İmam Hasan-ı Mücteba'nın (a) çeşitli şehir ve ülkelerden talebeleri ve sevenleri biraraya toplanmıştı. Hepsi de bu büyük şahsiyetin huzurunda feyz alıyor, eğitim görüyor ve bidatçi Muaviye'nin kültürel hücumuna karşı koyuyordu. Onlardan bazıları Hasan b. Ali'nin (a) şehadetinden sonra cinayetkâr Muaviye tarafından şehit edildi. Diğer bazıları da Hicrî 61 yılına kadar asrın diğer tağutu Yezid b. Muaviye'ye karşı Eba Abdullah el-Hüseyin'in (a) yanında oldu. Kanlarıyla İslam ve Kur'an ağacını suladılar. Hazret'in ünlü talebeleri bir yana, Hasan-ı Müsenna adıyla meşhur merhum Hasan b. Hasan, Zeyd b. Hasan, Amr b. Hasan, Abdullah b. Hasan, Kasım b. Hasan gibi pırıl pırıl çocukları o yüce babanın nuraniyet deryasından nasiplendiler. Her birinin tarihte kendine has parıltısı vardır.
İmam Hasan Mücteba'nın (a) parlak meşalesinden fazilet ve maneviyat alan bu ışıltılı yıldızlar iki gruptan oluşuyordu: Bazıları Peygamber'in (s) sahabesi, Emirülmüminin'in (a) kadim dostları ve tâbiinden, diğerleri ise onun hizmetinde bulunarak feyz kazandı.
Birinci grupta çok sayıda şahsiyet yer almaktadır.
Ahnef b. Kays: Şeyh Tusî onu Allah Rasülü (s), Emirülmüminin ve Hasan b. Ali'nin (a) ashabından sayar.
Esbağ b. Nebate: Ali b. Ebi Talib ve İmam Hasan'ın (a) ashabından ve râvilerindendir.
Cabir b. Abdullah Ensarî: Allah Rasülü (s), Ali b. Ebi Talib (a), Hasaneyn, Zeynülabidin ve İmam Bakır'ın (a) ashabındandır. Bedir gazvesine ve diğer onyedi gazveye katıldı.
Cuayd Hemedanî, Habbe b. Cuveyn Urfî, Habib b. Mezahir, Hucr b. Adıyy b. Hatim Kindî Kufî, Ruşeyd Hecerî, Rufae b. Şeddad, Zeyd b. Erkam, Süleyman b. Sard Huzaî, Âmir b. Vasile b. Eska', İbaye b. Amr b. Rebiî, Amr b. Hamık Huzaî, Kays b. İbad, Kumeyl b. Ziyad Nehaî, Meysem-i Temmar adıyla meşhur Meysem b. Yahya Temmar.
İkinci grupta Hazret'in eğittiği bazı râviler ve kişiler vardır. Ebu'l-Esved Düelî, Ebu İshak b. Küleyb Sebiî, Ebu Cevzî, Ebu Sadık (Kesan b. Küleyb), Ebu Mihnef (Lut b. Yahya Ezdî), Ebu Yahya (Umeyr b. Sa'd Nehaî), İshak b. Yesar, Es'as b. Sevar, Cabir b. Halid, Carud b. Munzur, Habbabe bint C'fer Valebiyye, Huzeyfe b. Esid Gaffarî, Süfyan b. Ebi Leyla Hemedanî, Sefin b. Leyl, Süveyd b. Gafele, Şa'bî, Tahab İclî, Abdullah b. Ca'fer Tayyar, Abdullah b. Abbas, Abdurrahman b. Avf, Ömer b. Kays Meşrefî, İsa b. Me'mun Zürare, Fatıma bint Habbabe Valebiyye, Muhammed b. İshak, Müslim b. Akil, Müslim Buteyn, azatlı Ebi Vail (Ebu Zerrin b. Mes'ud), Nefale b. Me'mun, Hubeyre b. Meryem, Hilal b. Nesaf.
Hazret-i Mücteba'nın (a) şehadetinden ve Hüseyin b. Ali'nin (a) imameti üstlenmesinden sonra Medine'de Muaviye'nin cinayet haberleri yankılanmaya başladı. Hüseyin b. Ali'nin (a) Irak, Hicaz ve diğer İslamî bölgelerde Şia'nın büyüklerinin katılımıyla oluşturulan cemaatlerde tartışmanın ekseni buydu. Mesela Muaviye Hucr b. Adıyy ve etrafındakileri öldürdüğünde Kufe'nin büyüklerinden bir grup Hüseyin'in (a) yanına geldi ve olayı Hazret'e haber verdi. Bu haber imanlı herkeste nefret dalgasına sebep oldu. Bu durum, o sırada Emevî hükümetine karşı disiplinli bir hareketin oluşmaya başladığını göstermektedir. Hareketin mübelliğleri ve taşıyıcıları İmam Hasan'ın (a) az sayıdaki samimi takipçileri ve talebeleriydi. Hazret, akıllıca tedbirler ile onların canını Muaviye'nin ordusundan zarar görmekten korumuştu. Bu grubun hedefi, Muviye'nin hükümeti döneminde dalgaya dönüşen cinayetleri hatırlatarak vadedilen güne dek halkın kalbinde kıyam ruhunu harekete geçirmişti.
7. Darabcerd vergisi
Darabgerd, eski zamanlarda Fars eyaletinin beş şehrinden biriydi. (Logatname-i Dehhoda, Darabcerd kelimesi). Darabgerd vergisi tabiri, tarih belgelerine göre muhtemelen bu şehrin savaşmaksızın İslam ordusuna teslim olması ve şehir halkının Müslümanlarla barış imzalamasından geliyor. İslam kanunlarına göre böyle yerlerin vergisi Peygamber ve ailesine, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Bu yüzden İmam Mücteba (a) bu şehrin vergisinin Cemel ve Sıffin savaşlarının şehitlerinden geriye kalan ailelere tahsis edilmesini şart koştu. Zira oranın geliri, söylendiği gibi, Hazret'e aitti. Buna ilaveten, bu iki savaşın şehitlerinin sahipsiz ve muhtaç varisleri bu verginin harcanacağı maddelerden birinde yer alıyordu.
İmam Hasan (a) ile Muaviye arasındaki anlaşmanın metninin dördüncü maddesine göre o (Muaviye) Darabgerd'in vergisinden bir milyon dirhemi Emirülmünin'in yanında öldürülen Cemel ve Sıffin şehitlerinin varisleri arasında paylaştırmak zorundaydı. Fakat ne yazık ki Muaviye anlaşmanın bütün maddelerini ayağının altına aldı. Darabcerd vergisi konusunda da anlaşmanın şartını uygulamadı. İmam Hasan (a) Muaviye'den Kufe beytülmalında ne varsa ona vermesini istedi. Toplam beş milyon dirhem tutuyordu. Fars'ın Darabcerd vergisi ve haracını da ona vermeliydi. (Her yıl). Basralıların ödenmesine mani olduğu (bu feyin kendi hakları olduğunu ve onu asla başkasına vermeyeceklerini söylediği) Darabcerd vergisi de Muaviye'yi teşvik ve tahrik ediyordu.
8. Siyasî konuşmalar ve vasiyetnameler