Kur’an-ı Kerim ve Peygamberlerin Müjdeleri

04 December 2025 32 dk okuma 8 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 4 / 8

7- Yeni Ahit’in kendisinde başka yerlerde Ruhu’l-Kudüs’ün gelişinin çok yakında olacağı vaad edilmiştir: “Ben de Babam’ın vaat ettiğini size göndereceğim. Ama siz, yücelerden gelecek güçle kuşanıncaya dek kentte kalın.” (Luka 24:49) “Kendileriyle birlikteyken onlara şu buyruğu vermişti: “Yeruşalim’den ayrılmayın, Baba’nın verdiği ve benden duyduğunuz sözün gerçekleşmesini bekleyin. Şöyle ki, Yahya suyla vaftiz etti, ama sizler birkaç güne kadar Kutsal Ruh’la vaftiz edileceksiniz.”… “Ama Kutsal Ruh üzerinize inince güç alacaksınız. Yeruşalim’de, bütün Yahudiye ve Samiriye’de ve dünyanın dört bucağında benim tanıklarım olacaksınız.” (Elçilerin İşleri 1:4-8) “Pentikost Günü geldiğinde bütün imanlılar bir arada bulunuyordu. Ansızın gökten, güçlü bir rüzgarın esişini andıran bir ses geldi ve bulundukları evi tümüyle doldurdu. Ateşten dillere benzer bir şeylerin dağılıp her birinin üzerine indiğini gördüler. İmanlıların hepsi Kutsal Ruh’la doldular, Ruh’un onları konuşturduğu başka dillerle konuşmaya başladılar.”(Elçilerin İşleri 2: 1-4)

8- Hıristiyanlar daha en başta; yani İslam’dan yaklaşık altı asır önce, bu kelimeyi bu anlamıyla almışlar, mısdakını Ruhu’l-Kudüs olarak görmüşler ve bunun tahakkuk etmiş bir vaat olduğuna inanmışlardır. Bununla birlikte bu kelimenin tahrif olduğu iddiası pek yerindeymiş gibi görünmüyor.

Yukarıdaki konulara teveccühle “Paraklit” kelimesine “Ahmed” karşılığının verilmesinin hiçbir neticesi olmayacaktır. Bununla beraber hedefimizin Hz. İsa’nın “Ahmed” adlı bir peygamberin gelişini müjdelemesinin inkâr edilmesi olmadığını hatırlatmalıyız. Sadece konu, bu kelimeye “Ahmed” anlamını yükleme çabasının semeresiz olmasıyla ilgilidir.

Diğer bir konu da acaba böyle bir çaba gerekli midir? Acaba Kur’an, Hıristiyanların kitabında böyle bir konunun olduğunu söylemiş olursa Kur’an’ı savunmak için onu bulmak ve göstermek mi gerekir? Kur’an’da Hz. İsa’nın Ahmed adında bir peygamberin gelişini müjdelediği geçmektedir. Acaba bundan, hâlihazırdaki İncillerde Ahmed müjdesinin var olduğu sonucu mu çıkarılmaktadır? Bu sorunun cevabı menfidir, çünkü:

Evvela bu ayette kesinlikle kitaptan bahsedilmemektedir. Sadece Hz. İsa’nın böyle bir şeyi müjdelediğinden bahsedilmektedir. Acaba hepsi Müslümanlar için hüccet ve muteber olan İslam Peygamberinin sözlerinin tamamı Kur’an’da geçmekte midir? Bütün Müslümanlar Kur’an’da da zikredilmediği halde, Peygamber’in sözlerinin, ilahi tarafı olan muhtelif alanlarda başvurulacak kaynağın geniş bir bölümünü teşkil ettiğine inanırlar. Aynı şekilde Yahudiler, Hz. Musa’nın Tevrat’ta yazılı olmayan birçok sözünün kendilerine ulaştığına inanırlar. Öyleyse Hz. İsa’nın bu sözü buyurmuş olması ama ilahi kitabında yer almamış olması mümkündür.

İkincisi, ayetten bu konunun Hz. İsa’nın (a.s) ilahi kitabında yazılı olduğu sonucunun çıkarıldığını farz etsek bile bu durumda şu soru akla gelir: Acaba mevcut İnciller, Hz. İsa’nın ilahi kitapları mıdırlar? Daha önce söylendiği gibi Hıristiyanların bu soruya cevabı menfidir. Onlar, esasen Hz. İsa’ya (a.s) bir kitabın nazil olmadığını söylemektedirler. Hatta ona bir kitabın nazil olduğunu söylemek anlamsızdır, çünkü kitap vahiydir ve vahiyde Allah kendisini insana göstermektedir. Mesih’te Tanrı kendisini aşikâr kıldığına göre Mesih’in kendisi vahiydir. Bununla birlikte bir kitap getirmiş olmasının anlamı yoktur. Onun amelleri ve sözleri, insanların hidayeti için kâfidir. Bu amelleri ve sözleri diğerleri, Ruhu’l-Kudüs’ün teyidiyle İncil adlı birkaç kitapta rivayet etmişlerdir. Gerçekte bu kitaplar Hz. İsa’nın yaşamı ve sözleridir, ona nazil olan bir kitap değil. Bununla beraber Ruhu’l-Kudüs’ün teyidiyle yazılmış oldukları için hüccettirler.

Bu soruya Müslümanların cevabı da menfidir. Onlar Kur’an’ın zahirine bakarak Allah, Hz. İsa’ya (a.s) İncil adında bir kitap nazil etmiştir ve o da bu mevcut İnciller değildir, demektedirler.

Bununla beraber İslam Peygamberinin Hz. İsa’nın kitabında müjdelendiği farz edilse bile her iki geleneğe göre de mevcut kitaplar Hz. İsa’ya nazil olan kitap değildir. Mevcut kitaplarda İslam Peygamberinin adını aramanın lüzumu yoktur. Çünkü Kur’an bu ayette kati surette bu müjdenin hâlihazırdaki kitaplarda olduğunu söylememektedir. Elbette burada sorunlu bir nokta var. O da şudur: Mevcut İncillerde Hz. İsa’nın sözlerinin nakledildiği söylendi. Peki neden bu söz nakledilmemiştir? Cevabında şöyle denebilir: Birincisi, İncillerden her biri Hz. İsa’nın kâmil biyografisidir. Bir veya birkaç İncil’de nakledilen ona ait sözlerin çoğu, diğer bir veya birkaç İncil’de nakledilmemiştir. Öyleyse kimse onun bütün sözlerinin İncillerin hepsinde olduğunu iddia edemez. Bu yüzden onun sözlerinin bazılarının İncillerin hiçbirinde olmayabileceği ihtimali de vardır. İkincisi, bu sorun eğer Müslümanlar mevcut İncilleri güvenilir ve muteber kabul etselerdi söz konusu olurdu, oysa böyle değildir.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar