1.1 İmam Hasan'ın (a) barışçı şahsiyeti
İmam Hasan'ın (a) barışçılığı Ehl-i Sünnet'in çoğu âliminin görüşüne yansımıştır. Bu âlimler kendi nazariyelerini ispatlamak için Peygamber'in (s), İmam Ali ve İmam Hüseyin'in (a) onun şahsiyeti hakkındaki sözlerini veya İmam Hasan'ın (a) siret ve konuşmalarını delil göstermişlerdir. Ehl-i Sünnet'in kaynaklarında, İmam Hasan'ın (a) babası ve kardeşinin aksine barışçı biri olduğu vurgulanmaktadır.
a) Nebevî hadisler
“هذا مني و حسین من علي” hadisi bu doğrultuda değerlendirilmektedir. Aynı şekilde Buharî'nin nakline göre Birinci Halife mescitten dönerken İmam Hasan'ı (a) çocuklarla oynarken gördü. Onu omuzuna aldı ve dedi ki: “بأبـي، شـبیه بالنبـي لا شـبیه بعلـي” Sahih-i Buharî'de bu rivayetten sonraki iki rivayette de bu nokta üzerinde durulmuştur.
b) Osman'a taraftarlık
Ehl-i Sünnet'in bazı rivayetlerinde İmam Hasan (a) Osman'ın taraftarı olarak tanıtılmaktadır. Bu kaynaklarda, babasının abdesti uzatmasını istemesi üzerine ona verdiği cevapta şöyle dediği geçmektedir: “Dün abdesti uzatan birini öldürdünüz.” Sonra İmam Hasan (a) bu sözünü teyit ederek şöyle der: “Allah, Osman'a üzüntünü uzun etsin.” Buna dayanarak bazıları demiştir ki, “O [İmam Hasan], Osman'ı savunmak ve ona yardım etmek üzere harekete geçmiş olanlardan biriydi.” Başka bir rivayete göre de İmam Hasan (a) bir rüya gördükten sonra Muaviye ile savaşmama kararı aldı. O, rüyasında Peygamber'i (s) elini Allah'ın arşına koymuş, Ebubekir elini onun elinin üstüne, Ömer elini Ebubekir'in elinin üstüne, Osman elini Ömer'in elinin üstüne koymuş halde gördü. Bu haldeyken yanlarından kan akıyordu. Akan kanı sorduğunda Peygamber (s) cevap verdi: “Allah'ın talep ettiği Osman'ın kanı.”
c) Cemel savaşında İmam Ali'ye (a) muhalefet
Ehl-i Sünnet'in hadis kaynakları, İmam Hasan (a) ve İmam Ali'nin (a) Rebeze'de görüştüklerine değiniyor. Bu haberlerde İmam Hasan'ın (a) barışçı ve savaş karşıtı şahsiyeti vurgulanmaktadır. Rivayete göre İmam Hasan (a), daha önce de tavsiyede bulunduğu ve ama kabul etmediğini belirterek İmam Ali'ye (a) şöyle diyor: “Gitme, çünkü boşu boşuna öldürüleceksin. Bir yardımcın da olmayacak.” Sonra da “Kadınlar gibi hep ağlıyorsun. Bana hangi öğüdü verdin de tutmadım?” diyen babasına cevap verirken, ondan Medine'den çıkmasını, Osman öldürülürse orada olmamasını istediği Osman'ın muhasara günlerini hatırlatıyor. Babasına hitabına şöyle devam ediyor:
Osman'ın katledilmesinden sonra senden biat kabul etmemeni istedim. Böylece Arabın temsilcileri biraraya geldiklerinde seni yokluğunda herhangi bir iş yapamayacaktı. Ama sen beni dinlemedin ve kabul etmedin. Sonra sana dedim ki, o kadının [Aişe] ve o iki adamın [Talha ve Zübeyir] hurucu sırasında evinde otur ki barış yapsınlar ve işler yoluna girsin. Fitne ve fesat patlak verirse de başkasının eline bulaşsın. Sen yine de her durumda nasihatime sırt çevirdin.
İmam Ali (a), İmam Hasan'ın (a) bütün tenkitlerine cevap verdi ve isyancılarla mücadele görevini yerine getirdi. İmam Hasan'ın (a) Cemel ehliyle savaşla ilgili olarak babasına itirazı hakkında onun barışçı olduğunu gösteren -bu kadar detaylı değilse de- başka rivayetler de gelmiştir.
d) İmam Hasan'ın (a) Kufe halkına şartı
İmam Hasan'ın (a) Kufe halkından biat kabul etmek için şartı onun barışçılığı çerçevesinde yorumlanmıştır. İmam Hasan (a) Irak halkıyla iki şart üzerine biatlaştı: 1) Yönetme üzerine biat, 2) Kabul ettiği ve razı olduğu şey üzerine biat. Gerçi burada barış belirtilmemiştir -sadece işaret ediliyor- ama bazı kaynaklarda İmam Hasan'ın (a) biat şartı “تسـالمون مـن سـالمت وتحاربـون مـن حاربـت” şeklinde açıklanmıştır. Kimi kaynaklarda orada hazır bulunanların “Allah'a yeminle, barıştan bahsetmedi. Niyeti Muaviye ile barış mıydı bilemeyiz.” dediği ilave edilmiştir. Yine bazı rivayetlere göre en başta Muaviye ile savaşmak istemediği ve onunla barış yapmak istediğinden Kays b. Sa'd'ı önce kuvvetin komutanlığından aldı ve İbn Abbas'ı onun yerine getirdi. O da İmam Hasan'ın (a) muradını biliyordu, bu nedenle bir mektupta Muaviye'den eman istedi.
e) İmam Hüseyin'le (a) ihtilaf
Ehl-i Sünnet'in kaynaklarında İmam Hasan'ın (a), barış yapma konusunda kardeşi İmam Hüseyin (a) ile ihtilafa düştüğü belirtilmiştir. Bu kaynaklarda, İmam Hasan'ın (a) Muaviye ile barış haberini kardeşine verdiğinde “أُعیـــذک بـا الله أن تکـذب علیـا فـي قبـره و تصـدق معاویـة” cümlesiyle onu tenkit ettiği geçmektedir. O da İmam Hüseyin'i (a) eleştirerek hilafet işlerinin hepsine muhalefeti nedeniyle rahatsızlığını gösterdi. İmam Hüseyin de (a) kardeşinin hoşnutsuzluğunu görünce “Sen Ali'nin en büyük çocuğu ve onun halifesisin” itirafıyla muvafakatını ifade etti. Taberî de aynı muhtevanın benzerini nakletmiştir.
f) İmam Hasan'ın (a) Medain Sâbât'ındaki hutbesi