Bu sözler Vakıdi’nin kendisinin, öğrencisi Muhammed Saad Zuhri’nin ve onun kitabını araştıran diğer kimselerin onun Abbasi sarayına bağlı olduğunu gösteren itiraflarıdır. Böylesi bir alimin sultanın ihsanlarından yararlanmak için eline kalem alıp İmam Hasan Mücteba (AS) ve Abbasilerin siyasi rakibi olan torunları hakkında hiçbir belgeye ve delile dayanmadan yakışıksız şeyler yazması olmayacak bir şey değildir.
Ebu’l Hasan Ali bin Muhammed Medaini de İmam Hasan Mücteba (AS) hakkında şöyle dedi: Hasan çok evlilik yaptı… O dedi ki: Hasan’ın hanımlarını saydılar onların sayısı yetmiş taneydi.
Abbasi dönemi tarihçilerinin söylediklerine dikkat edilirse Vakıdi, İmam Hasan’ın kadınları çok boşadığını söylemiş ancak sayı vermemişti. Fakat sıra Medaini’ye geldiğinde o, kadınların sayısını yetmişe yükseltiyor. İbn Asakir’e gelince ise bu sayı doksana yükseliyor. Bu iş, bu şekilde devam ederek sayı 300’e ve daha da yukarı çıkıyor.
“Tercümetu’l İmam Hasan” kitabının yazarı İbn Asakir, Ali bin Muhammed Medaini’den şu hikayeyi şöyle naklediyor: Ali bin Muhammed bir topluluğun şöyle söylediğini nakletti: Hasan, 90 kadını kendisi için toplamıştı.
O, İmam Ali’nin (AS) Kufe halkını İmam Hasan Mücteba’ya (AS) kız vermekten sakındıran sözlerini nakletmiş ve daha da ileri giderek İmam Hasan’la ilgili başka bir hikaye anlatmıştır. O, Muhammed bin Sirin’den naklen şöyle diyor: Hasan bin Ali bir kadınla evlendi ve o kadın için yüz cariye ve her cariye için de bin dirhem gönderdi.
Suyuti de şu sözleri İbn Asakir’den nakletmiştir ve bu nakillerinden birinde (gözüken o ki İmam Ali’nin rivayetini naklederken) şöyle dedi: Hasan evleniyor ve boşanıyordu. Bu o kadar çok oldu ki kabilelerin düşmanlığını üstümüze çekeceğiz diye korktum.
İbn Kesir Dımeşki de belirli bir söyleyen zikretmeksizin aynı iftirayı İmam Hasan’a isnat etti ve şöyle dedi: Dediler ki o, çok evlenmiştir, hiçbir zaman dört hür kadından ayrı olmamıştır. O, çok boşanırdı, onun yetmiş kadını kendisi için topladığı söylendi.
O, İmam Ali’ye ait olduğu iddia edilen hadisi nakletti: [Burada daha önce yukarıda çokça geçen Hz. Ali’nin Kufe halkını kızlarınızı İmam Hasan’la evlendirmeyin şeklindeki rivayetinin Arapçası geçiyor. Bence tercümeye bile gerek yok ama siz bilirsiniz]
Bütün bu söylenenler Medaini’nin sözlerine dayanıyor. Medaini, haber ve hadislerini Ebu Cade, Avane bin Hakem ve Semere bin Habib’den naklediyor. Halbuki Ebu Cade zayıf ve yalancıdır. Onun ismi Yezid bin Ayad bin Cade’dir. Künyesi Ebu Hakem Medeni’dir. Basra halkındandır ve Ehli Sünnet alimleri tarafından güvenilir bulunmamıştır. Örneğin Buhari onun hakkında şöyle demiştir: Yezid bin Ayad bin Yezid bin Cadebe el-Leysi el-Hicazi, O, Enes bin Ayad’ın kardeşidir ve hadisleri reddedilmiştir.
İbn Hacer Askalani onun hakkında şöyle dedi: Ahbaru’l Medine kitabında onun senediyle okudum Yezid bin Ayad bin Cade zayıf biridir.
İbn Uday el-Kamil fi Duafau’r Rical adlı kitabında Ehli Sünnet alimlerinin İbn Cade ile ilgili görüşlerini şöyle anlatır: [Burada uzun bir Arapça paragraf var]……
Avane bin Hakem (ölümü hicri 158) Osman’ın taraftarlarından ve Ehlibeyt’in düşmanlarındandı. Emevi sultanları için hadis uyduruyordu.
Semere bin Habib, Medaini’nin efendisi ve Osman bin Affan’ın valilerindendi. O, Ehlibeyt düşmanlarındandı. Safedi, Medaini’nin ona bağlılığı konusunda şöyle diyor: Ali bin Muhammed bin Abdullah bin Ebu Seyf el-Medaini, Ebu’l Hasan, Semere bin Habib bin Ebduşşems bin Abdulmenaf’ın kölesidir. Yakut Hamavi de onun Semere bin Habib’e bağlılığı konusunda şöyle diyor: Ali bin Muhammed bin Abdullah bin Ebu Seyf el-Medaini, Ebu’l Hasan, Basralı olan Medain’de oturan sonra Bağdat’a göçen ölünceye kadar da orada yaşayan Semere bin Habib bin Ebduşşems bin Abdulmenaf’ın kölesidir.
İbn Kesir Dımaşki, Medaini’nin rivayetlerinden kuşkuludur. Mesela Ömer bin Hattab’ın halife tayini için kurduğu şura ile ilgili olarak Medaini’den bir rivayet nakledip sonra şöyle der: “Medaini bunu kendi şeyhlerinden rivayet etti doğruluğunu Allah bilir.”
Ali bin Muhammed Salabi onun hakkında şöyle diyor: [Arapça ifade……
Bu bakımdan o sadece Şii alimleri ve rical uzmanları tarafından değil Ehli Sünnet alimleri tarafından da güvenilmez bulunmuş biridir ve sözlerine itibar edilmemiştir.
Ahmed bin Yahya Belazuri de İmam Hasan’ın çok evlenip boşandığı iftirasını Ensabu’l Eşraf kitabında yazan tarihçilerden biridir.
O bu konuda şöyle diyor: [Arapça…..
Ebu Talib Mekki, bu iftirayı İmam Hasan Mücteba’ya (AS) atan kişilerden bir diğeriydi. O, Kuvvetu’l Kulub kitabında bunu yazdı, ondan sonraki diğer tarihçiler de gerek muhalif olsun gerekse olmasın ondan alıntı yaptılar. Örneğin Al-i Ebu Talib’in menkıbeleri bölümünde şöyle deniyor: Ebu Talib Kuvvetu’l Kulub’da şöyle dedi: O, yani Hasan iki yüz elli kadınla evlendi. Bazen onun 300 kadınla evlendiği de söylenmiştir. O kadar ki Ali onu sakındırdı ve verdiği hutbede şöyle buyurdu: Hasan çok boşayan biridir, onunla evlenmeyin.