7- KAHRAMANCA İTİDAL- İMAM HASAN'IN (A) ZAFER STRATEJİSİ

04 December 2025 43 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 6 / 11

Muaviye, İmam Hasan'ın (a) cephesini ayaklar altında çiğnemek için İmam Ali'ye (a) hakaret ediyordu. Ona ithama bulunuyor ve başkalarını da buna teşvik ediyordu. Bu hakaretler bazen Hazret-i Ali'nin (a) şahsını hedef alıyor, bazen de yöneticilik ve imametine saldırıyordu. İkincisinde hedef, insanların zihninde imametin konumunu akamete uğratmaktı. Muaviye'nin taraftarlarını İmam Hasan'ı (a) tahkir için topladığı mecliste onlara şöyle talimat verdi: “Osman'ın öldürülmesini babası Ali'yle (a) ilişkilendirmeye çalışın. Onun önceki üç halifeden de memnun olmadığını zihinlere kazıyın.” Bunun ardından İmam Ali'ye (a) karşı saldırı seli sökün etti. Mesela şöyle: Baban Ali, dünya ve saltanat sevgisiyle Osman'ı kusurlu buluyordu. Sonra da onun katledilmesine katıldı. Baban, Ebubekir'i zehirledi. Ömer'in katledilmesinde parmağı var. Baban, Allah Rasülü'ne (s) düşmandı. Onun uzun ve dile benzer bir kılıcı vardı. Dirileri öldürüyor, ölüleri itham ediyordu. vb. Muaviye, İmam Hasan'ın (a) şehadetinden sonra da memurlarına şöyle yazdı: “Ali b. Ebi Talib'e hakaret etmeyi asla unutmayın.”

Muaviye kimi zaman İmam Hasan'ın (a) yanında ona hakaret ederdi. Mesela Medine'ye seyahati sırasında minbere çıktı ve İmam Ali'nin (a) makamı aleyhinde yakışıksız sözler söyledi. İmam Hasan (a) aynı mecliste ayağa kaktı ve şöyle dedi: “Ey ahali, Allah hiçbir peygamberi mücrimleri onun düşmanı yapmaksızın göndermedi. Nitekim Kur'an وکذلک جعلنا لکـل نبـی عـدوا من المجرمین buyurur. Ben Ali'nin oğluyum. Sen ise Sahr'ın oğlusun. Senin annen Hind. Benim annemse Fatıma. Senin büyükannen Nesile. Benim büyükannem ise Hadice.”

Başka bir mecliste yine İmam Ali'ye (a) çokça hakaret etti. İmam Hasan (a) şöyle dedi: “Eğer ciğer yiyen kadının oğlu. Emirülmüminin'e yakışıksız şeyler mi söylüyorsun? Halbuki Peygamber buyurmuştu ki: Kim Ali'ye yakışıksız şeyler söylerse bana yakışıksız şeyler söylemiş demektir. Bana yakışıksız şeyler söyleyen de Allah'a yakışıksız şeyler söylemiş olur. Allah'a yakışıksız şeyler söyleyeni Allah ebediyen cehenneme atacaktır.” Sonra da protesto ederek meclisi terketti.

6. İmam Ali'nin (a) sevenlerini dışlama

Muaviye, barışı bozduğunu ilan ettikten sonra bir talimat yayınladı. Buna göre Ehl-i Beyt'in (a) sevenleri ve destekçilerinin tamamı Hicaz, Irak, İran ve Şamları kapsayan İslam ülkesinin hassas işlerinden veya diğer basit görevlerden alınacaktı: “انظروا الی من اقامت علیه البینه. انه یحب علیا واهل بیته فامحوه من الـدیوان واسقطوا عطاءه ورزقه و من اتهمتموه بموالاه هؤلاء القوم فنکلوا به و اهـدموا داره”, “Herkes hakkında gerekçe oluşturuldu. Ali'yi ve Ehl-i Beytini seven herkesin adı divanlardan silindi. Maaşları ve ödülleri ödenmedi. Ehl-i Beyt'i (a) sevmekle suçlananların işi zorlaştırıldı ve evleri başına yıkıldı.”

7. Şiî şahsiyetlerin öldürülmesi

Muaviye bu yolla da hak cephesini zaafa uğratmak ve nefes almalarına bile izin vermemek istiyordu. Bu nedenle bazen doğrudan darağacına asılmalarına bizzat nezaret ediyordu. Bazı durumlarda da katledilmelerini emrediyordu. Hucr b. Adıyy ve oğulları gibi şahsiyetler Merci Azra'da, Rüşeyd Hecerî, Kumeyl b. Ziyad, Meysem Temmar, Muhammed b. Eksem, Halid b. Mes'ud, Cüveyriyye, Ömer b. Hamık, Kanber, Mezra ve diğerleri bu yolun kurbanları oldular. İmam Ali'nin (a) öngörüsü gerçek olmuştu: “عمت خطتها وخصت بلیتها واصاب البلاء من ابصر فیها واخطا البلاء من عمی عنها”, “Bu belalar her tarafı kaplayacak. Fakat tutulmalar belli bir sınıfa mahsus olacak. Fitne kör ve karanlıktır. Her tarafa yayılacaktır ve özellikle belli kişileri (Şiîler) yakalayacaktır. Belası gözü gören kişilere ulaşacak, kör olanlara ve önem vermeyenlere yol bulamayacaktır.”

b) Değerlere karşı çıkma

Çelişen alametleri Emevî cephesinin değerlere yaklaşımında da bulmak mümkündür. Bu cephe daima İslam'ın saf değerleriyle zıtlık ve savaş halindedir. Bunların arasında şu konulara işaret edilebilir:

1. Bidatlere yönelme

Muaviye'nin hükümeti tepeden tırnağa aykırılıklar ve zulümlerin her türüyle ve bunların çeşitli boyutlarıyla doluydu. Mesela:

1.1. Hilafeti günlerinde kırk gün Cuma namazında Allah Rasülü'ne (s) salavatı terketti. Sebebi sorulduğunda dedi ki: “Peygamber'in adını dile getirmiyorum ki Ehl-i Beyti gözümüzde büyümesin.”

1.2. Faizli muameleleri caiz kıldı. Ebu Derda karşısına çıktı ve dedi ki: “Allah Rasülü'nden (s) işittim. İnsanları faizli muamelelerden men etti. İki cinsin ağırlığının birbirine eşit olması hariç.” Muaviye hiç oralı olmadı ve Ebu Derda'ya -Dımeşk kadısıydı- işten el çektirdi. O da Medine'ye gitti.

1.3. Bazı hac ahkamını uygulamada değiştirdi. İhramlıyken koku sürdü.

1.4. Şiarlarla ilgili olarak canı nasıl isterse öyle davranıyordu. Mesela Ramazan ve Kurban'da bayram namazına ezan ve kamet ekledi. Halbuki Peygamber (s) demişti ki: “لـیس فـی العیدین الاذان و الاقامه”

1.5. Bayram namazı hutbesini namazdan önce okudu.

1.6. Suyu altın kapta içti ve yemeği o kapta yedi.

1.7. İpek giysi giydi.

2. Haramları açıktan işleme

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar