1. Kişisel hukuk açısından: Bireyci bakışta, yargı araştırmaları için bedenin teşrih edilmesi, ancak cesedin sahibinin velilerine, kendisinin sahip olduğu hakkı tanımamızla veya en azından onların yargı sürecinde meyyitin hukukunu takip etmekte olduklarını dikkate almamızla mümkün olur. Bu şekilde ve b şıkkındaki esasa göre, velilerin isteğiyle cesedin teşrih edilmesine bir engel yoktur. Elbette bu durumda da bazıları keşif için kesme ve bu hususta tereddüt etme arasına bir ayrıntı yerleştirmişlerdir. Zikredilen diğer esaslara göre velilerin (veya ölünün) hakkına girme sorunu, yükümlü olunan hürmetle ortaya çıkar ve teşrih, ölünün velilerinin hakkına öncelik tanıdığımızda caiz olacaktır.
2. Toplumsal hukuk açısından: Adaletin hâkimiyeti ve de fesadın ve suçun kökünün kazınması meselesi, İslâm’ın hedeflerinden biridir ve bunun ölçülerinin teşrihin hürmetine karşı kuvvetli olduğu iddiası, önceki temellerden her birine bakıldığında boş bir söz değildir. Bununla beraber yukarıdaki hedeflere ulaşmak teşrihi gerektirdiği vakit, maktulün velileri istemese de, engellenmeden yapılacaktır. Zira İslâmî hâkim, genelin avukatıdır ve suçun kökünü kazımakla, suçluları cezalandırmakla ve adaleti sağlamakla vazifelidir.