3. Logos ve Nomos
Makul bir tür olarak insanın bilim, felsefe ve matematik yapan, teknoloji üreten bir tür olarak doğa üzerindeki hakimiyeti giderek artmaktadır. İnsan, doğada işleyen logos ile zihnin verili yapısı olan lojik’i (mantık, makuliyet) birleştirerek doğa ve insan üzerinde egemenlik kurmanın enstrümanlarını gün geçtikçe güçlendirmektedir. Yapay zekâ, biyoteknoloji ve robotik bilim ile insanın doğaya ve insanın insana egemenliği aslında “logos”un keşfi ve araçsallaştırılmasından ibarettir. İnsanın sahip olduğu tutkulu egemenlik eğilimi karşı konulmaz bir düzeye evrilmiş durumdadır.
İnsanın tür olarak kendi bedeniyle ve doğayla kurduğu ilişkide her zaman kendi cinsine ve doğaya karşı tehlike barındırır. Fizik ve biyoloji biliminin barındırdığı “logos”u anlama niyetiyle bilim yapmak doğayla uyumu kolaylaştırır. Ama doğadaki logosu yönetmek veya dönüştürmek niyetiyle yapılan bilim insana karşı bir suikasttan başka bir şey değildir. İnsanın kendisiyle, türüyle, diğer canlılarla ve doğa ile ilişkisi “nomos” ile düzenlenmiş olmalıdır. Başka bir deyişle logosa yönelimin bir nomosu yani ilkesi olmalıdır.
Nomos yukarıda da anlatıldığı gibi kanun, ilke ve hukuk anlamına gelen Grekçe bir kelimedir. Bu kelime Arapça’da, Türkçe’de, Kürtçe’de ve Farsça’da “nâmûs” şeklinde kullanılmaktadır. Bu dillerde de benzer şekilde “kanun, kural ve örf” anlamında kullanılmaktadır.
Yahudi ve Hristiyan kültüründe “Mûsâ’ya gönderilen şeriat” (Tevrat) anlamındaki “nomos” kelimesi İslam kültüründe kimi zaman vahyin gelişiyle alâkalı bazı rivayetlerde Cebrâil anlamında da kullanılmıştır. Hem Batı hem de İslam dünyasında “nomos” kelimesinin ilke ve kanun anlamında kullanılıyor olması bir tesadüf olamaz. O nedenle nomos kelimesi bu metinde de benzer anlama yakın şekilde “ilişkilerde ilkeli” ve “evrensel kanun”a uygun davranma anlamında kullanılmaktadır. İnsan kişisel yaşamı ve türün tarihi içinde çevresiyle çeşitli ilişkiler kuran bir canlıdır. Genel itibarıyla insanın geliştirdiği ilişkileri iki farklı kategoride düşünmek mümkündür. Birincisi kendisiyle kurduğu ilişki, ikincisi ise çevresiyle kurduğu ilişki. Kendisi ile kurduğu ilişki de bedeniyle ve zihniyle kurduğu ilişki olmak üzere ikiye ayrılır. İnsanın çevresiyle kurduğu ilişki aynı şekilde iki çeşittir. İnsanla kurduğu ilişki ve doğayla kurduğu ilişki. Bu bağlamda insanın hem tür olarak hem de birey olarak dört temel ilişkisi vardır:
- İnsanın kendi bedeniyle kurduğu ilişki.
- İnsanın zihniyle kurduğu ilişki.
- İnsanın insanla kurduğu ilişki.
- İnsanın doğayla kurduğu ilişki.
Tekil ve türsel olarak insanın geliştirdiği ilişki genel olarak ya karmaşık, rastgele ve kuralsız olur ya da ilkeli, kurallı ve düzenli olur. Düzensiz ve kuralsız ilişki kurmak insana özgü bir durumdur. Doğanın yapısında, buna insanın biyo doğası da dâhil, kurallı ve düzenli bir nomos ilişkisi vardır. İnsanın kendisiyle ve doğayla kurduğu ilişkilerinde her zaman kurallı ve ilkeli olduğu söylenemez. Çünkü ilişkilerini özgürlük bilincine sahip bir varlık olarak geliştirmektedir. O nedenle eylemlerinde öngörülebilirlik zordur. Yani ne doğadaki logos ne de değerlerdeki nomos ilişkisi sürekli ve düzenli değildir.
Bir toplumda logos ve nomos merkezli ilişki biçimleri ne kadar gelişirse o toplumda hukuk kültürü o derece gelişmiş olur. İnsan için medenileşmenin temel kuralı varlıkla kurallı ilişki kurmaktır. Kuralsız ilişki vahşiliğin ve barbarlığın işaretidir. Kural ahlaktır, hukuktur, dindir. Dinler ve sağduyulu ideolojilerin çoğu ortak ahlakî kurallara çağrı yapar. Ve bu çağrı yalnızca insanadır. Çünkü cisimler ve insanın dışındaki canlılar dünyasında oluş ve bozuluş (kevn ve fesad) kurallı bir şekilde gerçekleşmektedir. Fizik ve biyoloji yasaları konusundaki bilimsel hesaplama imkânı bu kurallı işleyişten ileri gelmektedir. Son dönem belirsizlik ve kaos kuramlarını burada tartışma dışı bırakmak gerekir.
Evrenin tamamında yer alan kurallı yaşam yani logos, insanda yerini özgürlük ve irade adına kısmi belirsizliğe bırakmıştır. İnsanın kurallı ve makul yaşamı benimsemesini “nomotik yaşam” olarak isimlendirmek uygun olabilir. Nomotik yaşam insanın özel ve kamusal ilişkilerini makuliyet esasına göre düzenlemesidir. Dilden hukuka, ahlaktan siyasete her alanda makuliyet hukukla, hukuk da nomosla mümkün olacaktır.