Cezada, öğrencinin uygunsuz hareketi yerilmelidir, onun şahsiyeti değil. Yani ona “Sen kötü bir insansın!” değil, “Yaptığın hareket çok kötü bir harekettir!” denmelidir. İmam Muhammed Bâkır (as) gereksiz yere birkaç güvercinin başını koparan Ebu Hamza’ya şöyle buyurmuştur: “Ne kadar kötü bir şey yapmışsın!” daha sonra bu yerginin nedenlerini açıklamıştır.
6-12 Ceza, Sadece Hatalıya Verilir
Kur’ân-ı Kerim’in buyruğuna göre, hiç kimse başka birinin günahını sırtlanmaz ve herkes kendi günahını yüklenmelidir. Bundan dolayı cezada sadece hatalı kimse göz önünde bulundurulmalı ve başka birisini onun yüzünden cezalandırılmamalıdır. Elbette eğer bir kimse uygunsuz bir hareketin gerçekleşmesine sebep olmuşsa, görünüşte her ne kadar kendisi o hareketi yapmamış olsa da o hareketin gerçekleşmesinde rolü olduğu kadar cezalandırılmalıdır. Kur’ân-ı Kerim bu konuda şöyle buyurmaktadır:
“Böylece kıyamet günü kendi günahlarını tam olarak, bilmeden saptırdıkları kimselerin günahlarını kısmen yüklenirler.”
Gelenek ve alışkanlık oluşturmak ve yerleştirmek hakkında nakledilen hadisler de bu konuya vurgu yapmaktadırlar.
6-13 Öğrencinin Hatayı ve Cezasını Bildiğine Dikkat Etmek
Öğrencinin yaptığı hatanın kötü olduğunu ve hatanın cezasının boyutunu bilip bilmediği, cezanın ölçüsünün belirlenmesi noktasında önemlidir ve buna dikkat etmek gerekir. Eğer öğrenci, yaptığı şeyin kötü olduğunu ve o hata için ceza verildiğini bilmiyorsa, ona ceza vermek caiz değildir. Böyle bir durumda ceza verilirse, ters sonuçlar doğuracaktır. İmam Cafer Sadık (as) hırsızlık yapmış bir çocuk hakkında Muhammed b. Halid’e şöyle buyurmaktadır:
“O çocuğa hırsızlığın cezasının olduğunu bilip bilmediğini sor. Eğer bildiğini söylerse, ona cezanın ölçüsünü ve ne şekilde olduğunu bilip bilmediğini sor. Eğer hırsızlığın cezasının parmakların kesilmesi olduğunu bilmiyorsa onu bırak gitsin…”
İmam Muhammed Cevad (as) başka bir hadiste şöyle buyurmaktadır:
“Eğer İslâm’ı genel olarak bilip, Müslüman olduğunu ikrar eden ancak İslâm’ın ve hükümlerinin açıklamasını duymamış, Arap olmayan bir kimseyle karşılaşsam ve onun zina, hırsızlık veya şarap içmek gibi suçlara mürtekip olduğunu görsem İslâmî cezaları ona uygulamam. Elbette hükümleri bildiğine dair bir delil olursa, o zaman uygularım.”
6-14 Olumlu Özellikleri Göz Önünde Bulundurmak
Olumlu özellikleri olan bir öğrenci affedilmeli veya cezasında indirime gidilmelidir. Bu davranışın etkisi, cezanın etkisinden çok fazla olacaktır. Zira hem öğrencideki o olumlu özellikler teşvik edilmiş olur hem de öğrenciyi eğitmene ve eğitim programına yönlendirmiş olur. İmam Cafer Sadık’tan nakledilen bir hadiste şöyle buyurmaktadır:
“Hz. Peygamberin yanına savaş esirleri getirildi. Olumlu bir özelliği olan bir kişi hariç diğerlerine ölüm cezası verdi. Bırakılan kişi, olumlu bir özelliği olduğundan dolayı serbest kaldığını öğrendiğinde iman etti ve Hz. Peygamberle katıldığı bir savaşta şehit düştü.”
Başka hadislerde de cömert kimselerin cezalandırılmasından vazgeçilmesi söylenmiştir.
6-15 Geri Dönüş İçin Yeşil Işık
Eğitmen tüm gücünü ceza vermek için kullanmamalı ve bunda son uygulamayı yapmak için çaba harcamamalıdır. Yani ceza esnasında öğrenci pişman olup hatasını telafi etmek istediğinde tüm köprüler yıkılmış olmamalıdır. Cezanın her merhalesinde, cezanın sınırı ve niceliği öyle olmalıdır ki öğrenci pişman olup eğitmenle yeniden irtibat kurmak istediğinde geri dönebileceğini bilmelidir. Emir’ül Müminin Ali (as) oğlu İmam Hasan’a (as) vasiyetinde bu noktaya işaret etmekte ve şöyle buyurmaktadır:
“Eğer bir din kardeşinle görüşmek istemezsen, kendinde onun dostluğu için bir miktar yer bırak ki sana geri dönmek istediğinde dönebilsin.”
7- Ceza Metodunun Zararlarını Tanıma
Ceza metodunu uygulamada, metot temel ve kurallarına uymamak ve çeşitli boyutlarına dikkat etmemek, zararların ve sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu başlıkta bunlardan bazılarına değineceğiz:
7-1 Ceza ve Suçlamada Acele Etmek
Ceza metodunun zararlarından birisi, ceza vermede acele etmektir. Ortada ceza verilecek bir hata olmayabilir ya da öğrenci yaptığı şeyden dolayı pişman olmuş olabilir. Bu durumda cezada acele etmek, öğrencinin gururunu kırmaya ve şahsiyetini lekelemeye neden olabilir. Emir’ül Müminin Ali (as) bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Bir kimseyi günahından dolayı ayıplamak için acele etmeyin. Belki o günahı affedilmiştir.”
7-2 Ceza ve Yermede Aşırı Gitmek
Öğrenciye ceza vermede ve yermede aşırı gitmek, eğitsel sonuçları ortadan kaldırır, öğrencide inat ateşini alevlendirir ve düşmanlık ve kinin oluşmasına neden olur. Müminlerin Emiri Ali (as) şöyle buyurmaktadır:
“Yermede aşırı gitmek, inat ateşini alevlendirir.”
Başka bir hadiste de şöyle buyurmaktadır:
“Çok yermeyin, zira kine neden olur ve öğrenciyi düşmanlığa sevk eder.”
7-3 Kızgınlık Halinde Ceza Vermek