Kur’an-ı Kerim ve Peygamberlerin Müjdeleri

04 December 2025 32 dk okuma 8 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 3 / 8

“Şimdiyse beni gönderenin yanına gidiyorum. Ne var ki, içinizden hiçbiri bana, ‘Nereye gidiyorsun?’ diye sormuyor. Ama bunları söylediğim için yüreğiniz kederle doldu. Size gerçeği söylüyorum, benim gidişim sizin yararınızadır. Gitmezsem, Yardımcı (Paraklit) size gelmez. Ama gidersem, O’nu size gönderirim. O gelince günah, doğruluk ve gelecek yargı konusunda dünyayı suçlu olduğuna ikna edecektir: Günah konusunda, çünkü bana iman etmezler; doğruluk konusunda, çünkü Baba’ya gidiyorum, artık beni görmeyeceksiniz; yargı konusunda, çünkü bu dünyanın egemeni yargılanmış bulunuyor. Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız. Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek. O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alıp size bildirecek. Baba’nın nesi varsa benimdir. ‘Benim olandan alıp size bildirecek’ dememin nedeni budur.” (Yuhanna 16: 5-15)

Bunlar İncil’de Paraklitos kelimesinin kullanıldığı yerlerdir. Şimdi acaba bu kelimenin aslının “Ahmed” anlamındaki “Periklitos” kelimesi olduğunu, İncil yazarının bilerek veya bilmeyerek onu değiştirdiği ve Periklitos (Ahmed) özel ismini Peraklitos’a (teselli veren, yardımcı) çevirdiği söylenebilir mi? Gerçekte böyle olmuş olabilir ama acaba elimizdeki imkânlarla bunu bir zan olarak bile ispat edebiliriz miyiz? Böyle bir şeyin olması mümkün görünmüyor. Burada birkaç noktayı zikretmek faydalı olacaktır:

1- Bu kelime, mevcut dört İncil arasında ilahiyat açısından diğer İncillerden çok farklı olan ve İslam’ın hak saydığı inançlardan oldukça uzak olan İncil’de yer almaktadır. Mevcut dört İncil arasında Hz. Mesih’in uluhiyetinden bahseden ve ilahiyat düzeni bu esaslara göre çizilen tek İncil’dir. Örneğin bu düzende “Allah’ın oğlu” makamı, Ruhu’l-Kudüs’ün makamından daha yüksektir. İçinde Paraklit kelimesinin geçtiği konulardan da bu anlaşılabilmektedir: “Baba’nın benim adımla göndereceği”, “Baba’dan size göndereceğim”, “O’nu size gönderirim.” Bu ibarelerden bu kişinin Mesih’in altında olduğu anlaşılmaktadır. Oysa diğer İncillerde Ruhu’l-Kudüs’ün makamının Mesih’ten yukarda olduğunu gösteren ifadeler vardır: “Bunun için size diyorum ki, insanların işlediği her günah, ettiği her küfür bağışlanacak; ama Ruh’a edilen küfür bağışlanmayacaktır. İnsanoğluna karşı bir söz söyleyen, bağışlanacak; ama Kutsal Ruh’a karşı bir söz söyleyen, ne bu çağda, ne de gelecek çağda bağışlanacaktır.” (Matta 12: 31-32; Markos 3: 28-29) İkincisi Müslümanlar asla İslam Peygamberinin (s.a.a) Mesih’ten aşağıda olduğuna inanmamaktadırlar; aksine onu Mesih’in dinini nesheden ve Peygamberlerin en üstünü bilirler.

2- Yuhanna İncilinin yazıldığı tarih, diğer İncillerden çok daha sonradır. Öyle ki araştırmacıların tamamına yakını bu İncil’in birinci yüzyılın sonlarında veya ikinci yüzyılın başlarında yazıldığını düşünmektedir. Bu durum bu kitabın itibarını ve güvenilirliğini azaltmaktadır ve onu birkaç on yıl daha önce yazılan İnciller karşısında daha düşük bir dereceye oturtmaktadır. Şimdi şu soru akla geliyor: Neden bu kelime diğer İncillerde geçmemiş ve acaba bu duruma teveccühle Hz. İsa’nın gerçekte hangi kelimeyi kullandığına dair bir şey ispatlanabilir mi?

3- Kesin olan bir şey var. O da bu İncil’in Yunanca yazıldığı, oysa Hz. İsa’nın Aramî İbranice dilinde konuştuğudur. Bununla beraber eğer Hz. İsa bu kelimeyi başka bir dilde kullanmış ve Yuhanna İncilinin yazarı onun Yunanca karşılığını kullanmışsa bu kelimenin aslının “Periklitos” –Yunanca bir kelime- olması uygun görünmüyor.

4- Bu kitapta bu kelimenin kullanıldığı dört örnekte de, sonrasında kastedilenin Kutsal Ruh olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar Kutsal Kitabın bütününde ruh kelimesi muhtelif anlamlarda kullanılmış olsa da Yeni Ahit’te en çok Ruhu’l-Kudüs hakkında kullanılmıştır. Öyle ki nerede bu kelime bir belirteç olmadan kullanılsa Ruhu’l-Kudüs anlamında alınmıştır.

5- Bu örneklerde kastedilenin Ruhu’l-Kudüs olduğu noktasını kuvvetlendiren şahitler vardır: “sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye”; “Dünya… O’nu ne görür, ne de tanır” ve yine bu ifadelerde o kişinin gelmesinin çok yakın olduğuna ve muhatapların kendilerinin buna şahit olacağına dair işaretler vardır: “Siz O’nu tanıyorsunuz”; “Siz de tanıklık edeceksiniz”; “Gitmezsem, Yardımcı (Paraklit) size gelmez.” (Altı asır sonra birisinin gelmesinin, İsa’nın o özel zamanda ve genç yaşında gitmesini gerektirmediği açıktır.)

6- Bu cümlelerde Mesih’in uluhiyeti üzerine kurulu ifadeler vardır: “Baba’nın nesi varsa benimdir. ‘Benim olandan alıp size bildirecek’ dememin nedeni budur.” Bir metinden bir kelime almak isteyen, delil olarak da aynı metni göstermek isteyen bir kimse, hemen ardından gelen yazarın sözünün devamını görmezden gelemez.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar