Goldziher Yahudi bir müsteşriktir ve ekserisi Arapça'ya tercüme edilmiş çok sayıda kitabı vardır. Onlardan biri “Mezahibu't-Tefsiri'l-İslamî” adındadır ve Müslümanların tefsir metotları hakkında yazılmıştır. Diğer kitabı “el-Akide ve'ş-Şeria”dır. Her iki kitap da Arapça'ya tercüme edilmiştir. Günümüzde bu kitaplar karşısında büyük bir görevimiz var. Goldziher'in İslam ve Kur'an'a dair yanlış analizlerine cevabımızı Arap mütercimlere ve münekkidlere sunmalıyız. Çünkü onlar, müsteşriklerin fikirlerini bazen Şia açısından kabul edilemez prensiplerle tenkit etmişlerdir. Buna bir örnek, Muhammed Ebu Leyle'nin telifi olan “el-Kur'anu'l-Kerim mine'l-Manzuri'l-İstişrakî” kitabıdır. Bu kitap, Leiden basımı İslam Ansiklopedisi'nin bir müsteşrik tarafından yazılmış “Qoran” maddesini tahkik ve tenkit için kaleme alınmıştır. Bu kitabı okuduğumuzda bu Ehl-i Sünnet âlimin fikirlerinin de tenkit edilebileceğini hissediyoruz. Zira onlar kendi düşünce temelleriyle müsteşriklerin görüşlerine karşılık verdiler. Mesela Ehl-i Sünnet'in fikrî prensiplerinden bir tanesi Kur'an'ın yedi harf esasına göre nazil olduğudur. Şia bunu kabul etmez. Dolayısıyla Ehl-i Sünnet'in âlimleri böyle görüşlerle müsteşriklerin fikirlerini tenkit etmiştir. Bu işte ne kadar başarılı oldukları incelemeyi hakediyor. Öyle anlaşılıyor ki bu tenkitlerin kendisi eleştiriye muhtaçtır. Yahut mesela Ehl-i Sünnet âlimleri Kur'an'ın toplanmasını Ebubekir dönemine nispet etmektedir. Şia'nın bazı büyükleri ise bunun aksini düşünmektedir. Kastettiğim şudur ki, bugün bizim artık vasıtasız olarak müsteşriklerin görüş ve fikirlerine karşılık vermemizin zamanı gelmiştir. Gerekiyorsa bu konuda ilmî tenkit için adım atmalıyız.
Sunucu:
Sayın Dr. Zemanî'den, Kur'an'ın müsteşrikler tarafından tercüme edilmesi ve yine son dönemde Leiden Kur'an Ansiklopedisi'nde (EQ) konu edilen müsteşriklerin yeni görüşleri hakkındaki özet değerlendirmesini rica ediyorum.
Dr. Zemanî:
Bu vesileyle Kur'an'ın müsteşrikler tarafından tercüme edilmesi konusunda iki meseleyi ele alacağım. Birinci konu kısa bir istatistikle ilgilidir. İkinci meselede ise Batılıların Kur'an tercümesine girişmesinin sırrını kendi dillerinden aktarıp tahlil edeceğim.
Birinci konuyla başlayalım. Kur'an'ın Latince'ye çevirisi olan ilk tercüme Petrus tarafından miladi onikinci yüzyılda gerçekleşti. Üzerinden üç dört yüzyıl geçene kadar da basılmadı. Fransızca'ya ilk tercüme ise Fransa'nın Mısır sefiri tarafından 1647 yılında yapıldı. Kur'an-ı Kerim İngilizce'ye ilk olarak 1649 senesinde tercüme edildi. Hollandaca'ya ilk defa 1658 yılında tercüme edildi. Kur'an'ın ilk Almanca tercümesi 1688 yılında yapıldı. Hollandaca'yla eşzamanlı oldu. Onyedinci yüzyılda Kur'an'ın tercümesi oldukça yaygınlaştı. Kur'an'ın Avrupa dillerine tüm tercümeleri arasında müsteşrikler tarafından yapılanların sayısı şöyledir: Ondört kez Almanca'ya, on kez İngilizce, İtalyanca ve Rusça'ya, dokuz kez Fransızca ve İspanyolca'ya, yedi kez Latince'ye, altı kez Hollandaca'ya. Bu istatistik son birkaç yıla aittir. Son birkaç on yılın tercümeleri de hesaba katılırsa sayı daha da artacaktır.
İzleyici Sorusu:
Müsteşriklerden kastınız Müslüman olmayanlar mı?
Dr. Zemanî: