7- KAHRAMANCA İTİDAL- İMAM HASAN'IN (A) ZAFER STRATEJİSİ

04 December 2025 43 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 9 / 11

İmam'ın ilim ve eğitim faaliyetleri öylesine derindi ki Muaviye Medine'den Şam'a gelmiş birine İmam Hasan'ı (a) sorduğunda şu cevabı aldı: “İmam Hasan (a) sabah namazını dedesinin mescidinde kılıyor. Güneş doğana dek de oturuyor. Sonra öğleye yakın vakte kadar erkeklere ahkamı açıklamakla ve eğitimle meşgul oluyor. Sonra namaz kılıyor ve aynı şekilde kadınlar öğleden sonra onun hadislerinden ve rivayetlerinden istifade ediyor. Bu onun günlük programı.”

İbn Sabbağ Malikî de şöyle yazar: “و کان اذا صلی الغداه فی مسجد رسول الله جلس فـی مجلسـه یـذکر الله حتی ترتفع الشمس و یحبس الیه من یجلس من سادات الناس یحـدثهم ... و یجتمـع النـاس حولـه فیـتکلم بمـا یشـفی غلیـل السـائلین و یقطـع حجـج المجادلین”, “Sabah namazını Mescid-i Nebi'de kılıyor. Güneş doğana kadar oturuyor ve Allah'ı zikirle meşgul oluyor. Gündüzleri erkekler etrafında halka oluyor. O da onlara ilahî ahkamı ve maarifi anlatıyor. Ahali anlattıklarını dinlemek için etrafında toplanıyor. Anlatılanlar dinleyenlerin kalbine şifa bahşediyor. Maarife susayanları doyuruyor. Beyanı kesin hüccettir. Öyle ki tartışma ve münazaraya yer bırakmıyor.”

Elbette ki Hazret böyle faaliyetler için ilim silahıyla donanmıştı. Üstelik de babası Emirülmüminin (a) ve dedesi Allah Rasülü'nden (s) miras bir ilim. Bu nedenle İmam Sadık (a) şöyle der: “Hazret-i Hasan (a) Muaviye ile barış yaptığında bir gün Nahila'da oturuyorlardı. Muaviye dedi ki: “Hazret-i Rasül'ün hurmayı ağaçta tahmin ettiği ve doğru çıktığını işittim. Bu konuda bilgin var mı? Şiîler hiçbir şeyin ilminin sizden gizli olmadığını iddia ediyor.” Hazret şöyle buyurdu: “Rasül-i Ekrem (s) salkımlarının sayısını beyan ederdi. Ben de tanelerinin sayısını sana söyleyebilirim. Dörtbindört tane.” Muaviye hurmanın toplanması talimatını verdi. Dörtbinüç tane oldu. İmam dedi ki: “Bir taneyi gizlediler.” Onu Abdullah b. Âmir'in elinde buldular. Bunun üzerine İmam, Muaviye'ye dedi ki: “Allah'a yemin olsun ki ey Muaviye, kafir olacak ve iman etmeyecek olmasan sana istediğin herşeyi haber verirdim. Peygamber hayattayken bunu yapıyordu ve onu tasdik ediyorlardı. Sen diyorsun ki, bunu dedesinden işitmiş olmalı, çünkü o zaman çocuktu. Allah'a yemin olsun ki Ziyad'ı babana nispet edeceksin, Hucr b. Adıyy'ı öldüreceksin ve Şiîlerin başını sana getirecekler.”

Buna ilaveten İmam, kendi meclislerinde bazen kerametler de gösteriyordu ve bu da insanların inancının derinlik kazanmasını sağlıyordu. Mesela Ümeyyeoğullarından bir gencin hikayesi gibi. Genç, Hazret'e mecliste hakaretamiz konuştu. İmam'ın icazıyla o anda kadın oldu ve sakalları dökülüverdi.

b) İmam Mücteba'nın (a) karşı girişimleri

İmam'ın, iki cephe arasındaki perdeyi kaldıran işlerinden diğer bir kısmı da İmam'ın Muaviye'nin faaliyetlerine karşı gerçekleştirdiği işlerle ilgilidir. Hazret, onun sapkınlıkları karşısına güçlü ve çetin bir savunmacı olarak çıkıyor ve sessiz kalmıyordu. Tabii ki İmam'ın tek başına varlığı bile pek çok sapkınlıklara engeldi ve ortada görünmesiyle birçok ihlalin etki gücü silinip gidiyordu. Bu nedenle İmam'ın şehadetinden sonra Şiîlere büyük baskılar başladı ve bu iş onları yok olmanın sınırına kadar getirdi. Hulasa İmam'ın bu faaliyetleri tam olarak Muaviye'nin din karşıtı girişimleri karşısında yer alıyordu. Bazıların değinelim.

1. Şiîleri himaye

Bu tür karşılıklar konusunda, Muaviye'nin sisteminin baskısı karşısında İmam'ın dostlarına yönelik himayesine değinmek yeterlidir. Yaşanan durumlarda İmam bu şahsiyetlerin yegane sığınağı idi. Büyük bir cesaretle Muaviye'nin ve memurlarının zulmüne karşı dimdik ayakta duruyordu.

Bu zamanda Ziyad Kufe'nin valisi miydi?

İmam'ın dostlarından Said b. Ebi Serh Kufî, Kufe valisinin (Ziyad b. Ebih) hışmına hedef oldu. Ziyad tarafından çağrıldı. O da kaçtı ve Medine'ye giderek İmam'a sığındı. Buna mukabil Kufe'nin hâkimi Said'in ailesini zindana attı, mallarını müsadere etti ve evini yıktı. Bu girişimin haberi Hazret'in kulağına ulaştığında Ziyad'a bir mektup yazdı: “اما بعد فانک عمدت الی رجل من المسلمین لـه مـا لهـم و علیـه مـا علـیهم فهدمت داره و اخذت ماله و حبست اهله و عیاله فان اتاك کتابی هذا فابن له داره و اردد علیه ماله”, “Müslümanlardan birini gaspetmiş durumdasın. Onun kâr ve zararı Müslümanların kâr ve zararı iken. Evini yıkmışsın. Malını almışsın. Ailesini zindana atmışsın. Mektubum sana ulaşır ulaşmaz evini yeniden yap, malını geri ver...”

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar