Allâme Tabâtabâî’nin “İsmet” Kavramının Özüne ve Niteliğine Dair Yaklaşımı

04 December 2025 41 dk okuma 9 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 9 / 9

Sebzevârî Hıllî, Molla Hâdî, 1383, Esrârü’l-hikem, Kum, Matbuât-ı Dinî, 1. Baskı.

Subhânî, Cafer, 1412 K, el-İlâhiyât alâ hüde’l-kitâbu ve’s-sünneti ve’l-‘akl, c. 3, Hasan Muhammed Mekkî Âmulî, Kum, Merkezi’l-‘âlemî li’d-derâsâti’l-İslâmiyye.

Süyûrî Hıllî, Cemâleddîn Mikdâd b. Abdullâh el-Esedî, 1405 K, İrşâdü’t-tâlibîn ilâ nehcü’l-müsterşedîn, thk. Seyyid Mehdî Recâyî, Kum, Neşri Mektebeti Âyetullâh el-Mar‘aşî en-Necefî.

Süyûrî Hıllî, Cemâleddîn Mikdâd b. Abdullâh el-Esedî,1422 K, el-Levâmi‘u’l-ilâhiye fî’l-mebâhisü’l-kelâmiye, thk. Seyyid Muhammed Ali Kadı Tabâtabâî, Kum, İntişârât-ı Defter-i Teblîgât-ı İslâmî, 2. Baskı.

Şehristânî, Muhammed b. Abdulkerim, 1364, el-Milelü ve’n-nihel, thk. Muhammed Bedran, Kum, eş-Şerîfü’r-razî, 3. Baskı.

Tabâtabâî, Seyyid Muhammed Hüseyin, 1412 K, el-Mîzân fî tefsîri’l-Kur’ân, Kum, Müessese-i İsmailiyân, 5. Baskı.

Taftazânî, Sadeddîn, 1409 K, Şerhu’l-mekâsıd fî ‘ilmü’l-kelâm, c. 4-5, thk. ve tsh. Abdurrahman Amîre, Kum, Menşûrât-ı Şerîf Razî, 1. Baskı.

Tehânevî, Muhammed Ali, 1996 M, Mevsuatu keşşâfi ıstılâhâti’l-fünûn ve’l-‘ulûm, c. 2, Beyrut, Mektebeti Lübnan nâşirûn.

Tûsî, Muhammed b. Hasan Hâce Nasîrüddîn, 1358, Temhîdü’l-usûl der ‘ilm-i kelâm-ı İslâmî, tercüme ve ilave Abdulmuhsin Meşkûti’d-dînî, Tahran, İntişârât-ı Encümen-i İslâmî-yi Hikmet ve Felsefe-i İran.

Tûsî, Muhammed b. Hasan Hâce Nasîrüddîn, 1383 K, Telhîsü’ş-Şâfî, tahkik ve ilave Seyyid Hasan Bahru’l-‘ulûm, Necef-i eşref, Matbaatü’l-âdâb, 2. Baskı.

Tûsî, Muhammed b. Hasan Hâce Nasîrüddîn, 1405 K, Telhîsü’l-muhassil ma‘rûf bi nakdi’l-muhassil, Beyrut, Dârü’l-azvâ’, et-Tab‘atü’s-sâniye.

Tûsî, Muhammed b. Hasan Hâce Nasîrüddîn, 1416 K, Kavâ’idü’l-‘akâ’id, thk. Ali Rabbânî Gulpaygânî, Kum, Merkez-i müdiriyet-i havza-i ilmiye.

[1] Dizful Cündişapur Teknik Üniversitesi, İslami İlimler Fakültesi

[2] Elbette ismete dair yapılan tanımlara bakınca Fâzıl Mikdad’ın yapmış olduğu tanımın da Allâme’nin görüşünde olduğu gibi kapsamlı ve iki genel görüşü birleştirici nitelikte olduğunu söylemek gerekir.

[3] Bu bölümde Allâme Tabâtabâî’nin verdiği cevaplardan yalnız makalenin başlığıyla ilgili olanları (ismetin kavrambilimsel yönü) seçilmiştir, yoksa Allâme’nin başka cevapları da mevcuttur.

[4] Âsime: ismet kökünden, korunmuş anlamındadır.

[5] Husûlî ilim bir şeyi onun sûreti, görüntüsü zihinde bulunduğu müddetçe bilmektir. O şeyin zihindeki sûreti yok olunca, o şey unutulur.

[6] Huzûrî ilim zihinde bir şeye ilişkin herhangi bir imge olmaksızın o şeyin gerçekliğinin bilinmesidir ve temelinde müşahede vardır.

[7] Kesin olan aklî ve naklî delillerin ifade ettiği bilgi.

[8] Gözlem yoluyla bilmek veya yakinden ibaret olan bir görüşle görmek.

[9] İç duyu veya iç tecrübe yoluyla ulaşılan ve kesinlik bakımından en son merhaleyi teşkil eden doğru bilgi.

[10] Allah’ın zat (ahadiyet) mertebesinden sonra bütün ilâhî sıfat ve isimleriyle zuhur ettiği ilk tecellî mertebesi.

Önceki Sayfa 7 8 9 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar