Giderek, tarihçiler aşırıya kaçmaya başladı. Kafileden geri kalmak istemeyen ve okuyucularına yeni bir şey söylemek isteyen İmam Hasan’ın (AS) hanımlarının sayısını arttırdı. Aşağıdaki örneklere dikkat ediniz:
Zehebi İslam tarihinde: ….Arapça…..
Burri Tilmesani el-Cevhere’de: ……..Arapça……….
Kalkaşendi, Kalaidu’l Ceman’da: ………..Arapça………
Böylece tedbirsiz veya insafsız tarihçiler, artık aşırılık ve saçmalama yolunu tutturdular ve garazkar bir sözden tarihsel bir olgu uydurup onu da okuyucularına yutturdular.
Maalesef bu temelsiz yalan ve iftiralar Ehlibeyt düşmanları tarafından kitaplarda, sosyal medyada Şia karşıtlığı olarak bilinçsiz okuyuculara sunuluyor.
İddialara cevap
İmam Hasan’ın çok evlenip boşandığına dair tüm yersiz ve delilsiz iddialar birer iftiradan başka bir şey değildir. İmam Hasan böylesine akıl dışı davranışlardan münezzeh ve müberradır. Hz. Hasan (AS) o dönemdeki her insan gibi normal ve bilinen şekilde birkaç hanımla evlenmiştir. Yaptığı üç evlilik boşanmayla sonuçlanmıştır. İki tanesinin boşanma sebebi (Aişe Hasamiye Beni Şeyban taifesinden bir kadın) fikri ve inançsal sapmadır. Diğeri ise amcasının kızı Ümmü Kulsum’dür. Onunla boşanma sebebi de ahlaki ve ailevi meselelerdir. İmam’ın bu boşanmaları o dönemde tamamen normal ve sıradan bir şey olarak görülmüştür ve herhangi bir tepki veya hassasiyet de meydana getirmemiştir. Ondan önce Hz. Peygamber (AS) de birkaç eşinden boşanmıştır. Ayrıca Ebubekir İbn Ebu Kuhafe’nin evlendiği beş hanımından ikisini Ömer bin Hattab’ın ise yedi karısından üçünü boşadığı bildirilmiştir.
İmam Hasan’ın (AS) barışından sonra Muaviye bin Ebu Süfyan’ın ve ondan sonra ise Beni Ümeyye halifelerinin emriyle Emevilerin Ehlibeyt’e olan düşmanlığı şiddet kazandı. Hatta Emevilerin çökmesinden ve Abbasilerin hilafeti ele geçirmesinden sonra da bu düşmanlık bir başka şekilde devam etti. İmam Hasan (AS) her iki dönemde de zulme ve iftiraya maruz kaldı.
İmam Hasan’ın çok evlenip boşandığı iddiasını boşa çıkaran birçok deliller mevcuttur. Şimdi bunlardan bazılarına işaret edelim:
1- Boşanma İslam açısından meşru sayılmıştır, kadın ile erkek arasında uzlaşma imkanı yoksa onlara kendi hayatlarını kurmaları için çıkış yolu bırakılmıştır. Bununla birlikte boşanma istenmeyen bir şeydir ve İslam’da en kötü helallerden biridir. Eğer birisi bir kadını sırf hevâ ve heves sebebiyle boşuyorsa bunun kötülüğü daha da artar. Bu konuda birçok hadis vardır. Bunlardan biri de şudur:
İmam Muhammed Bakır buyurdu ki: Allah’ın Resulü (SAA) bir adamın yanından geçiyordu ona: ‘Hanımını ne yaptın?’ diye sordu. Adam onu boşadığını söyledi. Peygamber: ‘Hiçbir sorun yokken mi?’ diye sordu adam da ‘hiçbir sorun yokken!’ dedi. Bir süre sora adam başka bir kadınla evlendi. Peygamber bir gün yine o adamın yanından geçerken adama ne yaptığını sordu o da evlendiğini söyledi. Allah’ın Resulü (SAA) bir süre sonra o adamla karşılaştı. Ona hanımını ne yaptın diye sordu, adam yine boşadım dedi. Yine ‘hiçbir sorun yokken mi’ diye sordu, adam da ‘evet hiçbir sorun yokken’ dedi. Bundan sonra adam tekrar evlendi. Allah’ın Resulü (SAA) bir gün yine onu gördü ve evlendin mi diye sordu adam da evet dedi. Hz. Peygamber bir süre sonra adamı gördü ve ‘Bu kadını ne yaptın’ diye sordu adam da ‘boşadım’ diye cevap verdi. Hz. Peygamber yine ‘hiçbir sorun yokken mi?’ diye sordu adam da ‘hiçbir sorun yokken’ diye cevap verdi. Bunun üzerine Allah’ın Resulü şöyle buyurdu: Allah Teala çok kadını tadan erkeğe ve çok erkeği tadan kadına düşmanlık eder onlara lanet eder.
Bu nebevi hadisten de açıkça anlaşıldığına göre boşanma, sebepsiz yere olmaz, kadın erkeğin her canı istediğinde değiştireceği bir araç değildir.
İmam Cafer Sadık şöyle buyurdu: Allah’ın helal kıldığı şeylerden hiçbiri, Allah katında boşanma kadar kötü değildir. Allah Teala çok boşayan kimseye düşmanlık eder.
İmam Cafer Sadık buyurdu ki: Gerçekten Allah içinde düğün yapılan evi sever, içinde boşanma olan eve ise düşmanlık eder. Allah katında boşanma kadar kötü görülen başka bir şey yoktur.
Şimdi boşanmak İslam’da bu şekildeyken Müslümanların İmamı, Allah, Resulü ve Emirü’l Müminin tarafından vasi kılınan İmam Hasan Mücteba (AS) bu kadar çok kadın boşayabilir mi? Hatta o kadar ki babası İmam Ali bile güya halkı kızlarını İmam Hasan’la evlendirmekten sakındıracak kadar… İmam Hasan (AS) çok boşanan kimseye Allah’ın düşmanlık ettiğini haşa bilmiyor muydu ve sürekli olarak boşanıyordu? Böylesi bir iftira değil İmam Hasan Mücteba için (AS) sıradan bir insan için bile yersizdir.
2- Ona isnat edilen bu kalleşçe iftiralar, Kur’an-ı Kerim’in ve Hz. Peygamber’in tasvir ettiği İmam Hasan (AS) portresi ile çelişmektedir. Örneğin Kur’an-ı Kerim, aralarında İmam Hasan’ın da bulunduğu Al-i Aba’nın beş kişisi ile ilgili olarak şöyle buyuruyor: