Özetlendiği üzere, bu dua, üçüncü bölümün başında insanlık toplumunun tekamülü yönündeki gelişmeleri kısaca anlatarak insanı ilahi kazanın Allah’ın özel velisiyle olan macerasına götürüyor. Duanın okuyucusunu üçüncü bölümün sonundaki şu cümleyle فعلی الاطایب من اهل بیت محمدٍ وعلی صلی الله علیهما وآلهما فیبک الباکون... Allah’ın velisinin uğradığı belaların içine çekiyor. Bu haldeyken de şu ifadeyi zikrederek أین الحسین أین الحسین Onun musibete uğramış ruhunu Allah’ın velisinin zahmetlerinin neticeye ulaşmasıyla belaların ortadan kalktığı dönemin beklentisine sevk ediyor. Yani Allah’ın velisinin belasına mübtela olmuş insanın uğradığı musibeti hidayet etmeye çalışarak onun matemini bekleyiş ışığıyla aydınlatıp hedefli hale getiriyor. (Nitekim bu bekleyiş, insanlık toplumu için nihai kemal isteğidir.) Elbette bu kadarla da yetinmiyor. Bekleyişin üç merhalesini geçtikten sonra dördüncü bölümde Allah’ın velisinin yeryüzündeki hak devletini idrak etme dileği ve duasının ardından okuyucuyu, ebedi ve uhrevi kavuşmanın ayrıntılarına da götürerek rehberlik ediyor. Bu ise masum imamlardan (as) dua formatında Ehlibeytin melekûtî maarifini esas alan bir tarih felsefesinden başka bir şey değildir.
Velhamdulillahi rabbil alemin.