5- İçkinin Tedricen Haram Kılındığı Teorisine Eleştiri

04 December 2025 46 dk okuma 13 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 4 / 13

Farzedelim ki ayet tek başına içkinin haram kılındığına delalet edecek kudrette olmasa bile yine de onun günah olduğunu açıkça söylemektedir ve bu Medenî ayet, aşikar biçimde günahın haram olduğunu ilan eden A'raf suresindeki Mekkî ayete tâbidir. Mekkî ayette haramlığı işiten bir kimsenin Medenî ayet üzerinde içtihada kalkışmaya mazereti kalır mı? (Tabâtabâî, 1417: 2/195).

Keza Ehl-i Sünnet'in Aişe'den naklettiği bir haberde şöyle geçmektedir:

“Bakara suresi nazil olduğunda içkinin haram olduğu hükmü onunla birlikte indi ve Allah Rasülü (s.a.a) onu nehyetti.” (Suyutî, 1404: 1/252).

Aynı şekilde bu ayetin Ömer'in sözü üzerine indiğini kabul eden nüzul sebebini ve Ehl-i Sünnet'in ondan çıkardığı sonucu eleştirirken şöyle söylemek mümkündür: Bu rivayette öyle bir hükmün helalliği Allah'a nispet edilmektedir ki, Ömer ve sahabeden başka bazı kimseler onun kötülüklerinden haberdardı ve haram kılınmasını istiyordu. Buna ilaveten, onlar içkinin haram kılınmasını isteyecek şekilde soru sorduklarına göre bu, ayetin haram kılmak üzere zuhur etmesini gerektirmektedir. Aksi takdirde bunun kaçınılmaz sonucu, hükmün beyanını ihtiyaç zamanından sonraya ertelemek olacaktır. Bu ise usülcülerin caiz görmediği bir şeydir. (Bkz: Mukaddes Erdebilî, tarihsiz: 629-630; Fâzıl Cevad, 1389: 4/145).

b) “يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَقْرَبُواْ الصَّلاَةَ وَأَنتُمْ سُكَارَى حَتَّىَ تَعْلَمُواْ مَا تَقُولُونَ وَلاَ جُنُبًا إِلاَّ عَابِرِي سَبِيلٍ حَتَّىَ تَغْتَسِلُواْ”

“Ey iman edenler, sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. [Keza] cenabetken de -yolcu olmanız dışında- gusledene kadar [namaza durmayın].” (Nisa 43).

Bu ayetin nüzul sebebi, Ehl-i Sünnet'in önceki ayetten haramlığın çıkarılamayacağı konusundaki en net ve gerçek delilidir. Bahsedildiği üzere, “قُلْ فِيهِمَا إِثْمٌ كَبِيرٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ” (Bakara 219) ayeti nazil olduğunda bazı kimseler şarabı bırakmamıştı. Diyorlardı ki: “Onun faydalarından menfaatleniyoruz ve günahı terkediyoruz.” Bunun üzerine “يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَقْرَبُواْ الصَّلاَةَ وَأَنتُمْ سُكَارَى” (Nisa 43) ayeti nazil oldu. (Semerkandî, 1416: 1/144). Bakara suresindeki ayet nazil olduktan sonra şarabın menfaatlerinden (!) yararlanmakla meşgul oluyorlardı. Netice itibariyle ayet, haram kılmayı içermiyordu. Fakat yeni bir hadise Nisa suresindeki ayetin nüzulünü gerektirdi. Bu ayet-i kerimenin nüzul sebebine dair birkaç çeşit rivayet mevcuttur:

1) İnsanlar şarabın menfaatinden faydalanıyor ve onun günahından kaçınıyordu! Ta ki Abdurrahman b. Avf yiyecek ve şarap hazırlayıp Allah Rasülü'nün (s.a.a) ashabından bazılarını davet etti. Davetliler içtikleri şarapla sarhoş olmuşlardı ki akşam namazı vakti girdi. Onlardan biri imamlığa geçti ve “قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ. لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ” (Kafirun 1-2) ayetlerini “لا”yı hazfederek tilavet etti. Bunun üzerine “يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ لاَ تَقْرَبُواْ الصَّلاَةَ وَأَنتُمْ سُكَارَى حَتَّىَ تَعْلَمُواْ مَا تَقُولُونَ” ayeti nazil oldu. Bu vakanın ardından namaz vakitlerinde “hamr” içilmesi haram kılındı. (Sa'lebî, 1422: 2/143; Vahidî, 1411: 157; Beğavî, 1430: 1/277). Bu mecliste hazır bulunanları sayarken öyle isimler zikredilmiştir ki, hepsi de Nebiyy-i Ekrem'in (s.a.a) rıhletinden sonraki siyasi olaylarda temel rol oynamış kimselerdi. (Bkz: Semerkandî, 1416: 1/305; İbn Atıyye, 1422: 2/56; Suyutî, 1420: 2/165).

2. Ayet, Allah Rasülü'nün (s.a.a) şarap içip sarhoşken namaza duran ve kaç rekat kıldığını ve ne okuduğunu bilmeyen ashabı hakkında nazil olmuştur. (Sa'lebî, 1422: 3/312; Vahidî, 1411: 157). Bu nüzul sebebi esas alındığında bu hadisenin bir kereden fazla yaşandığı anlaşılmaktadır. İbn Abbas bu ayetin nüzul sebebi hakkında şöyle der:

“Sahabenin büyüklerinden bir grup hakkında nazil oldu. İçki içmeyi sürdürüyorlardı ve namaz için Allah Rasülü'yle (s.a.a) birlikte mescide geliyorlardı. Allah onları bu amelden nehyetti.” (Fahru Razî, 1420: 10/85).

3. Bakara suresindeki ayetin nüzulünden sonra Ömer şöyle dedi: “Allahım, bize içkinin hükmünü beyan et.” Bunun üzerine “لاَ تَقْرَبُواْ الصَّلاَةَ وَأَنتُمْ سُكَارَى” ayeti nazil oldu. (İbn Ebi Hâtim, 1419: 2/388, 3/ 958).

Ehl-i Sünnet bu ayetin içkinin haramlığını kapsadığını kabul etmemektedir. İbn Kesir bu konuda, Ömer'den nakledilen nüzul sebebini rivayet ederek şu sonuca varmıştır: Bu ayetin nüzulü içkinin haram kılınmasından önceydi. Çünkü Allah Rasülü (s.a.a) Bakara suresindeki ayeti Ömer'e okuduğunda Ömer dedi ki: “Allahım, içki konusunda yeterli bir beyan indir.” Nisa sursi 43. ayet indikten sonra da Allah Rasülü (s.a.a) onu Ömer'e okudu. Ömer dedi ki: “Allahım, içki hakkında yeterli bir beyan indir.” Ondan sonra namaz vaktinde şarap içmekten uzak durdu. Ta ki Maide suresindeki ayetler nazil olana dek. O zaman Ömer “انتهینا انتهینا” dedi. (İbn Kesir, 1419: 2/271).

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar