İnsan Suresi’nin Ehlibeyt’in Fazileti Hakkında Olduğunu Nakleden Rivayetlerin İncelenmesi
Dr. Samed Abdullahi Abid
Özet
Nüzul sebepleri hakkında kitap yazmak eski zamanlardan beri olagelmiş bir durumdur. Zira Ehlibeyt ve ashab kanalıyla rivayet edilen nüzul sebepleri,ayetlerin anlaşılmasında büyük rol oynamıştır. Esbab-ı nüzul ve tefsir kitaplarında yer alan konulardan biri, İnsan Suresi’nin ilk ayetlerinin infak hadisesinden sonra Hz. Ali (a.s), Hz. Fatıma (s.a) ve Fizze hakkında nazil olduğudur.
Şiî ve Ehlisünnet’in neredeyse tamamı konunun özü hakkında görüş birliğine sahiptir. Yalnızca bazıları söz konusu surenin Ehlibeyt hakkında olmadığını beyan etmek için Mekke’de Müslümanların esir sahibi olma gücüne sahip olmamasına rağmen İnsan Suresi’nin Mekkî olduğunu iddia etmiştir!
Konu hakkında asıl görüş ayrılığı infak hadisesinin detaylarıyla alakalıdır. Zira bazı rivayetler infak olayının Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin’in (a.s) iyileşmelerinin ardından Ehlibeyt’in adağını yerine getirmesi,üç akşam iftarlıklarını yetim, esir ve miskine vermesi ve sadece su ile iftar ederek aç yatmalarına karşılık kendilerine semavi bir sofranın mükâfat olarak bahşedildiğini nakleder.Bu tür rivayetlerin muttasıl bir senedi yoktur ve delalet noktasında zayıftırlar. Ancak Ali b. İbrahim’in tefsirinde beyan ettiği noktanın muvassak ve sahih senetle ve mürsel şekilde nakledilmiş olması mümkündür. Bu rivayet Ehlibeyt’in adağına, orucuna ve bir akşamlık özel bir helva ile yapılan infakına işaret eder, bundan fazlasına değil.
Bizim konu hakkındaki görüşümüz şudur;
Bazı anlatı şekilleri, kendi akıllarınca Ehlibeyt'in faziletlerine arttırmak için hadiseyi kanatlandırarak garip hale getirmek isteyen masalcı ve aşırıcı ravilerin ürünüdür.
Giriş
Esbab-ı nüzul ve esbabı vurudi'l hadis,ayetlerin ve rivayetlerin anlaşılması konusuyla doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle âlimler uzun zaman önce bu konu üzerine yoğunlaşmış ve bu alanda Esbab-ı Nüzul Vahidî ve Esbab-ı Nüzul Süyûtî gibi bağımsız kitaplar yazmışlardır. Ayrıca Zemahşerî'nin Keşşaf Tefsiri ve Tabersî'nin Mecma'ul Beyan Tefsiri gibi nakli ve gayri nakli tefsir kitapları da ayetlerin nüzul sebeplerine değinerek ilahi mesajların açıklanmasına yardımcı olmuşlardır.
Nüzul sebeplerinden bazıları, bir veya birkaç kişinin faziletleriyle ilgilidir. Bunların arasında Velayet Ayeti (Maide-55), Münacat Ayeti (Mücadele-7) ve İtam Ayeti (İnsan 7 ila 12) gibi Ehlibeyt’in faziletlerini beyan eden ayetler vardır.
Bu makalede, bazı rivayetlerin hadisenin aslına yaptığı eklemeler dışında hem Şiî hem de Ehlisünnet’in neredeyse tamamının üzerinde fikir birliği sağladığı İnsan Suresi’nin nüzul sebebiyle irtibatlı rivayetleri inceleyeceğiz.
Bu surenin Medeni olduğu, surelerin nüzul zamanı araştıran kitapların incelenmesiyle ortaya çıkar ve sureyi Mekkî olarak sınıflandırmak ise yalnızca Ehlibeyt 'karşı taassup ve düşmanlığın göstergesidir.
Surenin Medenî olduğunu ispat ettikten sonra, tefsir ve esbab-ı nüzul kitaplarında genel olarak ifade edilen hadisenin aslını ele alacağız;
Bazıları bu sure yalnızca iftarlarını kendi nefislerine tercih ettikleri; miskin, yetim ve esire infak eden Ehlibeyt’in fazileti hakkında olduğunu söyler.
Ehlibeyt’in iftarlıkları olan helvayı tek bir akşam miskin, yetim ve esire verdiğini söyleyen ikinci gruptaki rivayetler.
Yukarıdaki bilgilere ilaveten Hz. Ali’nin (a.s) bir Yahudi’den borç alması, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in (a.s) adakta bulunması ve oruç tutması (ki en fazla 4-5 yaşlarındaydılar), infak olayının üç akşam tekrarlanması, su ile iftar vb. konuları ele alan ve ileride inceleyeceğimiz üçüncü gruptaki rivayetler.
Ehlibeyt’in gerçek çehresini aşırıcıların ve muhaliflerin sözlerinden arındırmak ve doğru bir şekilde yansıtmak için yukarıdaki konuları iki eleştiri ile inceleyeceğiz.
İnsan Suresi Mekkî midir Medenî midir?
Bazıları İnsan Suresi’nin tamamını Mekkîkabul ederken bazıları ise Medenî kabul eder. Bazıları «Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkâra yahut nanköre itaat etme» ayeti dışından tüm surenin Medenî olduğunu söyler. Ancak bizim görüşümüz surenin tamamının Medenî olduğudur.
İnsan Suresi’nin Medenî olduğunun delillerinden bazıları şunlardır:
1. Tabersî, Ehlibeyt ve Ehlisünnet kanalıyla birçok rivayet derlemiş ve bu rivayetlerin neredeyse tamamının tefsir ehli nezdinde kabul gördüğünü beyan ettikten sonra surenin tamamının Medenî olduğunu ispat etmek için nüzul rivayetlerini sıralayarak (ki Dehr Suresi,Medenî sureler arasında yer almıştır) muteber senetlerle zikretmiştir.
Ancak Abdullah b. Zubeyr gibi bu faziletin Ehlibeyt’e ithaf edilmesini istemeyen isimler Mekke’de esirin olmaması gibi bir konudan gaflet ederek ısrarla bu sureyi Mekkî tanıtmaya gayret etmişlerdir.Mücahid b. Cebr ve Katâde b. Diâme, tabiinden İnsan Suresi’nin tamamının Medenî olduğunu açıkça belirtmiş ancak diğerleri tafsile kail olmuştur.
Hafız Hasakanî şöyle der;
“Nasibilerden bazıları, müfessirlerin tamamının ittifakıyla bu surenin Mekkî olduğu iddia etmiştir.”