Kur’an-ı Kerim ve Peygamberlerin Müjdeleri

04 December 2025 32 dk okuma 8 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 6 / 8

Buna ilaveten Hıristiyanlarla kavgaya dönmüş diğer bir tartışma, onların revaçtaki ilahiyatına göre Hz. İsa’yı peygamber değil, bedenlenmiş tanrı olarak görmeleri ve hiçbir insanın onunla mukayese edilemeyeceğine inanmalarıdır. Öyleyse Hz. Musa’ya benzeyen tek peygamber, İslam Peygamberidir.

Diğer bir nokta şudur: Bu iki İncil sözüne göre o peygamber Beni İsrail’in “kardeşleri arasından”dır ve Beni İsrail’in kardeşlerinin Beni İsmail olduğu bilinmektedir. Bu belirteç de açıkça bu peygamberin Beni İsrail’den olmadığını göstermektedir.

Yeni Ahit’te şöyle geçiyor:

“Yahudi yetkililer Yahya’ya, “Sen kimsin?” diye sormak üzere Yeruşalim’den kâhinlerle Levililer’i gönderdikleri zaman Yahya’nın tanıklığı şöyle oldu –açıkça konuştu, inkâr etmedi– “Ben Mesih değilim” diye açıkça konuştu. Onlar da kendisine, “Öyleyse sen kimsin? İlyas mısın?” diye sordular. O da, “Değilim” dedi. “Sen beklediğimiz peygamber misin?” sorusuna, “Hayır” yanıtını verdi.” (Yuhanna 1: 19-21)

Hz. Yahya (a.s) Hz. İsa’nın (a.s) çağdaşıdır ve ondan çok kısa bir süre önce peygamberlikle görevlendirilmiştir. Yahudiler onun kimliğini öğrenmek istiyorlar, kâhinleri onun yanına gönderiyorlar. Yahudi kâhinler önce Yahya’ya “Sen Mesih misin?” diye soruyorlar. Cevabı menfi oluyor. Sonra “Sen İlyas mısın?” diye soruyorlar. Yine cevabı menfi oluyor. Sonra “Sen o (beklediğimiz) peygamber misin?” diye soruyorlar. Yine cevabı menfi oluyor.

Bu cümle, soru soranların Mesih’in o bekledikleri peygamberden başkası olduğunu bildiklerini açıkça göstermektedir. Bu konuda birkaç nokta zikredilmeye değerdir:

1- Kutsal kitap müfessirleri, “o (beklenen) nebi” ibaresinin, Yasanın Tekrarı 18. Bölümde Hz. Musa’nın vaat ettiği peygambere işaret ettiğine inanmaktadırlar.

2- O peygamber, Yahudiler arasında o kadar tanınıyordu ki “o nebi” diye kısa bir işaret, intikali için kâfiydi. Bazılarına göre onlar, enbiyaların seyyidi ve onların en büyüğü olacak bir peygamberi bekliyorlardı.

3- Hz. Yahya’ya soru soranlar, kavmin kâhinleri ve o zamanın Yahudilik merkezinin yani Jerusalem’in seçkinleriydiler.

4- Şüphesiz bu mesele, yani büyük bir peygamberi beklemek çok önemli bir meseledir. Eğer onların bu inancı yanlış olsaydı, Hz. Yahya’nın onları bu yanlış konusunda uyarması gerekirdi, onların bu yanlışını teyit etmesi değil. Hz Yahya’ya “Sen Mesih misin?” diye sorulmuş ve onun da cevabı menfi olmuştur. Yine ona “Sen o nebi misin?” diye soruyorlar. Gerçekte Mesih, o nebi olsaydı Hz. Yahya’nın o ikisinin aynı kişi olduğunu söylemesi gerekirdi, hayır o da değilim demesi değil.

5- Yuhanna İncilinde geçen başka bir cümlede bazı kimseler o nebinin Hz. İsa olduğunu söylemişlerdir (Yuhanna 6:14) ama başka örneklerde halk arasında o kişinin (İsa) Mesih mi yoksa o peygamber mi olduğu hususunda ihtilaf olduğu görülmektedir:

“Halktan bazıları bu sözleri işitince, “Gerçekten beklediğimiz peygamber budur” dediler. Bazıları da, “Bu Mesih’tir” diyorlardı… Böylece İsa’dan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.” (Yuhanna 7: 40-43)

Bu cümlelerden, o mekânda bulunan herkesin Mesih’in o peygamberden başkası olduğunu bildikleri anlaşılmaktadır. Zira bir gurup “O peygamberdir” dediklerinde eğer onun Mesih olduğunu düşünen ikinci guruba göre Mesih’le o peygamber aynı kişi olsaydı ortada bir ihtilafın olmaması gerekirdi.

6- Yeni Ahit’in diğer bölümlerindeki bazı yerlerde bazı kimseler İsa’nın o peygamberle aynı kişi olduğuna inanmaktadırlar. (Elçilerin İşleri 3:22 ve 7:37) Elbette Hıristiyanlara göre Yeni Ahit’in diğer bölümlerinin itibarı İncillerle aynı seviyede değildir ve başkalarının sözlerinin itibarı da Hz. Yahya’nın sözleriyle aynı seviyede değildir. Bir ihtilaf olacağını farz etsek bile Kur’an’ın sözlerini ispat için Hz. Yahya’nın teyidi kâfidir.

Eski ve Yeni Ahit’teki bu iki cümlenin bir araya gelmesiyle hâlihazırdaki Tevrat ve İncillerde, İslam Peygamberinin sahip olduğu vasıfları taşıyan bir peygamberin gelişini müjdeleyen cümlelerin olduğu sonucu çıkarılabilir. Bu iki kitapta Kur’an’ın sözüne uygun birer cümle bulunması, bunun beyanı için yeterlidir.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar