9- Fıkıh ve Tıp Açısından Anatomi

04 December 2025 24 dk okuma 6 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 1 / 6

Fıkıh ve Tıp Açısından Anatomi

Anatomi (anatomy) Yunanca bir kelimedir ve Latincedeki muadili (desectio) gibi “kesmek (cutting up)” anlamındadır. Usulen bedenin muhtelif parçalarının vaziyetini mütalaa etme durumunu ifade eder.” Bu tanımdaki temel dayanak “bedeni tanımak için bedeni parçalara ayırmak”tır. Anatomi için başka bir tanım daha zikredilmiştir ki bu, sadece “bedeni tanıma” kavramını kapsamaktadır. Örneğin “Bedeni tanıma veya anatomi, insan bedeninin yapısını, bu yapıyı oluşturan muhtelif organları ve bilahare bu organlar arasındaki irtibatları incelemek ve tanımaktır.” tanımında olduğu gibi.

Anatomi ve bedeni tanımayla ilgili konular, sistemlerin gerçek konumunu, fizyolojiyi ve insan bedeninin işleyişini görme doğrultusunda birkaç bin yıllık geçmişe sahiptir. Mesela eski zaman anatomist filozoflarından Alkmaion’un (M.Ö. 535) adını sayabiliriz. Alkmaion her ne kadar hekim unvanıyla bir şey yapmamış olsa da, özellikle görme sürecini araştırmak için göz yuvarını teşrih etmiştir.

Müslümanların bilimsel olarak açılım yaptığı çağda, teşrih, yüksek bir konuma ulaştı. İbn Sînâ’nın “Kânun”u ve Dümeyrî’nin “Hayatü’l-Hayavân”ına ilâveten, hissizlik (anestezi) cerrahisinde şaşırtıcı örnekler, boğulmaktan kurtarmak için nefes borusunun delinmesi (trakeostomi) ve hastanın boruyla beslenmesi, hicrî ikinci ve üçüncü asırda Müslümanların tıp karnesine kaydedilmiştir. Anatomi, dine eğilimli akıl sahipleri ve Allah’a inanan düşünürler için de hoş bir armağan sunmuş, diğer bütün deneysel ilimlerden daha fazla batınî ayetlerin dünyevî çehresinden örtüyü kaldırmış, “Yaratanların en güzeli olan Allah’ın şânı ne yücedir!” ayetinin esrarının bir köşesini gözler önüne sermiş ve nizamın delillerinin temellerini sağlamlaştırma cihetinde en üstün şahitleri bir araya toplamıştır. Gazzalî şöyle diyor: “…ve “Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?” ayetinin manasının kemâlini ancak, insanı zâhir ve bâtın üzerinden teşrih etme ilmini bilen, Kur’an’da onun adedini, hikmetlerini ve menfaatlerini bilen kimse anlayabilir. Bu geçmiştekilerin ve gelecektekilerin ilimlerindendir.”

Rönesans döneminden önceki anatomiyi “Klâsik anatomi (Classical anatomy)” diye adlandırmak mümkündür. Klâsik anatomi, “İnsan ve hayvanın bedenini tanımada aklî-deneysel araştırma” şeklindeki temel özelliklerle tanıtılabilir. Ondan sonraki üç yüzyıldaki anatomi “Deneysel anatomi (Empiriacal anatomy)” diye adlandırılabilir. Bu dönemde özellikle bedeni kesme yoluyla bedeni tanıma üzerinde çokça durulmaktadır. Yeni dünyada tıp alanında anatomi, geçmişe göre çok daha geniş bir alana yayıldı. Özellikle son birkaç on yılda anatominin niteliği ve alanı hakkında çeşitli ekoller ve yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Mesela gelenekçilik (traditionalism), dinamizm (progressive), muhafazakârlık (conservatism). Şimdi yirminci yüzyılın sonunda tıp ilmi, anatominin temelini ve esas mihverini teşkil ettiği bir noktaya ulaşmıştır. Öyle ki ondan yüz çevirmek, tıp ilminin çekirdeğini dışarı çıkarmak mesabesindedir. Bu dönemde hastaların tedavisinde, her organın anatomisi hakkında, diğer temel ve yan ilimler gibi iyi bir bilgi sahibi olan doktor daha başarılı olacaktır.

Anatominin Kullanıldığı Alanlar

Günümüz dünyasında anatomi iki önemli alanda kullanılmaktadır:

a) Tıp Alanında

Tıp biliminde anatomi için üç temel rol biçilmiştir. Bunlar:

1. Eğitim:

Anatomi eğitiminde bedenin parçaları, bedenin tamamının coğrafyasında her birinin konumu ve her uzvun diğer parçalarla münasebetleri dikkatle incelenir. Bu süreç kitap, tasvir, cansız manken ve bilgisayar yoluyla teorik konuların işlenmesi şeklindedir. Ancak neredeyse bütün uzmanlar, bu öğretimin yetersiz olduğu ve öğrencinin doğrudan cesede –bedeni kesme yoluyla- temas etmesi gerektiği üzerinde görüş birliğine sahiplerdir. Bu görüş, ne kadar gerçekçi olduğunu, gelişmiş sanayi ülkeleri araştırmacılara ve öğrencilere insan bedenini teşrih etme yolunu açtığı ve tıp öğretiminde göz alıcı başarılara ulaştıkları zaman gösterdi. Hâlihazırda tıp öğrencilerinin insan cesetlerine ulaşımı ve lüzum ölçüsünde onları teşrih etmesi, eğitim hususunda inkâr edilemez bir zaruret sayılmaktadır.

2. Uygulama:

Yirminci yüzyılda teşrih ve cerrahî bıçağı, tıp mühendisliği ve teknolojisi yardımıyla, bu ilimde şaşırtıcı bir devrim gerçekleştirdi. Tıp eğitimlerinin verimliliği, insan bedeni üzerindeki uygulamalara bağlıdır. Zira bu şekilde teşhis, tedavi ve cerrahî aşamasında, hastanın iyileştirilmesi için doğru olan en kısa yol izlenebilir. Genellikle uygulama merhalesinde iki hedef dikkate alınır:

a) Öğrencinin insan bedeniyle doğru şekilde karşılaşması. Mesela öğrenciden, kalbin koroner bir damarını, bütün göğsü ve damarları açmadan göstermesi istenebilir. Bu sadece, onun beden coğrafyasını son derece dakik bir şekilde bilmesiyle mümkündür. Bu sayede o bölgedeki dokuyu kesebilir ve cerrahî olarak sahih bir uygulama yapabilir.

Önceki Sayfa 1 2 3 Sonraki Sayfa

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar