İmam Hasan’ın Yaptığı Barışın Şekillenmesinde Etkili Psikolojik Operasyon Taktikleri

04 December 2025 47 dk okuma 13 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 12 / 13

2.9. Tehdit[13]: Psikolojik harekâtın yöntem ve taktiklerinden biri de karşı ordunun safları arasında korku ve dehşet uyandırmaktır. Bu da karşı tarafı fiziksel eylemlerden korkutmak ve saldıran tarafın isteklerine teslim olunmazsa başa gelecekler konusunda dehşete düşürmekle olur. (Taib, 1388, s. 9). Başka bir yerde de şöyle tanımlanır: Tehdit, psikolojik harekâtın uygulayıcılarının istekleri karşısında ihtiyatlı olunmaması durumunda doğacak fiilî girişimden korkutmaktır. (Mütefekkir, 1381, s. 242). Yine bir yerde Muaviye’nin, İmam Hasan’ın (a.s) motivasyonunu bozmak ve kendi hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla, diğer bir ifadeyle İmam’a kendi hilafetini kabul ettirmek üzere bir mektubunda İmam Hasan’a (a.s) şöyle yazmıştı: “Ölümünün pespaye ve aşağılık insanlar eliyle olmasından sakın ve bizde çözülme meydana getirebileceğinden umudunu kes.” (Şerhu Nehci’l-Belağa, c. 4, s. 13).

2.10. Tasdik[14]: Psikolojik harekât taktiklerinden biri de tasdiktir. Şu anlamda: İnsanların saygı ve güvenini kazanmış bir şahıs veya kişilerin bir plan veya kişiyi onaylaması ya da iyi olduğunu söylemesi. Muaviye kamuoyunu aldatmak için bu taktikten şeytanî biçimde faydalandı. Şerhu Nehci’l-Belağa‘da şöyle geçer: “Muaviye bir gün İslamî hilafet konusunda birileriyle tartışıyordu. Daha kıdemli olması nedeniyle hükümete daha layık olduğunu söyledi. Bunun üzerine Amr b. As, Muğire b. Şu’be, Ebu Hureyre Devsî gibi etrafındaki büyükler ve yaşlılar onun görüşlerini teyit etti.” (Şerhu Nehci’l-Belağa, c. 4, s. 13). Muaviye bu taktiğin işlevini Benî Saide Sakifesindeki utanç verici hadiseden beri tecrübe etmişti.

2.11. Şahsiyete suikast[15]: Şam’da planlanıp incelikli biçimde uygulanan taktiklerden biri de itibar suikastiydi. Şahsiyete suikast, psikolojik harekât taktiklerinin en etkili yöntemlerindendir ve geçmişi epey eskiye gider. Bu taktikte kişinin şahsiyetini tahrip etmek için bütün ustalıklardan yararlanılır. Şahsiyet suikastinde abartma, aşılama, insanlıktan çıkarma gibi metotlar kullanılır. Bu çerçevede hiciv, şiir, karikatür vs. gibi araçlardan istifade edilir. Böylece kişiler toplumun zihninden silinmiş ve tanınmaz hale getirilmiş olmaktadır. Muaviye, Hz. Ali’nin (a.s) şahsiyetini tahrip etmek için bu taktikten yararlanmıştı. Uzun süre hatip ve vaizleri minberde İmam’a sövmekle görevlendirdi. Bu vakada insanları bu hareketi gerçekleştirmeye memur etti. Tarihte şöyle geçer: “Iraklıların büyüğü ve reisi olan ama barış sırasında Kufe’de hazır bulunmayan Süleyman b. Sard, İmam Hasan’ın (a.s) yanına gitti. Hasan’ın karşısına çıktığında dedi ki: “Selam sana, ey müminleri hor ve hakir hale getiren.” (El-Dineverî, 1388, s. 151).

2.12. Tahrif[16]: Tarih boyunca sürekli küfür, şirk ve nifak cephesi tarafından hak cephesini yenilgiye uğratmak için kullanılan taktiklerden biri de tahrif taktiğidir. Bu mektebin uzmanları bu taktik hakkında çok sayıda tanım vermiştir. Burada o tanımlardan birine değinecek ve sonra da Muaviye’nin bu taktiği kullanma şekline bakacağız. Tanım şöyledir: Gerçekleri tersyüz etmek, halkın zihnini haktan batıla saptırmak, açık hakikatlerle oynamak ve meseleleri değişik göstermek. (Sipah, 1373, s. 50). Şam ordusu halkı şeytanî hedeflerinin yanında tutabilmek için tahriften en iyi şekilde yararlandı. Muaviye Şam’ı yönetmeye başladığından beri Peygamber’den uydurma hadis naklederek halkın fikirlerini kendi hedefine doğru sevkeden birtakım kişileri istihdam etmişti.

İbn Ebi’l-Hadid şöyle yazıyor: Şeyhimiz Ebu Ca’fer Eskafî dedi ki: “Muaviye, bir grup sahabe ve bir grup tâbiini, Ali’ye (a.s) lanet okumaya ve antipatiye sebep olacak nahoş haberler nakletmeye memur kılmıştı. Onlara hatırı sayılır miktarda ödül veriyor, onlar da onu mutlu edecek şeyler üretiyorlardı. Bu kişiler arasında sahabeden Ebu Hureyre, Amr b. As ve Muğire b. Şu’be vardı. Tâbiinden ise Urve b. Zübeyir başı çekiyordu.” (İbn Ebi’l-Hadid, c. 1, s. 358). Muaviye’nin bu taktiği kullanması barış yapıldıktan sonra gözle görülür biçimde arttı.

3.13. Tefrika[17]: Şam ordusunun İmam Hasan’a (a.s) barış dayatırken yararlandığı bir başka önemli taktik de tefrika idi. Şamlılar bu taktiği planlayıp uygulamada engin tecrübeye sahipti. Tefrika, milletin düşüncesinin darmadağın olacağı ve olumlu enerjinin yokolup gideceği buhran şartlarını oluşturmak için bir milletin fertleri arasındaki bağları koparmaktır. (Sipah, 1373, s. 51). Muaviye, bu taktiği kullanmada birkaç uygun kapasiteye sahipti. İmam’ın ordusunu oluşturan muhtelif kabileler bunlardan biridir. Şahısları satın almak için elinde bulunan zengin Beytülmal, fitne çıkarma gücü ve hızı, son olarak da böyle taktikleri planlamada benzersiz olan Muğire, Amr b. As ve Ziyad b. Ubeyd Rumî gibi şeytan sıfatlı kişiler. Bu kapasite Muaviye’ye en kısa sürede İmam Hasan’ın (a.s) ordusunu kaçmaya hazır, korkmuş, sarsılmış, karamsar hale getirme fırsatını verdi. Elbette ki bu taktikten Benî Saide Sakifesi olayı sırasında da karmaşık ve incelikli biçimde yararlanılmıştı.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar