7- Genç ve Ergen Terbiyesindeki Yöntem ve Metodlar

04 December 2025 57 dk okuma 13 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 13 / 13

“Emr-i bi’l-ma’ruf ve nehy-i ani’l-münker “ olarak bilinen iyiliği emredip, kötülükten sakındırmayı çeşitli yollar ile uygulamak mümkündür ve o yollardan birisi de sözlü uyarıdır. Nasihat etmek veya ikazda bulunmak bunlardandır. Bazı ulama ve fakihler, bunun kapsamının tüm ekonomik, toplumsal ve kültürel faaliyetleri kapsayacak kadar geniş olduğunu ifade ederler. Hatta gençlik kamplarının düzenlenmesi, sportif ve kültürel kulüplerin kurulması, müsabakaların yapılması vs. hepsi iyiliği emredip, kötülükten sakındırmak için birer örnektir. Bu kitap, konunun genişliği ve örneklerini ziyadeleşmesi açısından her noktaya değinmek için yeterli değildir. O yüzden aşağıda anlatılanlar bu mühim konunun içeriğinde değinilmesi gereken bazı konuları anlatmaktadır.

İyiliği İsteyen Nasihatler

İyiliği isteyen nasihatler; iyiye yönlendirip, kötülükten alıkoymaya örnek olan bir mesele olduğu için, toplum üzerinde bir hayli olumlu sonuçları vardır. İşe yararlılığı öyle önemlidir ki; İslâm dini halkı, devlet adamları ve hükmedenlerine karşı nasihat etmekle de görevlendirmiştir. Anne ve babalarının evlatlarına, öğretmenlerin öğrencilerine ve tüm toplum bireylerinin birbirlerine karşı müşfik ve samimi nasihatleri, iyi niyetler içeren ikazları, iyiliklerin yayılmasına, kötülüklerin, İslâmî ve insani değerlerle uyuşmayan davranışların önünün alınmasına sebep olacaktır. Maalesef günümüzde Liberalist düşüncenin sözde insan özgürlüklerini savunması yüzünden bu önemli öğreti, kişilerin özel hayatına müdahale olarak görülüp, ona karşı çıkılmaktadır. Tabiî, bu konuda unutmamak gerekir ki, her söylenen söz iyi niyetli nasihat değildir. Bazen açıkça yapılmış bir ikaz iyi niyetli ve müşfik olmayabilir ve yerinde söylenmeyen bu söz, kişiyi doğruya yönlendirmek yerine, inat ve inkâra götürecektir.

Gençler, diğerlerine nazaran daha çok iyiliği isteyen nasihat ve samimi yönlendirmeye ihtiyaç duyarlar. Çünkü bu gelişim evresinde kişi, neyin doğru, neyin de yanlış olduğunu bilmeye oldukça ihtiyaç duyarlar. Bunun yanı sıra gençler, ruhî ve mantıkî gelişmeye yeteri kadar ulaşamadıkları için, bu kişilerin yanlış davranış ve hatalara yönelmesi oldukça kolaydır. Bu noktada ebeveynlerin, öğretmenlerin ve toplum büyüklerinin samimi ve içten nasihatleri bu boşluğu doldurmaya yardımcı olacaktır.

Masum Önderler’in (a.s.) davranış ve sözleri de, onların bu yolu kullandıklarının bir göstergesidir. Daha önce de aktardığımız bir rivayete göre Peygamber Efendimiz (s.a.a.) Hac döneminde -rivayetin içeriğinden genç bir akrabası olduğu anlaşılan- gencin kadınlara baktığını fark eder. Allah’ın Resulü (s.a.a.) ona şöyle nasihatte bulunur:

“Kardeşimin oğlu! Bugün öyle bir gündür ki, kim gözüne, kulağına ve diline sahip çıkarsa Allah onu affedecektir”

İmam Cafer-i Sâdık’ın (a.s.) değerli babaları İmam Muhammed Bâkır’dan (a.s.) naklettiği bir rivayete göre, Peygamber Efendimiz (s.a.a.) Arafat’a doğru giderken, oldukça yakışıklı bir genç olan Fazıl b. Abbas’ı kendisine yol arkadaşı yapmıştı. Bu sırada kız kardeşi ile birlikte hareket eden bir Arap ile karşılaştı. Adam, Allah’ın Resulü’ne (s.a.a.) bir soru sordu ve Peygamber de ona cevap verirken Fazıl b. Abbas adamın kız kardeşine bakıyordu. Fahr-i Kâinat, elin

Önceki Sayfa 11 12 13 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar