Barış yapmanın felsefesi olarak “esir düşmekten kaygı” analizine dair denebilir ki, İmam Hasan (a) eğer barış yapmazsa bir kesimin onu Muaviye'ye teslim edeceğinden kaygılıydı. Bu durumda Muaviye onu ya esir alacak ve öldürecekti ya da affedecekti. Ama bu durumda da Allah Rasülü'nün (s) onları serbest bırakması minneti karşılığında İmam'a minnet etmiş olacaktı. Bu mesele, İmam'ın, Zeyd b. Vehb Cühenî'ye hitaben yaptığı konuşmalarında açıkça görülmektedir. İmam Bâkır (a), insanların İmam Hasan'a (a) vefasızlığından bahsederken onun kendisi ve Ehl-i Beytinin kanını koruma isteğini Muaviye ile yaptığı mecburi barışın sebebi saymaktadır.
Seyyid Murtaza, her ne kadar İmam'ın etrafında çok sayıda insan yer alıyorduysa da onların çoğunun kalplerinde kuşku, tereddüt ve kinin gizli olduğuna inanmaktadır. Bunlar yardım etmeye hazırmış gibi görünüyor ve İmam'ı Muaviye ile savaşmaya teşvik ediyordu, ama gerçekte niyetleri İmam'ı savaş ateşine sürüklemek ve Hazret'i Muaviye'ye teslim etmekti. Bu komployu hisseden İmam, onlar harekete geçmeden Muaviye ile barış yapmayı kabul etti.
Tarihsel bilgilere dayanan Ehl-i Sünnet'in bakışaçısından İmam Hasan'ın (a) yaptığı barışın felsefesi “İslam'ın ve Müslümanların maslahatı” olarak açıklanmıştır. Hazret, barıştan sonraki ilk konuşmasında hilafeti Muaviye'ye bırakmasının sebebini “صـلاح هـذه الا مـة” şeklinde beyan etmiştir. Rivayetlere dayanan Şia'nın bakışaçısına göre de İmam Hasan'ın (a) yaptığı barışın felsefesi “İslam'ın ve Müslümanların maslahatı”dır. Bazı rivayetlerde geçtiğine göre İmam, Muaviye'nin de hazır bulunduğu ortamda “Muaviye bu işin [hilafet] onun hakkı olduğu konusunda benimle tartıştı. Onun hakkı değildi.” diyerek hilafet ona bırakmasının sebebini “صـلاح الا مـة” şeklinde belirtmiş oldu. Öte yandan Muaviye de barış yapmaktaki hedefi “الاُلفـة و اجتمـاع الکلمـة و صـلاح الاُمـة و إطفـاء النائـرة” görüyordu. Dolayısıyla “İslam'ın ve Müslümanların maslahatı”, her iki tarafın da İmam Hasan'ın (a) Muaviye ile barış yapmasının felsefesi olarak zikrettiği genel başlık olmaktadır.
Fakat hangi durumlar ve hadiselerin İmam'ı bu maslahata ulaştırdığı konusunda muhtelif görüşler ortaya atılmıştır. Diğer bir ifadeyle, onun İslam ümmetinin maslahatı itibariyle barış yapması daha detaylı sebeplere dayanan genel bir felsefedir. Şu halde her iki grubun görüşüne göre de İmam Hasan'ın (a) Muaviye ile barış yapması İslam'ın ve Müslümanların maslahatına ise de bunun varsayımları ve nedenleri birbirinden farklıdır.
Ehl-i Sünnet; İmam Hasan'ın (a) barışçı kişiliği, Peygamber'in (s) öngörüsü, hilafetin saltanata dönüşme zarureti, Muaviye'nin liyakati ve malî meseleleri onun barışı kabul etmesine yol açan İslam ve Müslümanların maslahatının sebepleri arasında saymıştır. Şia'nın rivayetleri, tarihsel bilgileri ve görüşleri ise İmam'ın ordusunun motivasyonsuzluğu, insanların savaşmaya sırt çevirmesi, eşraf ve ileri gelenlerin ihaneti, Şiîlerin canını koruma ve esir düşme kaygısını İmam Hasan'ın (a) barış yapmaya mecbur bırakan İslam ve Müslümanların maslahatının en önemli sebepleri kabul etmiştir.
Çizelge 1: Altıncı yüzyılın sonuna kadar Sünnî ve Şiî muhaddisler ve tarihçiler açısından İmam Hasan'ın (a) Muaviye ile barış yapmasının nedenleri
KAYNAKLAR
Kitaplar
İbn Ebi'l-Hadid, Abdulhamid b. Hibetullah, Şerhu Nehci'l-Belağa, Birinci Baskı: Kitabhane-i Ayetullah Mer'eşî Necefî, Kum 1404.
İbnu Esir, Ali b. Muhammed, Usdü'l-Ğabe fi Ma'rifeti's-Sahabe, Dâru'l-Fikr, Beyrut 1409.
_______________________, el-Kamil fi't-Tarih, Dâru Sadr- Dâru Beyrut, Beyrut 1385.
İbn A'sem Kufî, Ahmed, el-Fütuh, Tahkik: Ali Şirî, Birinci Baskı: Dâru'l-Adva, Beyrut 1411.
İbn Teymiyye, Ahmed b. Abdulhalim, Sual fi Muaviye b. Ebi Süfyan, Tahkik: Selahaddin l-Müncid, Dâru'l-Kitabi'l-Arabî, Beyrut 1979.
_______________________________, Mecmuu Fetava, Cem ve Tertip: Abdurrahman Kasım, Mecmeu'l-Melik Fehd, Riyad 1995.
_______________________________, Minhacu's-Sünneti'n-Nebeviyye, Tahkik: Muhammed Reşad Salim, Birinci Baskı, 1406.
İbn Hayyun Mağribî, Nu'man b. Muhammed, Şerhu'l-Ahbar fi Fedaili'l-Eimmeti'l-Athar (a), Tahkik: Muhammed Hüseyin Celalî, Camia-i Müderrisin, Kum 1409.
İbn Sa'd, el-Tabakatu'l-Kebir, Tahkik: Ali Muhammed Ömer, Mektebetu'l-Hanecî, Kahire 2001.
İbn Şu'be Harranî, Hasan b. Ali, Tuhefu'l-Ukul, Tahkik: Ali Ekber Gaffarî, Camia-i Müderrisin-i Hovze-i İlmiyye-i Kum, Kum 1404.
İbn Şehrâşub Mazenderanî, Muhammed b. Ali, Menakıbu Âli Ebi Talib (a) Birinci Baskı: Allame, Kum 1379.
İbn Abdilberr, Yusuf, el-İstiab fi Ma'rifeti'l-Ashab, Tahkik: Ali Muhammed el-Becavî, Dâru'l-Ceyl, Beyrut 1412.
İbnu'l-Arabî, Muhammed b. Abdullah, Ahkamu'l-Kur'an, Tahkik: Muhammed Abdulkadir Ata, Üçüncü Baskı: Dâru'l-Kütübi'l-İlmiyye, Beyrut 1424.
İbn Asakir, Ali b. Hasan, Tarihu Medineti Dımeşk, Birinci Baskı: Dâru'l-Fikr, Beyrut 1415.
Ebu'l-Ferec Isfehanî, Ali, Mekatilu't-Tâlibîn, Tahkik: Seyyid Ahmed Sakar, Dâru'l-Ma'rife, Beyrut.