6- İnsan suresi

04 December 2025 52 dk okuma 12 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 2 / 12

Hasakanî, söz konusu iddiaya cevap olarak;

“Müfessirlerin büyük çoğunluğu bu surenin Medine’de nazil olduğuna inanıyorken, bu konuda fikir birliği olduğunu nasıl olur iddia ediyorlar?” der.

Hasakanî daha sonra Ehlibeyt İmamları’ndan surelerin nüzul sırasını beyan eden nasları zikreder ki, tamamında İnsan Suresi’nin Medine’de Talak Suresi’nden önce Rahman Suresi'nden ise sonra nazil olduğunu beyan edilmiştir.

Tabersî’nin, Mecmeu'l-Beyan’daki tahkikinin ve diğer müfessirlerin yapmış olduğu araştırmaların sonucu da bu doğrultudadır. En önemli nokta ise, Kur’an’ın inişiyle ilgili tüm rivayetlerin bu sureyi Medenî sure olarak tanıtması ve hatta tek bir rivayetin dahi bu görüşe aykırı görüş belirtmemesidir.

Ayrıca Seyyid Şubber, bu sureyi Mekkî kabul etmenin aslında sahih nakilleri yalanlamak olduğunu söylemiştir.

Süyûtî, Beyhakî'nin Delail'il-Nübüvve kitabından İkrime ve Hüseyin b.Ebil Hasan senediyle Mekkî ve Medenî sureleri rivayet ederken İnsan Suresi’ni Medenî sureler arasında Talak Suresi’nden önce Rahman Suresi’nden sonra zikretmiştir. Yine aynı konuyu İbn Zeris’in Fezâilü'l-Kur'ân kitabından Abdullah b. Abbas senediyle nakleder.

El-Mizan Tefsiri’nin sahibi, Ed-Dürrül Mensur’dan İbn Zeris ve İbn Merdeveyh'den yine İbn Beyhakî, Abdullah b. Abbas’tan İnsan Suresi’nin Medine’de nazil olduğunu rivayet etmiştir. Ayrıca İbn Merdeveyh, Abdullah b. Abbas’tan ayetin Hz. Ali (a.s) ve Hz. Peygamber’in (s.a.a) kızı Hz. Fatıma (s.a) hakkında nazil olduğunu rivayet etmiştir. Allame Tabatabai, “Ayetlerin siyakı dikkate alındığında surenin tamamının Medenî olduğunu anlaşılır” diye ekler.

İnsan Suresi’ndeki ayetlerin siyakı özellikle de «Onlar adaklarını yerine getiriler» ve «Sevdikleri yiyeceklerden yedirirler» ayetleri, vuku bulmuş gerçek bir olayı anlatır. Hayır sahiplerinin eliyle rızıklananlar arasında bir esirin de olması bu ayetlerin Medine’de nazil olduğunun en açık kanıtıdır. Çünkü Müslümanların Mekke’de esir sahibi olma gücü yoktu.

Nüzul Sebebi Hakkındaki Rivayetler

Bu sureye ilişkin rivayetler farklı şekilde nakledilir. Şiî ve Ehlisünnet, bu ayetlerin Hz. Ali (a.s), Hz. Fatıma (s.a), Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin (a.s) hakkında nazil olduğunu, kendi iftarlıklarını yetim, miskin ve esire ikram ettiklerinden Allah’ın yapılan iyiliği bu ayetlerle yâd etmek için bu sureyi onlar hakkında nazil ettiğini ve bunun kendisinin surenin Medenî oluşunun delili olduğunu söyler.

İnfakın Bir Gün İçinde Yapıldığı Yönündeki Rivayetler

İnfakın niteliği ve ne olduğu hakkında farklı rivayetler nakledilmiştir.

Birinci Nakil:

Rivayetlerden bazıları Hz. Ali (a.s) ve Hz. Fatıma’nın (a.s) kendi yemekleri olan helvayı miskin, yetim ve esire verdiğinden söz ederken hadisenin peş peşe üç gün yaşandığına değinmezler. Bu rivayetlerden birisi, Ali b. İbrahim Kummî’nin kendi babasından, babasının ise Abdullah b. Meymûn Kaddâh’dan Eba Abdullah’ın (a.s) şöyle buyurduğunu naklettiği rivayettir;

“Hz. Zehra’nın (s.a) evinde bir miktar arpa vardı. Onunla Aside (bir helva çeşidi) hazırlayarak iftar masasına koydu. O esnada bir miskin geldi ve şöyle dedi:

-Allah size rahmet etsin! Allah’ın size verdiği rızıktan bize verin.

Ali (a.s) yerinden kalkarak yemeklerinin üçte birini ona verdi. Bir süre sonra kapıya bir yetim geldi ve şöyle dedi:

-Allah size rahmet etsin! Allah’ın size verdiği rızıktan bize verin.

Ali (a.s) yerinden kalktı ve yemeklerinin üçte biri daha ona verdi. Kısa bir sonra kapıya bir esir geldi ve şöyle dedi:

-Allah size rahmet etsin! Allah’ın size verdiği rızıktan bize verin.

Ali (a.s) iftarlıklarından geriye kalan miktarı esir verdi ve helvadan hiç tatmadılar. Bunun üzerine, Allah bu sureyi «…çabalarınız karşılığını bulmuştur.» ayetine kadar Müminlerin Emiri (a.s) hakkında nazil etti. Vebu fazilet, benzeri davranışta bulunan her mümin için caridir."

Rivayetin İncelenmesi

Bir rivayetin doğru veya yanlış olup olmadığının incelenmesindeki ilk adım, rivayetin senedinin incelenmesidir. Mezkûr rivayette, her üç ravinin de güvenilir oldukları onaylanmıştır. Ali b. İbrahim, Necaşî tarafından onaylanmıştır. Şeyh Tusî, Ali b. İbrahim’i İmam Hâdi’nin (a.s) dostlarından kabul etmiştir. Yine Necaşî ve Şeyh Tusî, Ali b. İbrahim’in babası İbrahim b. Haşim’i, Yunus b. Abdurrahman’ın öğrencilerinden ve İmam Rıza’nın (a.s) dostlarından kabul etmiştir. Allame Hillî ise onun hakkında şöyle yazmıştır.

“Takipçilerimiz arasında onu kınayan ve tadilinden söz eden birisine rastlamadım. Bu nedenle rivayetleri çok, tercih edilen ve makbuldür.”

Ali b. İbrahim’in güvenilir olduğunun bazı delilleri sunulmuştur:

Ali b. İbrahim’in oğlu kendi tefsir kitabının başlarında naklettiği şeylerin güvenilir kanallar yoluyla kendisine ulaştığını söylemiş ve babasından nakilde bulunmuştur.

Seyyid İbn Tavus, Ali b. İbrahim’i rivayet naklettiği raviler arasında göstermiş ve “Bu hadisin tüm ravileri güvenilirdir” demiştir.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar