Farklı İslam mezhepleri arasında olan ortak paydalar o denli çoktur ki; bunu bir ya da bir kaç makalede hatta bir kitapta toplamak imkânsızdır. Ortak binlerce fıkhi hüküm ve usuli mesele vardır. Ortak binlerce tefsir, akait konusu, dünya ve ahiret ile ilgili meseleler, ibadi, siyasi, ruhsal ve fiziksel içtimai ve ferdi konular, maddi ve manevi hepsi ama hepsinin ortak ve benzer yönleri vardır. Bunların hepsi Kuran ve Sünnet'ten yararlanılarak ortaya konulmuş ve insanların fıtri ve akli olarak doymasına neden olmuştur.
Acaba bunca ortak paydaya rağmen farklı İslam mezheplerinin fikir ve düşünce önderlerini bir saf içerisinde, bir cephede ve bir çatı altında görmemek ne denli doğrudur? Müslümanlar arasında samimiyet ve dostluk pekiştirilmeden bazı bencil ve içerisinde Allah korkusu olmayan, takvadan yoksun, dış mihrakların fitne tohumlarını ekmekle görevli, savaş davulları çalan, tekfir ehli ve Müslümanların kanının dökülmesini mubah sayan bu insanların önü kesilebilir mi?
2. Müslümanlar Arasındaki Kardeşliğin Din İçerisinde Var Olan Emirleri
Her ne kadar Akıl, aynı inanç ve yol üzerinde olan insanların dostluğu için yeterli ve en önemli unsur olsa da hala içlerinde şüphe ve kaygı olanlar için hem Kuran-ı Kerim, hem de Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt'ten gelen hadisler doğrultusunda onların içinde olan sıkıntıyı giderebilir ve bu dostluğu pekiştirebiliriz.
1. Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
" وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَم۪يعاً وَلَا تَفَرَّقُواۖ وَاذْكُرُوا نِعْمَتَ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ اِذْ كُنْتُمْ اَعْدَٓاءً فَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِكُمْ فَاَصْبَحْتُمْ بِنِعْمَتِه۪ٓ اِخْوَاناًۚ وَكُنْتُمْ عَلٰى شَفَا حُفْرَةٍ مِنَ النَّارِ فَاَنْقَذَكُمْ مِنْهَاۜ "
"Hep birlikte Allah'ın ipine yapışın, fırkalara bölünüp parçalanmayın; Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O'nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. Ateşten bir çukurun kenarında idiniz; sizi oradan kurtardı. Allah size ayetlerini bu şekilde açıklıyor ki, doğruya ve güzele yol bulasınız." Al-i İmran/103
Bu ayet-i kerimede de görüldüğü üzere Allah Teâlâ birlik ve vahdet emrini vermekte ve ayrılık ve tefrikadan uzak durulmasını öğütlemektedir. İnsanlar arasındaki düşmanlığı bir bela olarak addetmekte, iman etmenin getirisini de kalplerin birbirine ısınması olarak görmektedir. Allah bu düşmanlıkları yalnızca dostluğa değil kardeşliğe çevirmektedir. Bu ayet-i kerimenin içeriğine dikkatlice bakıldığında yalnızca ayrılık ve birlikteliği, dostluk ve kardeşliği görmekteyiz. Düşmanlığı bir kenara koymayı ve İlahi bir armağan olan kardeşliği unutmamamız gerektiğini öğütlemektedir.
2. Allah Teâlâ bir başka ayet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:
" و اطیعو الله و رسوله و لا تنازعوا فتفشلوا و تذهب ریجکم و اصبروا ان الله مع الصابرین"
"Allah'a ve Peygamberine itaat edin, birbirinizle çekişmeyin, sonra zayıflarsınız ve kuvvetiniz kalmaz" Enfal/46
"ان تنازعتم فی شی فردوه الی الله و الرسول"
"Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; -Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız-onu Allah'a ve Elçiye götürün." Nisa/59
"حتی اذا فشلتم و تنازعتم فی الامر"
"Nihayet siz korktunuz, Allah size sevdiğiniz(galibiyet)i gösterdikten sonra (verilen) emir hakkında (birbirinizle) çekişip isyan ettiniz " Al-i İmran/152
Yukarıdaki tüm bu ayet ve benzerleri Müslümanlar arasındaki tartışmaları, ihtilaf ve düşmanlığı yasaklayıp, men etmektedir.
3. Allah Teâlâ Cehennem ehli hakkında şöyle buyurmaktadır:
"قَالَ ادْخُلُوا ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ فِي النَّارِۜ كُلَّمَا دَخَلَتْ اُمَّةٌ لَعَنَتْ اُخْتَهَاۜ حَتّٰٓى اِذَا ادَّارَكُوا ف۪يهَا جَم۪يعاًۙ قَالَتْ اُخْرٰيهُمْ لِاُو۫لٰيهُمْ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَضَلُّونَا فَاٰتِهِمْ عَذَاباً ضِعْفاً مِنَ النَّارِۜ"
"(Allah) buyurdu: "Sizden önce geçen cin ve insan topluluklariyle beraber ateşin içine girin!" Her ümmet girdikçe yoldaşına la'net etti. Hepsi birbiri ardından orada toplanınca sonrakiler, öncekiler için dediler ki: "Rabbimiz, bunlar bizi saptırdılar. Bunlara ateşten bir kat daha azab ver!" A'raf/38
Sormak lazım acaba ellerinde Kuran olan, Sünnet ve İmamların, salih kulların ve Allah dostlarının eserleri olan, akıl ve temiz yaratılıştan nasiplenen bir ümmetin kalkıp da mantıklı ve basiretli hareket etmesi gerekirken birbirlerini lanetleyip, nefret etmeleri, tekfir edip, bozgunculukla suçlayıp hedeflerine ulaşmak istemeleri ne derece doğru?
Bu dünyada cehennem ehli sıfatlarına sahip olan kimselerin ahiret hayatında cennet ehli hüviyetinde olma ihtimalleri var mıdır acaba? Kuran-ı Kerim'de münafıklar hakkında şöyle buyrulmaktadır:
" ق۪يلَ ارْجِعُوا وَرَٓاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُوراًۜ"
"Şöyle denir onlara: "Arkanıza (dünyaya) dönün de bir ışık, bir nur arayın." Hadid/13
Bu söz karşılığında geri dönme arzusu ile "Belki iyi işler yaparım ve zayi ettiğim ömrü telafi ederim." der ve ona cevap olarak şöyle buyrulur:
"کلاً انها کلمه هو قائلها"