakışından İslam Medeniyetinin Özelliklerinin Tahlili

04 December 2025 44 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 11 / 11

İbn Ebi’l-Hadid, Abdulmecid b. Hibbetillah (1404), Şerhu Nehci’l-Belağa li-İbni Eb’l-Hadid, Kum: Mektebetu Ayeti’l-Mer’eşî Necefî.

İbn Manzur, Muhammed b. Mükerrem (1414), Lisanu’l-Arab, Beyrut: Daru’l-Fikr li’t-Taba’a ve’n-Neşr ve’t-Tevzi’.

Keremî Fekahî, Muhammedtaki (1386), Costarhâ-yi Nazarî der Bab-i Temeddun, Kum: İntişarat-i Pejuheşgah-i Ulum-i Ferheng-i İslamî.

Keremî Feridunî, Ali (1385), Zuhur ve Sukut-i Temeddunhâ ez Didgah-i Kur’an, Kum: Nesim-i İntizar.

Le Strange, Guy (1376), Serzemin-i Hilafet-i Şarkî, Tercüme: Mahmud İrfanî. Tehran: İntişarat-i İlmî-yi Ferhengî.

Meclisî, Muhammed Bakır b. Muhammedtaki (1403), Biharu’l-Envar, Beyrut: Neşru Müesseseti’l-Vefa.

Muhammedî Rey Şehrî, Muhammed (1390), Danişname-i Kur’an ve Hadis, Kum: Daru’l-Hadis.

Muin, Muhammed (1367), Ferheng- Farisî, Tehran: Emir Kebir.

Mustafavî, Hasan (1368), E’t-Tahkik fi Kelimati’l-Kur’ani’l-Kerim, Tehran: Vezaret-i Ferheng ve İrşad-i İslamî.

Sadıkî, Tehranî (1406), el-Furkan fi Tefsiri’l-Kur’an bi’l-Kur’an ve’s-Sünne, Kum: Ferheng-i İslamî.

Şeriati, Ali (tarihsiz), Tarih-i Temeddun, Tehran: Çaphaş.

Tabâtabâî, Muhammed Hüseyin (1390), el-Mizan fi Tefsiri’l-Kur’an, Beyrut: Müessesetu’l-A’lami li’l-Matbuat.

Tabâtabâî, Muhammed Hüseyin (tarihsiz), Kur’an der İslam, Tehran: Daru’l-Kütübi’l-İslamiyye.

Taberî, İbn Ca’fer Muhammed b. Cerir (1412), Camiu’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, Beyrut: Daru’l-Ma’rife.

Tabersî, Fazl b. Hasan (1372), Mecmeu’l-Beyan fi Tefsiri’l-Kur’an, Tehran: Nasır Hüsrev.

Tantavî, Muhammed Abdusselam (1425), el-Cevahir fi Tefsiri’l-Kur’ani’l-Kerim, Lübnan: Daru’l-Kütübi’l-Aleviyye.

Tarihî, Fahruddin b. Muhammed (1375), Mecmeu’l-Bahreyn, Tehran: Murtazavî.

Toynbee, Arnold (1376), Berresi-yi Tarih-i Temeddun, Tercüme: Muhammed Hüseyin Arya. Tehran: Emir Kebir.

Velayetî, Ali Ekber (1384), Guyayî-yi Ferheng ve Temeddun-i İslamî ve İran, Tehran: Merkez-i Çap ve İntişarat-i Vezaret-i Umur-i Harice.

[1] Kur’an ve Hadis Üniversitesi, Kur’an ve İslamî Metinler Oryantasyon Bilimleri

[2] Bu cümleden olarak “وَ ما تَفَرَّقُوا إِلَّا مِنْ بَعْدِ ما جاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْياً بَيْنَهُمْ” ayetinde “تَفَرَّقُوا”da zamir, siyaktan anlaşılan “ناس”a gitmektedir. Ayetin manası şöyledir: Kendilerine şeriat verilen bu halk, şeriattan dolayı tefrikaya düşmedi, onda ihtilaf etmedi ve vahdet kelimesini kaybetmedi. Aksine, daha önce hak olduğu bilgisine sahip oldukları halde zulüm ve haset aralarında yayılınca bu tefrika başladı -veya tefrika ayyuka çıktı- ve sahip oldukları bilgiyle amel etmelerine izin vermedi. Sonuçta da Allah’ın dininde ihtilafa düştüler. (Tabâtabâî, a.g.e., c. 18, s. 42).

Önceki Sayfa 9 10 11 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar