3- Son aşama. Bu aşama 9 veya 10 yaşında başlayarak buluğa girildiğinde sona erer. Bu aşamada öğretim oldukça ciddidir. Çocuk namazı bırakırsa, fiziksel ceza bile verilebilir. Bu aşamada çocuk namazla aşina olur, hükümlerini, faydalarını ve etkilerini öğrenir ve günlük namazlarını düzenli kılar. Diğer bir deyişle namaz kılma alışkanlığı şekillenir ve kalıcı olur.
Bu rivayetler namaz öğretimi aşamalarını şekillendirse de, öğretimin içeriğiyle ve her aşamada uyulması gereken özel noktalarla ilgili bilgi vermemektedir. Acaba 5 yaşındaki çocuktan, 12 yaşındaki ergenin kıldığı gibi bir namaz kılması mı beklenmelidir? Acaba çocuğa tüm namaz tek seferde mi yoksa zamanla parça parça mı öğretilmelidir? Bunlar, İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen ayrıntılı bir rivayette cevabını bulabileceğimiz meselelerdir. Rivayet şöyledir:
14- Abdullah bin Fuzale, İmam Bâkır veya Sadık’ın (a.s) şöyle buyurduğunu naklediyor: “Oğlan üç yaşına geldiğinde ona yedi kere La ilahe illallah demesi söylenir. 3 yaş 7 ay 20 günlük olduğunda ona yedi kere Muhammeden Resulullah demesi söylenir. Dört yaşına geldiğinde ona yedi kere Sallallahu alâ Muhammed ve âl-i Muhammed demesi söylenir. Beş yaşını doldurduğunda ona sol elin hangisi ve sağ elin hangisi diye sorulur. Eğer doğru cevap verirse kıbleye doğru çevrilir ve secde etmesi söylenir. Sonra altı yaşına kadar çocuk bırakılır. Altı yaşını doldurduğunda rükû ve secde öğretilir ve namaz kılması söylenir. Yedi yaşına kadar böyle devam eder. Yedi yaşını doldurduğunda elini yüzünü yıkaması, sonra da namaz kılması söylenir. Dokuz yaşına kadar böyle yapılır. Dokuz yaşında ona abdest öğretilir ve abdest için ona vurulabilir ve ona namaz öğretilir ve namaz için ona vurulabilir. Abdest ve namazı öğrendiğinde Allah, ebeveynini kendi rahmetiyle kuşatır.”
Bu rivayette, her üç aşamada yapılması gereken şeyler anlatılmıştır. Aynı zamanda bu rivayetten, namaz öğretimine doğrudan başlamadan önce, inanç esasları olan tevhit ve İslam Peygamberi’nin (s.a.a) nübüvvetinin çocuklara telkin edilmesi gerektiğini anlıyoruz. Bu rivayete göre namaz öğretimine bir aşama daha eklenmektedir.
2- Namaz öğretiminin aşamaları, hedefleri ve içerikleri
Burada her aşamada yapılması gerekenlerin ayrıntısını anlatacağız:
1- Ortam oluşturma aşaması
Bu aşamada kelime-i tevhid –La ilahe illallah- ve Peygamber’in (s.a.a) risaleti –Muhammeden Resulullah- çocuğa dört yaşına kadar telkin edilmelidir.
2- Başlangıç aşaması
Çocuk, namazı anlama kudretini kazandığında -5 yaş- onu kıbleye doğru yöneltmeli ve ona secde etmek öğretilmelidir. Yani çocuk bu yaşta ibadetin aslı ve kalbi olan, kâinatın yaratıcısı karşısında secde etmekle aşina olmalıdır.
3- Orta aşama
Bu aşamada çocuk iki şeyi öğrenmeli ve alıştırmasını yapmalıdır.
a) Rükû ve secde öğretimi. Bu, çocuğa 6 yaşında öğretilir. Bu yaşta çocuktan sadece içinde rükû ve secde olan bir namaz istenmektedir. Diğer bir deyişle bu aşamada çocuğun namazı, sadece namazın bir görünümüdür, kâmil bir namaz değildir. Çünkü ne abdest lazımdır, ne niyet ve hatta ne kıraat veya el-yüz yıkamak… Çocuk bu alıştırmayı bir yıl boyunca yapar ve yapmadığında da uyarılır.
b) Çocuk 7 yaşında olduğunda, önceden kıldığı şekildeki namaza ilaveten ondan elini ve yüzünü de yıkaması istenir. Elbette bu yıkama abdest değildir. Zira abdestte özel bir sıra, elin dirsekten itibaren yıkanması ve baş ile ayağın meshi gereklidir. Oysa bu yaşta çocuktan sadece bileklerine kadar ellerini ve yüzünü yıkaması istenmektedir. Çocuk bunu 9 yaşına kadar –yani iki yıl boyunca- yapar. Bunu yapmadığında da uyarılır ve bundan fazlası ondan beklenmez.
4- Son aşama
Bu aşamada çocuk dört yıl boyunca namazın amellerini ve hareketlerini tekrarladığı için namazın şekliyle ve vaktiyle kâmilen aşina olduğundan ve bir noktaya kadar bunu huy edindiğinden abdest ve namaz bütünüyle ona öğretilir. Bu konuda artık uyarılır ve lüzum halinde cezalandırılır. Buna da buluğ yaşına kadar devam edilir. Bu şekilde çocuk, yaklaşık dört yıl boyunca da doğru namaza alışır. Doğal olarak bu müddet boyunca çocuk namazla aşina olur, namaza alışır ve bu alışkanlık onda kalıcı olur.
Elbette çocuğun bu aşamada öğrendiği namazın, doğruluk şartlarının asgari düzeyine sahip olması gerekir. Namazı müstehaplarına riayet etmesi ise gerekmez. Bu konuyu onaylayan rivayet, İmam Zeynelabidin’in (a.s) çocuklara –müstehap olarak ayrı ve bir saat kadar arayla kılınması gereken- akşam ve yatsı namazlarını birlikte kılmalarını buyurduğu rivayettir. Bunun sebebini de fazilet vakti dışında namaz kılmalarının, hiç kılmamalarından daha iyi olduğu şeklinde açıklamaktadır.
Bu rivayetten başka bir konu da açıkça anlaşılmaktadır. İmamların (a.s) buluğdan önce çocukların namaz kılmalarına dair ısrarlarının sırrı, çocukların namazla aşina olmaları, namaza alışmaları ve bu alışkanlığın onlarda yer etmesini istemeleridir. Zira bu rivayette çocuklardan istenen ve –zorla da olsa- yapmaları emredi