11- Nudbe Duasına Dair Bir İnceleme

04 December 2025 30 dk okuma 8 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 7 / 8

Bu aşamayı açıkladıktan sonra Hz. Ali’nin faziletlerini (as) beyan ederek Allah’ın Resulünün (s) toplumun Hz. Ali’nin (as) velayetini kabul etmesi için zemin hazırlamak üzere yaptığı işlere giriyor. 18 Zilhicce’de Gadir-i Hum adlı yerde yalanan olay onların en bariz olanıdır. Bu olayla başlıyor ve hadisi zikrettikten sonra: Ene ve Ali, bin şeceretun vahide…??? Tebuk savaşı macerasına ve menzilet hadisine giriyor ve ardından Medine’nin Peygamber’in hicretinden sonra tanık olduğu en güzel olaya geçiyor ve Müminlerin Emiri Ali’nin (as) Peygamber’in biricik kızı Fatıma ile evliliğine değiniyor. Hz. Ali’nin evinin kapısı hariç olmak üzere tüm evlerin mescide açılan kapılarının kapatılması hatırası zikrediliyor. Hz. Ali’nin yüce ve melekûtî makam ve derecelerini gösteren her bir olaya değiniyor. Hz. Peygamber (s) böylece, ümmet içinde kendinden sonraki hidayet bayrağını ayağa kaldırıyor ve kendinden sonraki hidayet güzergahını hazır hale getiriyor. Bütün bunlar, tarihin tekamülündeki önemli gelişmelerdir. Bu olayların tek tek her biri, toplumu ilahi velayeti kabul yönünde ileri götüren basamaklar gibidir. Ama burada alemin maslahatı tarihsel cebir temelinde oluşmamıştır. Toplum, velayeti kabul etme yolunda tercih sahibidir. Yani Ali’nin velayetine baş koymak ile şeytanın ve tağutun velayet eteğine düşmek arasında kendisi tercih yapmaktadır. Maalesef, ümmet Peygamber’den sonra Allah’a yakınlaşma tekamül yolundan sapmış ilahi velayeti kabule etmekten yüz çevirmiştir. Bu da Allah’ın özel velileri ve Peygamberin vasileri olan Ehlibeyt (as) için ağır belaların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

لم یمتثل امر رسول الله (صلی الله علیه وآله وسلم) فی الهادین بعد الهادین والاُمه مصرّه علی مقته....

Şunu da belirtmek gerekir ki Allah’ın velileri o tahammül edilemez belalarla karşılaşmasına rağmen toplumun velayeti yine de rububiyetin tedbir elinden çıkmamıştır. Allah’ın iradesi alemin işlerinin iyi ve güzel akıbetinin velilerin eline düşmesi şeklinde gerçekleşmiştir. Bu da onların Allah yolunda, Allah’ın dininin ihyası için katlandıkları o halisane zahmetlerin bir sonucudur. Ceraal kazau bima yurca lehu…???

Dördüncü kısım:

Daha önceki tüm merhaleleri geride bırakmasından ve insanın Nudbe yoluyla velilerin çektiği belalardan dolayı gözyaşı dökmesinden sonra insan kendini o belalara hazırlıklı kılıyor. Bu bölümde, dua çekilen bu belalara bir bekleyiş psikolojisi oluşturarak yön verme çabasına giriyor. İnsanı, çekilen bu belalardan faydalanmaya sevk ediyor ve onu İmam Mehdi’ye (af) yönelmeye davet ediyor. Bu da bu duada farklı üsluplardaki şu üç merhalede ortaya çıkıyor:

Birinci merhalede ‘eyne’ lafzıyla, tağutun defterini dürmek için evliyanın tek umudu olan İmam Mehdi’yi arayış ifade ediliyor. Bu arayışta çoğunlukla İmam-ı Zaman’ın (as) hükümetinin hedefleri takip ediliyor.

أین بقیه الله التی لا تخلو من العتره الهادیه أین المعدّ لقطع دابر الظلمه....

İkinci merhalede, birinci merhale geride bırakıldıktan sonra ‘ya’ nidasıyla, bizatihi İmam Mehdi’nin kendisi talep ediliyor ve doğrudan onun kendisine hitap ediliyor. Bu merhale, önceki merhaleden daha yüksektir. Zira İmam Mehdi’nin huzurunda olunduğu hissi vardır. Bu merhalede daha çok, onun varlığının ve şahsiyetinin vasıfları anlatılmaktadır.

یا بن الساده المقربین یا بن....

Son aşamada ise İmam Mehdi’yle söyleşme ve içinden geçenleri ona anlatmaya başlanıyor. Bu söyleşmeler, Allah’ın velisiyle sadece lafta kalan konuşmalar düzeyini aşıp ona olan gerçek ihtiyacı hissettirdiği zaman insanın varlığında görünür hale geliyor.

Özel bir gönül bağlılığını ifade eden bu merhaleye ulaşmak, önceki iki merhalede taleplerin zirveye ulaşmasından dolayıdır.

لیت شعری أین استقرتْ بک النّوی....

Dördüncü Bölüm: Yardım Dileme Ve Talep

الّلهم أنت کشّاف الکرب والبَلوی....

Nudbe Duasının bu bölümü, insanı Allah’ın velisiyle dertleşip söyleşme halinden Allah Teala’ya isteklerini ve ihtiyaçlarını söyleme haline geçiriyor. Önce Allah’ın velisini görme talebi ile başlanıyor. Bu ise insanın İmam-ı Zaman’ın varlığını idrak etmeye duyduğu ruhsal iştiyakı gösteriyor. Elbette buna insanın Allah’tan bu dileklerini sadece dünyada değil ahirettte de kabul etmesini istemesi eşlik ediyor. Ardından Peygambere ve ehlibeytine salavatla yeniden Allah’ın özel velisine yöneliyor. Sonunda da şefaat talebi ile o arayışın ve bekleyişin neticesi olarak Allah’ın velisine daimi olarak kavuşma dileği Allah’ın dergahında dile getiriliyor.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar