isfehani

04 December 2025 42 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 6 / 11

His ve Tecrübeler

"قُلْ س۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ بَدَاَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللّٰهُ يُنْشِئُ النَّشْاَةَ الْاٰخِرَةَۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۚ"

"De ki: Dünyayı gezin dolaşın da, Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını anlamaya çalışın. Sonra, Allah tekrar yaratmayı da ölümden sonra diriltmeyi de gerçekleştirecektir. Allah elbette her şeye kadirdir."

Akıl ve Bilgelik

"الَّذِینَ یذْکرُونَ اللّهَ قِیاماً وَ قُعُوداً وَ عَلَى‏ جُنُوبِهِمْ وَ یتَفَکرُونَ فِی خَلْقِ السَّماوَاتِ وَ الْأَرْضِ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هذَا بَاطِلاً سُبْحَانَک فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ"

“O akıl sahipleri ayakta, otururken, yan yatarken hep Allah'ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler: Ey Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Şanın yücedir senin! Ateş azabından koru bizi!”

Peygamberler tarafından tebliğ edilen ilahî vahiy:

"وَمَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ يُكَلِّمَهُ اللّٰهُ اِلَّا وَحْيًا اَوْ مِنْ وَرَٓائِ۬ حِجَابٍ اَوْ يُرْسِلَ رَسُولًا فَيُوحِيَ بِاِذْنِه۪ مَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ عَلِيٌّ حَك۪يمٌ"

"Allah bir insanla (karşılıklı) konuşmaz. Ancak vahiyle (kulunun kalbine dilediği düşünceyi doğurarak), yahut perde arkasından konuşur yahut izniyle dilediğini vahyedecek bir elçi gönderir. O, yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir."

Fıtrat ve ilhamlar

"فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰيهَاۙ"

“Derken ona kötülüğünü de, çekinmesini de ilham etmiştir.”

Dolayısıyla insan bilgisi yalnızca duyu ve deneyimle sınırlı değildir ve Pozitivistlerin de dediği gibi insan, yolunu aydınlatabilecek duyu ötesi bilgiye sahiptir. İşte bu husus, doğa ve beşerî bilimler üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir.

Örneğin, eğitim bilimlerinde, mezkûr ilkelere dikkat etmek; eğitmenin bir öğrenciyi yetiştirmesinde yalnızca duyu, deney ve hatta akıl ile yetinmemesi gerektiğini bilakis, insan terbiyesinin tamamlanabilmesi için ilâhî ilham ve vahiylerin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koyar. Yine Bu bilgiler benzer şekilde, ekonomi, siyaset, hukuk vb. diğer konularda da geçerlidir.

c) Antropolojik Temeller:

İnsan, beden ve ruh olmak üzere iki alandan oluşan bir varlıktır:

"وَ إِذْ قَالَ رَبُّک لِلْمَلائِکةِ إِنِّی خَالِقٌ بَشَراً مِّن صَلْصَالٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ * فَإِذَا سَوَّیتُهُ وَ نَفَخْتُ فِیهِ مِن رُّوحِی فَقَعُوا لَهُ سَاجِدِینَ"

“Hatırla o zamanı ki Rabbin meleklere, "Ben, kupkuru bir çamurdan, değişken, cıvık balçıktan bir insan yaratacağım." demişti. Onu düzenle(yip insan şekline koydu)ğum ve ona ruhumdan üflediğim zaman hemen ona secdeye kapanın!”

İnsan yaradılışın gayesidir ve bütün dünya onun için yaratılmıştır:

"هُوَ الَّذِی خَلَقَ لَکم مَا فِی الْأَرْضِ جَمِیعاً ثُمَّ اسْتَوَى‏ إِلَى السَّماءِ فَسَوَّاهُنَّ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ وَهُوَ بِکلِّ شَی‏ءٍ عَلِیمٌ"

“O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı; sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir.”

İnsan Allah’ın kulu ve O’na ibadet edendir

"وَ لَقَدْ بَعَثْنَا فِی کلِّ أُمَّةٍ رَسُولاً أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ وَ اجْتَنِبُوا الطَّاغُوتَ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى اللَّهُ وَ مِنْهُم مَنْ حَقَّتْ عَلَیهِ الضَّلاَلَةُ فَسِیرُوا فِی الْأَرْضِ فَانظُرُوا کیفَ کانَ عَاقِبَةُ الْمُکذِّبِینَ"

"Yemin olsun, biz her ümmette şöyle tebliğ yapan bir resul görevlendirdik: "Allah'a kulluk/ibadet edin, tâğutttan kaçının. Sonra bunlardan kimine Allah kılavuzluk etti, kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi, yeryüzünde gezip dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş görün."

İnsan, iki yol olan iyi ve kötünün başında seçme hakkına sahip bir varlıktır

"اِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّب۪يلَ اِمَّا شَاكِرًا وَاِمَّا كَفُورًا"

“Elbet onu (amacına ulaştıracak olan) doğru yola Biz yönelttik: ister şükreder, ister nankörlük eder.”

Yukarıda bahsi geçen bu antropolojik temeller, insanın araştırmalarına konu olduğu bilimler üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir.

Örneğin, eğitim bilimlerinde yukarıdaki temellere dikkat etmek, eğitmenin insan hakkında derin bir anlayışa sahip olmasını sağlar ve bu da onun eğitiminde oldukça etkilidir. Eğitmen yetiştirdiği kimseyi Allah'a kulluk edecek ve ibadete duracak birisi yapmak istiyorsa ister istemez seküler eğitimden uzak duracaktır. Zaten insanın ilahî ruhuna odaklanıldığında eğitmenin asıl amacı artık insanın fiziksel ve zihinsel eğitimi olmaktan çıkacak aksine ruhî ve manevî eğitimi ön planda olacaktır. Aynı şey psikoloji, sosyoloji gibi diğer bilimler için de geçerlidir.

Not: yukarıdaki konulara dair birçok ayet-i kerime var olmasına rağmen bizler, yalnızca birer tane paylaşmakla yetindik. Hâlbuki bunlardan her biri bağımsız Kur’an araştırmalarının konusu olabilir.

d) Değerlerin Temellerini Tanıma

Aşağıda zikredileceği üzere Kur’ân-ı Kerîm’de bazı değerler asil ve gerçek olarak tanımlanmaktadır:

İman

"اَفَمَنْ كَانَ مُؤْمِنًا كَمَنْ كَانَ فَاسِقًاۜ لَا يَسْتَوُ۫نَ"

“Hiç inanan kimse, (yoldan çıkan) fasık gibi olur mu? Elbette bunlar bir olmazlar.”

İlim

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar