Ümeyyeoğulları hükümetinin din karşıtı mahiyeti o kadar müptezelceydi ki haramları aleni hale getirdiler. Muaviye, yazdığı bir mektupta Ziyad b. Ubeyd'i (Ebih) babası Ebu Süfyan'a nispet etti: “من امیرالمؤمنین معاویة بن ابی سفیان الی زیاد بن ابی سفیان” Muaviye'nin bu işi İmam Hasan (a) ve Hüseyin (a), Yunus b. Ubeyd, Abdurrahman b. Hakem, Ebu Üryan, Ebu Bekre ve Hasan Basrî gibi pek çok grubun bu davranışa itiraz etmesine sebep oldu. Hepsi de Allah Rasülü'nün (s) şöyle buyurduğunu yazdılar: “الولد للفراش وللعاهرالحجر”, “Çocuk anneye aittir ve zinacı taşlanmalıdır.” Öyleyse onu Ziyad b. Sümeyye olarak anmak gerekir, Ziyad b. Ebi Süfyan değil. Çünkü Ebi Meryem Selülî'nin şahitliğiyle Ebu Süfyan, Sümeyye ile gayri meşru ilişkisi olan kişilerdendi. Muaviye'nin nesep bağı kurması Allah Rasülü'nün (s) bariz emrine aykırıydı.
3. Alevî hükümetin meşruiyetine karşı mücadele
Zikredilen aykırılıklarının tamamının yanında Muaviye'nin asıl hedefi Ali ve çocuklarının hükümetinin meşruiyetini kaybettirmekti. Kendi iktidarını sağlamlaştırabilmek için karşı cepheyi meşruiyet dairesinin dışına çıkarmaya çalışıyordu. Bu iş için şaşırtıcı yöntemler de kullanıyordu. Mesela:
3.1. Üç halifenin hilafetine meşruiyet kazandırma
Muaviye bu hedef için kendisine bağlı şahsiyetler ve din adamlarından yararlandı. Plana göre İmam Ali (a) hakkındaki hadisleri önemsizleştirmeye zemin hazırlayacaktı. Bu nedenle memurlarından defalarca şunu istedi:
3.1.1. “Büyük bir dikkatle, Osman'ın taraftarı olan ve onun faziletlerini anlatan râvileri öne çıkartıp tanıtın. Cemiyetlere katılın ve büyük kişiler olarak gösterin. Onların isimlerini, Osman ve babası hakkındaki rivayet ve hadislerle birlikte bana gönderin.”
Bu sayede kısa süre içinde Osman hakkında muhtelif hadisler uydurulmaya başlandı.
3.1.2. “Osman hakkında rivayetler arttığına göre rivayet edenlere ve yazanlara söyleyin, Ebubekir, Ömer ve diğer sahabe hakkında da hadis uydursunlar. Ebu Turab hakkında işittiğiniz her hadisi kenarda bırakmayın. Bilakis sahabeden onu reddeden hadis nakledin bana. Böyle rivayetler gözümüzü aydınlatır, Ebu Turab'la ilgili delil ve hücceti zayıflatır, onların delil olma vasfını iptal eder.”
Bu siyaset o kadar ilerledi ki artık Peygamber'den (s) hadis nakleden herkes onun hadisine tereddütle bakar hale gelmişti. İmam Bakır (a) bir mecliste bu tür hadislere karşı insanları uyarmak için yüzden fazla konu saydı ve dedi ki: “Ahali bu tür hadislerin doğru olduğunu sanıyor. هـی واالله کـلهـا کـذب و زور”, “Vallahi hepsi de uydurma ve tezvirat.”
Eban b. Tağlib şöyle anlatır: İmam Bakır'a dedim ki: “O hadislerin bazılarını açıklar mısınız?” İmam şöyle dedi: “رووا ان سیدي کهول اهل الجنه ابوبکر و عمـر و ان عمـر محـدث و ان الملک یلقنه و ان السکینه تنطلق علی لسانه و ان عثمان الملائکه تسـتحیی منه”, “Ebubekir ve Ömer'in cennetliklerin iki şeyhi olduğunu rivayet ediyorlar. Diyorlar ki, Ömer meleklerden haber alıyordu. Melekler ona meseleleri telkin ediyor ve onun dilinden sükunet ve vakar içinde dökülüyordu. Dyorlar ki Osman, meleklerin kendisinden haya ettiği kişidir.” Sonra İmam şöyle dedi: “Allah' yemin olsun ki bunların hepsi uydurmadır.”
3.2. Emirülmüminin'in (a) simasından kutsallığın silinmesi
Muaviye'nin diğer bir girişimi de İmam'ın simasından kutsallığı silmek ve bu hilekârlıkla da onun kalplerdeki konumunu örselemekti.
Şehit Mutahharî şöyle yazar: “Ali (a) dünyadan gitti ve Muaviye halife oldu. Muaviye'nin beklentisinin aksine Ali (a) bir güç olarak baki kaldı. Muaviye, dengesini ve metanetini koruyamadığını hal ve hareketleriyle belli edecek kadar bu durumdan rahatsızdı. Bu nedenle Ali (a) aleyhindeki propaganda sütununu teçhiz etti.”
Muaviye'nin bu sahadaki çabalarından bir kısmı şöyledir:
3.2.1. Minberlerden resmen İmam Ali'ye (a) sövülmesi talimatını verdi ve bu işi namaz hutbelerinde yaygınlaştırdı. Tehditle insanları böyle davranmaya zorluyordu.
Ahnef b. Kays, İmam Ali'ye (a) lanet etmek istedi. Muaviye'nin ısrarıyla karşı karşıya olduğundan minbere çıktı ve dedi ki: “Muaviye bana Ali'ye lanet etme emri verdi. Muaviye ve Ali ihtilaf ettiler. Hangisine zulmedildiyse ona dua ediyorum. Allah'ın, meleklerin ve insanların laneti ey Allahım, zulmedene olsun. Lanetin bunlardan azgınlık eden grubun başına gelsin.” Halk da “amin” dedi.
3.2.2. Münafık sahabeyi İmam aleyhinde hadis uydurmaya teşvik etti. Semüre b. Cündüb'e, “leyletü'l-mebit”te İmam Ali (a) hakkında nazil olan “من الناس مـن یشـري نفسه ابتغاء مرضات الله” ayetinin İbn Mülcem hakkında olduğunu söylemesi için ona dörtyüz bin dirhem verdi. Bu zeminde iş o noktaya vardı ki ahkamda bile bidatlere el attılar. Mesela bayram namazı hutbelerinde İmam Ali'ye (a) sövüyorlardı. İnsanlar bunu işitmemek için namaz mekanını terketmeye başlayınca hutbeleri namaz öncesine aldılar.