Allame Tabâtabâî’nin “Marifet-i Nefs” Öğretisini Okuma Sistematiğinin Tahlili

04 December 2025 43 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 1 / 11

Dr. S. Muhammed Hüseyin Duaî[1]

Özet

İnsanın tüm kapasitelerini aktif hale getirmek ve onu mümkün olan en yüksek basamağa ulaştırmak için İslam’ın en temel öğretilerinden biri, “marifet-i nefs” öğretisidir. Din araştırmacılarının çeşitli yaklaşımlar, bakış açıları ve yöntemlerle inceledikleri, birbirinden farklı ve kimi zaman da zıt okuma biçimleri ortaya koydukları bir öğretidir bu. Bu okuma biçimleri arasında, din araştırmaları sahasındaki seçkin konumu gözönünde bulundurulduğunda incelenmesinin önemi farkedilecek olan Allame Tabâtabâî’nin yaklaşımı da vardır. Bu çerçevede elinizdeki çalışmada, Allame Tabâtabâî’nin “marifet-i nefs”e ilişkin okuma biçimini tutarlı ve sistematik bir bütün formunda aktardıktan sonra değerlendirmeye geçeceğiz.

Bu araştırmanın ulaştığı sonuçlar itibariyle Allame Tabâtabâî’nin, bu dinî öğreti -yani vehbî (huzurî) ilahiyata erişmek için Allah’tan gayrısının kimliğini ve nefsin bağımlı nesne olduğunu gözlemlemenin lüzumu- ile ilgili yaklaşımını, “marifet-i nefs”ten bahsetmeyi “Kur’an-ı Kerim ayetleri” üzerine bina etme, “nakledilmiş hadisleri”i temel alarak açıklama, “marifet-i nefs” vakasına tarihsel, analitik ve uygulamalı bir bakış ortaya koyma, “marifetullah” ve “marifet-i nefs”in imkânını ispatlama, onun metamorfoza uğrayabileceğini reddetme, “kalp tasfiyesi”ne pratik yaklaşım ve “marifet-i nefs”e ulaşmak için “aklı meşgul eden düşüncelerin iptali”ne işaret, “marifet-i nefs”in “sosyal misyonlar”la çelişmediğine vurgu, “marifet-i nefs” öğretisine dair “operasyonel, rekabetçi bir model”e erişmek için çaba gibi özellikleri dikkate alarak “standart okuma” şeklinde tarif etmek mümkündür.

 

Anahtar Kelimeler: Marifet-i nefs, kendini tanıma, Allame Tabâtabâî, Hikmet-i Mütealiyye, fakihliğe dayalı Şiî irfanı, din araştırması.

1. Problemin Deseni

Kur’an-ı Kerim’deki ayetlerin çoğunda (5/Maide, 125; 59/Haşr, 19; 41/Fussilet, 53; 51/Zariyat, 20; 7/A’raf, 172 gibi) ve yine Masumlardan (a.s) ulaşmış çok sayıda rivayette (Ragıb İsfehanî, tarihsiz, s. 11; Hafız Bursî, 1422 Kameri, s. 299; Elemu’l-Hüda, 1998, c. 1, s. 274; c. 2, s. 329; Fetal Nişaburî, 1375, c. 1, s. 20; Temimi Amedî, 1410 Kameri, s. 461 ve 588; İbn Atıyye Endelüsî, 1413 Kameri, c. 5, s. 291; Sealebî, 1418 Kameri, c. 5, s. 413; Ca’fer b. Muhammed es-Sadık’a nispet, 1400 Kameri, s. 13 gibi) insanın tüm kapasitelerini aktif hale getirmek ve onu mümkün olan en yüksek basamağa, yani “kulluk” ve “Allah’ı tanıma”ya ulaştırmak için en temel ve en stratejik dinî öğretilerden biri olarak “marifet-i nefs”ten veya “kendini tanıma”dan bahsedilmiştir. Bu öğreti, ilahî marifet geometrisindeki önemi nedeniyle birçok din araştırmacısının da ilgisini çekmiş ve kimi zaman birbirine zıt çeşitli okuma biçimleri ortaya konmuştur. Bu çerçevede elinizdeki çalışmada “marifet-i nefs” (kendini bilme) öğretisiyle ilgili okumaların en önemlilerinden birinin, yani Allame Tabâtabâî’nin yaklaşımının tahlil ve değerlendirilmesi ele alınmış; bu yolla da bu öğretinin “standart okuma”sına erişmenin imkânı ve onun nesnel sonuçlarından yararlanmak için gerekli ilmî zemin hazırlanmaya çalışılmıştır, Allah’ın izniyle.

Elbette Allame Tabâtabâî’nin şahsiyetinin en önemli boyutlarından birinin onun felsefî ve irfanî yönü olduğu söylenmelidir. Allame’nin “marifet-i nefs” öğretisine bakışı konusunda yapılacak bir araştırmanın özünün de felsefî ve irfanî yaklaşımı içermelidir. Fakat bu çalışmada onun okuma biçimi “din araştırmacısı” olarak ele alınmıştır. Diğer bir ifadeyle, Allame Tabâtabâî pek çok yerde bir “irfan ehli filozof” olarak tanınmışsa da ve çoğu konularda -ilm-i nefs gibi- hikmet yaklaşımından ve akılcı-gözleme dayalı yöntemden yararlanmışsa da bu seçkin düşünür, mevzuların çoğunu -bu arada marifet-i nefs konusunu da- ayetlere ve rivayetlere dayanarak açıkladığından “tefsir ve hadis fıkhı” alanında da dikkat çekici eserler bırakmıştır. Bu çalışmada onun okuma biçimine bu açıdan yaklaştık.

Yine bu araştırmada -yapılmış çoğu çalışmanın aksine-, bu okuma biçiminin boyutlarından birini sadece betimleme ve raporlamaya odaklanılmamış, bilakis “sistematik yapı” formunda onun kapsamlı analizinin ortaya konması dikkate alınmıştır. Başka bir deyişle, “yaklaşım sahibinin eserlerinin tamamına başvurma”, “kaynakların azami araştırılması”, “okuma biçiminin mekanizmasını analiz”, “parçaların çeşitli yerlerden toplanması ve mantıksal tutarlılıkla yanyana getirilmesi” bu makaleyi benzerlerinden ayıran en önemli yönlerden biridir.

Önceki Sayfa 1 2 3 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar