Kur’an’da Sosyal Adalet

04 December 2025 17 dk okuma 5 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 3 / 5

Bundan dolayı Ashapla ilgili tek bir olumsuz söz söylememe konusunda İslam dünyasında bir konsensüs vardır. Nitekim hadis usulünde, hadis naklinde bulunan raviler cerh ve tadîle tabi tutulurken kimse Sahabi ile ilgili bir değerlendirmede bulunmamaktadır. Çünkü Kur’an’da Sahabeden Allah’ın razı olduğuna dair ayetlere binaen Müslümanlar tarafından Sahabelerin hepsi âdil olarak kabul edilmekte ve bir değerlendirme yapılmamaktadır.

Ezvac-ı Tahiratla ilgili de şöyle denilmektedir:

النَّبِيُّ أَوْلَى بِالْمُؤْمِنِينَ مِنْ أَنفُسِهِمْ وَأَزْوَاجُهُ أُمَّهَاتُهُمْ وَأُوْلُو الْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَى بِبَعْضٍ فِي كِتَابِ اللَّهِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ إِلَّا أَن تَفْعَلُوا إِلَى أَوْلِيَائِكُم مَّعْرُوفاً كَانَ ذَلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُوراً

“Peygamber, müminlere canlarından ileridir. Onun eşleri de onların anneleridir. Rahim sahipleri (anne tarafından akrabalar) da Allah’ın kitabında birbirlerine öteki müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar.”[8]

Peygamberin Ezvac-ı Tahiratları Ehl-i Beyt’tendir. Nitekim Ehl-i Beyt ifadesinin geçtiği ayetin Hz. Peygamber’in hanımlarına direk hitap etmesi de bu hakikatı ispat etmektedir:

وَقَرْنَ فِي بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْأُولَى وَأَقِمْنَ الصَّلَاةَ وَآتِينَ الزَّكَاةَ وَأَطِعْنَ اللَّهَ وَرَسُولَهُ إِنَّمَا

يُرِيدُ اللَّهُ لِيُذْهِبَ عَنكُمُ الرِّجْسَ أَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْهِيراً

Evlerinizde oturun, ilk cahiliye (çağı kadınları)nın açılıp kırıtması gibi açılıp kırıtmayın. Namazı kılın, zekatı verin, Allah’a ve Resulüne itaat edin. Ey Ehl-i Beyt (ey peygamberin ev halkı), Allah sizden, kiri gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.”[9]

 

2.İnançta Adalet:

2.1. Herkes İnancını Seçme ve Yaşama Hürriyetine Sahiptir:

Hukuki bakımdan insanların aralarında herhangi bir ayırım yapılmaz. Ancak Allah yanında inanç ve takvâ, ilim sahibi ve amel-i salih yapanların yani toplum için değer ortaya koyanların üstünlüğünü dile getirir.[10] Bunun haricinde bütün insanlar hukuk önünde eşittir.

Herkes inancını seçme ve yaşama hürriyetine sahiptir. Bu konuda şu ayetleri örnek olarak verebiliriz:

لاَ إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ        -وَقُلِ الْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ فَمَن شَاء فَلْيُؤْمِن وَمَن شَاء فَلْيَكْفُرْ

“Dinde zorlama yoktur”[11] “De ki Hak (yani Kur’an) Allah’tan gelmektedir. Artık dileyen iman etsin dileyen inkâr etsin”[12]

O halde inanç konusunda topluma baskı yapılamaz. Müşriklere bile baskı yapılmaması esastır. Kur’an’da “Kılıç Ayeti” gibi müşriklere yönelik ayetler belirli sebeplere yönelik, Müslümanları vatanlarından çıkarmış, onlara hayat hakkı tanımayan, onlarla din hususunda savaşmış ve bu konuda birbirlerine destek vermiş kişilere yönelik olduğunu bilmek lazımdır. Nitekim Kur’an,

لَا يَنْهَاكُمُ اللَّهُ عَنِ الَّذِينَ لَمْ يُقَاتِلُوكُمْ فِي الدِّينِ وَلَمْ يُخْرِجُوكُم مِّن دِيَارِكُمْ أَن تَبَرُّوهُمْ وَتُقْسِطُوا إِلَيْهِمْ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُقْسِطِينَ/ إِنَّمَا يَنْهَاكُمُ اللَّهُ عَنِ الَّذِينَ قَاتَلُوكُمْ فِي الدِّينِ وَأَخْرَجُوكُم مِّن دِيَارِكُمْ وَظَاهَرُوا عَلَى إِخْرَاجِكُمْ أَن تَوَلَّوْهُمْ وَمَن يَتَوَلَّهُمْ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ

 

“Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adaletli davranmaktan menetmez. çünkü Allah, adalet yapanları sever.  Allah sizi, ancak sizinle din hakkında savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için yardım eden kimselerle dost olmaktan men eder. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır.”[13]

Bazı ulema içtihatlarında Arabistan’da (Haremeyn Müstesna) yaşam hakkını müşrik ve mülhitlere vermemişse de bu konudaki en iyi analiz İbn Kayyım el-Cevziyye’ye aittir: Ahkamu Ehl-i Zimme adlı kitabında şöyle diyor: Cizye sadece Ehl-i Kitaba mahsus değildir. Hiçbir kâfir cizyeden muaf tutulamaz, çünkü bir hadise göre, Allah Resulü (sav) herhangi birini ordu veya müfrezenin komutanı olarak atadığında özellikle ona şöyle söylerdi:

“Eğer (kâfirler) İslâm’ı kabul etmezlerse, onlardan cizye isteyin. Eğer ödemeye razı olurlarsa, bunu onlardan kabul edin ve ellerinizi onlardan çekin.[14]

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar