Tefsirine Yönelik Çalışmaların

04 December 2025 57 dk okuma 13 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 11 / 13

Râzî, kelâm ve münâzara ilimlerinde oldukça kuvvetliydi. Onun karşısında kimsenin münâzara edecek cür’eti/takati yoktu. Onun dinamik, analitik ve eleştirel düşünce yapısı, İslam dünyasının sesi haline geldi. O kadar ki onu, İmamü’l-Müşekkikîn olarak anmaya başladılar. Onun tefsiri en büyük tefsir kitaplarındandır. Bu eserde müellif, muhtelif ilimlerdeki hakimiyeti ve mahareti sebebiyle Allah’ın kelâmını muhtelif zaviyelerden ele alabilmiştir.

O, bu tefsiri sunarken Eş’arîliğin tefekkürüne mantıksal bir nizam vermiş ve büyük tefsirlerin terazi kefelerindeki mevcut dengeyi, Mutezile tefsirlerinin aleyhine ve Eşâ’ire tefsirlerinin de lehine olacak şekilde değiştirmiştir. Fahri Râzî, Mefâtîhü’l-Gayb adlı tefsirini ömrünün son yıllarında yazmıştır. Dolayısıyla onun tefsiri; ilmî tecrübelerinden ve geride bıraktığı dönemlerdeki fikrî iniş çıkışlarından hâsıl olmuştur. Onun bu tefsiri yazmadaki amacı net değildir. Lâkin bazı şahitlerin ileri sürdüğü nokta şudur: O, medresenin geniş anlamda felsefeye, kelâma ve birtakım teorilere yönelen metodundan sıkılmış ve Kur’ân’a yönelmeyi tercih etmişti. Vefatından birkaç ay önceki vasiyetinde şunları belirtmiştir: “Ben tüm kelâmî ve felsefî yolları deneyimledim; ama onlarda Kur’ân’daki faydayı göremedim.”

Fahri Râzî, hüküm verme konusunda akla yüksek bir makam/önem atfetmekteydi; lâkin hakikatlerin keşfinde irfânî yollardan da gafil değildi. Hadîs ve nakilden oldukça istifade etmiştir. Âyetlerdeki muhtelif kıraatlerle de ilgilenmiştir. O, âyet ve sûrelerdeki nazım, tertip ve tenasübe hatırı sayılır bir özen göstermiştir. Belki de onun, âyetlerin tenasübüne önem veren ilk müfessirlerden olduğu söylenebilir. Mefâtîhü’l-Gayb tefsiri Arapça olarak yazılmış ve sekiz cilt halinde basılıp neşredilmiştir (Fethullahî, 2011, s. 252).

10.Tefsîrü Keşfi’l-Esrâr Ve İddetü’l-Ebrâr, Meybudî Yezdî, Farsça, Hicrî Altıncı Yüzyıl

Bu tefsir, Ebu’l-Fazl Raşîdüddîn Meybudî Yezdî’nin telifidir. O, hicrî beşinci yüzyılın sonları ve altıncı yüzyılın başlarında yaşamaktaydı. Bu tefsir, Hâce Abdullah Ensârî’nin Sîretün fî Tasavvuf adlı tefsirine yazılmış bir şerh niteliğindedir. Keşfü’l-Esrâr, şu an İran üniversitelerinde irfânî metinler unvanıyla tedris edilmektedir. Bu tefsir Farsça’dır ve on cildi şâmildir.

11. Tefsîrü Envâri’t-Tenzîl Ve Esrâri’t-Te’vîl, Beyzâvî, Arapça, Hicrî Yedinci Yüzyıl

Hicrî yedinci asrın meşhur âlimlerinden Kadı Nâsirüddîn Ebu’l-Hayr Abdullah bin Amr bin Muhammed Ali Beyzâvî Şâfiî, Fars eyaletindeki Beyzâ şehrindendir. O, Şiraz’da kadılık görevini üstlenmiş ve daha sonra bu makamdan ayrılarak Tebriz’e gidip burada ikamet etmeye başlamıştır. Hicrî 685 yılında orada vefat etmiştir. Beyzâvî’nin tefsiri neşredildiği ilk günlerden itibaren âlimlerin ve İslamî ilim havzalarının ilgi odağı oldu. Aynı zamanda bu tefsir, tedris ve şerh edilmiş ve üzerine çeşitli haşiyeler/dipnotlar yazılmıştır. Seçicilik ve cümlelerin tebyininde ve müteşâbih âyetlerde sergilenmiş olan takdire şayan dikkat, bu tefsirin özelliklerindendir. Bu tefsir, esas itibariyle Zemahşerî’nin Tefsîr-i Keşşâf’ının bir özetidir. Ancak Fahri Râzî’nin Tefsîr-i Kebîr’inden ve Tefsîr-i Râğıb-ı İsfehânî’den de faydalanılmıştır. Bu tefsirde sahabe ve tâbiînin görüşlerinin ve sözlerinin bir bölümüne rastlanmaktadır. Bu tefsirin ayırt edici özelliği, az bir kısmı dışında İsrâiliyyât’a yer vermeyişidir. Bazen de zikredilen bir rivayetin başında, “(Böyle) Söylemişlerdir.” veya “(Şöyle) Rivayet etmişlerdir.” gibi ifadeler kullanılmıştır. Bu yolla okuyucuya, bu rivayetin zayıf olabileceği bildirilmektedir. Bu tefsir dört cilt olarak yazılmıştır. Otuz beş ciltten fazla şerh ve haşiye bu tefsire yazılmıştır.

12. Tefsîrü Garâibi’l-Kur’ân Ve Rağâibi’l-Furkân (Tefsîr-i Nîşâbûrî), Nizâm A’rac, Arapça, Hicrî Sekizinci Yüzyıl

Bu tefsir, Ehli Sünnet’in birinci derece tefsirlerinden sayılmaktadır. Bu tefsirin müellifi, Nizâm-ı Nîşâbûrî ya da Nizâm-ı A’rac olarak bilinen Hasan bin Muhammed bin Hüseyin’dir. Nizâm, Kum şehrinden idi; ancak Nişabur’da meskûn idi. O, donanımlı bir kimseydi. Matematik ve edebiyat alanlarında telifleri vardır. Yaklaşık olarak hicrî 730 yılında vefat etmiştir. Tefsiri, Tefsîr-i Fahri Râzî ve Keşşâf’tan seçkiler içermekte olup, on cilt halinde basılmıştır (Mutahharî, 1987, s. 401).

13. Tefsîr-i Şerîf Lâhîcî, Şerîf Lâhîcî, Farsça, Hicrî On Birinci Yüzyıl

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar