İslam ve Psikoloji Açısından

04 December 2025 55 dk okuma 13 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 12 / 13

f) Çocukların önünde ebeveynlere ve akrabalara saygı göstermek. Çocukların önünde anne-babaya ve akrabalara –özellikle de onların yaşlılık dönemlerinde- ikramda bulunmak, çocukların büyükleri örnek almalarını ve kendi ebeveynlerine ve akrabalarına saygı göstermeyi öğrenmelerini sağlar. Ailenin büyüklerine ikramda bulunmak ahlȃkî bir değer olarak tanınmalı ve düzenli şekilde takviye edilmelidir. Maalesef hâlihazırdaki toplumlarda eski değerler giderek sahip oldukları konumu kaybetmiştir. Canlandırılması gereken eski değerlerden biri de aile büyüklerine saygıdır.

Sıla-i Rahimi Artıran Psikolojik ve Eğitimsel Müdahaleler

Değişim psikologlarının çoğu (Mesela Bowlby, 1963, 1973, 1980) doğumdan sonra anne ve çocuğun karşılaşmasının bağlılık oluşmasında çok önemli olduğuna inanır. Erickson’a (1963) göre anne ve çocuk arasındaki güven ve sevgi temellerini oluşturan, yapıcı ve muhabbet dolu iletişimi kuran bu karşılaşmadır. Anne-çocuk arasındaki ilk irtibatın zarar görmesi durumunda sıla-i rahimin şekillenmesi de doğal seyrini izleyemeyecek ve zarar görecektir. Bununla beraber bir psikoloğun ebeveyn ve çocuk arasında sağlıklı bir güven bağının oluşmasına önem vermesi doğaldır. Çünkü böylece ebeveyn ve çocuk ilişkisinde meydana gelmesi mümkün birçok sorun önlenebilir. Yetişkinler arasındaki ilişkilerin ve aralarındaki samimiyetin bile temeli bu ilk bağlılığa dayalıdır. (Schur ve meslektaşları, 1988). Her hâlükârda ebeveyn ve çocuk ilişkisi zarar görmüş olursa ve bağlılık güvenli şekilden çıkıp sakınılır şekle dönüşürse gelecekteki sıla-i rahim davranışı da çok zarar görecektir ve taraflar görüşmekten ve ebeveynlerine ve ailelerine yardımdan kaçınacaktır.

Zarar görmüş sıla-i rahimin onarılması için psikologlar tedavi paketleri hazırlamaya çalışmışlardır. Bizim aşağıda zikredeceklerimiz ise bu tedavi paketlerinden alınmış ve özet hȃlinde sunulmuş örneklerdir.

a) Vücudun af ve bağışlama özelliğinden faydalanılarak nefretlerden ve rahatsızlıklardan arındırılması. Psikologlar, karmaşık kırgınlık durumlarında affetmeyi öğreterek ve bağışlamaya dayalı bir tedavi uygulayarak zarar görmüş kişiyi acılarından kurtarabilirler. Böylece kişi, kendi ebeveynine yönelmeye, iyilik yapmaya ve yardım etmeye hazır olur (Enright ve diğerleri, 1989).

b) Sıla-i rahime dayalı davranışların kuvvetlendirilmesi. Aile fertlerinin, ebeveynin ve çocukların eğitilmesi, sıla-i rahime dayalı davranışların teşvik edilmesi, özendirilmesi ve desteklenmesi ve de sıla-i rahimin sürekliliği etkilidir. Sıla-i rahime dayalı münasip davranışların desteklenmemesi durumunda bu davranışların çoğu devam etmeyecek ve muhtemelen yok olacaktır. Üstelik günümüz mekanik dünyasında insanların zamanını dolduran ve sıla-i rahim için fırsat bırakmayan rakip birçok faaliyet de mevcuttur.

c) Akrabalara karşı muhabbet duygusunun geliştirilmesi. Çocukluk döneminde türdeşini sevme duygusunun eğitilmesinin ve kişilerin ebeveynleriyle, yakın aile efradıyla ve diğer akrabalarla irtibatında duyguların öne çıkarılmasının yetişkinlikteki sıla-i rahim üzerinde tesiri vardır. Bu amaçla ahlȃk derslerinde, dinî öğretilerde ve sosyal bilimlerde türdeşlikle, sıla-i rahimle, yakınlara iyilikle ve anne-babanın değerini bilmeyle ilgili mânevî konuların işlenmesi önerilir ki böylece çocukların ve ergenlerin duyguları gelişsin ve yetişkinlikte sıla-i rahim için daha fazla hazırlığa sahip olsunlar.

d) İlkokul, ortaokul ve lisedeki ana derslerde kişiler arasındaki sorunların uygun bir şekilde anlatılması ve onlara psikoloji ilminin yardımıyla bu sorunlarla mücadele yollarının öğretilmesi önerilir. Böylece çocuklar, ergenler ve gençler arasında sorun ortaya çıkması durumunda kine ve nihayetinde sıla-i rahimin kesilmesine sebep olabilecek çatışmaları, içlerine atmadan çözme yoluna gidebileceklerdir.

Psikologlara göre (mesela Freud, 1961) zorbalıkların, saldırganlıkların ve aykırılıkların yer değiştirmesi bir esas kabul edilmiştir. Meselâ; eğer bir kişi eşinden şiddet görse ve bazı sebeplerden dolayı bunu telafi edemese veya bağışlayamasa, giderilmeyen ukdelerin ve iyileşmeyen yaraların onu babaya, anneye veya çocuklara kötü davranmaya itmesi mümkündür. Bununla beraber çatışmaları içe atmadan halletme yöntemlerinin öğretilmesi lâzımdır ki kişiler, karşılıklı ilişkilerinde derin yaralarını görmeden başkalarıyla aralarında olan kendi sorunlarını çözebilsinler.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar