İmam Hasan’ın İlmî Mirası

04 December 2025 41 dk okuma 10 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 9 / 10

Allah’ım! Kesin olarak biliyorsun ki, ben kılıcım körelip de tek başıma kalıncaya kadar ne gayretimi esirgedim ve ne gücüme engel oldum. Şiîlerin kanlarını saldırganlar karşısında korumak ve zorbalığı durdurmak için benden öncekilerin yolunu izledim. Velilerimin korudukları ahiret ve dünya duyarlıklarımın bekçisi oldum. Senin desteğin gelinceye kadar onların soğukkanlılıkları gibi soğukkanlı oldum, onların düzenlilikleri gibi düzen benimsedim, onların yolunu yol edindim, onların yöntemini yöntem edindim. Ve sen hakkın destekleyicisi, yardım edicisisin. Her ne kadar vade beklenenden geç ve düşmanları yok etme vakti uzak olsa da (senin desteğine ümitle bağlıyım). Allah’ım! Muhammed’e ve onun Ehl-i Beyti’ne rahmet ihsan eyle. Zafere ulaştıracağın hak ile, zalimlerin yakasına yapışacağın el ile ve ortaya çıkaracağın ilim ile o zalimleri sonsuz azaba çarpılanlara kat, gözlerini doğruluktan yana kör eyle, nefsanî hazlarının karanlıklarında ilerlemelerini sağla ki, gaflet içinde yakalansınlar, uykudayken baskına uğrasınlar. Hiç şüphesiz sen kerem sahibi ve her şeyi bilensin.[52]

İmam’ın (a.s) duasının son cümlelerinde, Emevî iktidarından çektiği müthiş acıların somut izleri görülüyor. Burada, bu iktidarın, onun ve Peygamberimizin (s.a.a) dokunulmazlıklarını çiğnemesi karşısında yüce Allah’ın güçlü ve üstün bir hamle ile onların yakalarına yapışması, onları cezalandırması için dua ediyor.

2- İmam Hasan (a.s), şimdi sunacağımız bu duayı, kendisine zulmedenlere, ona saldıranlara karşı seslendirerek yüce Allah’tan onların kendine yönelik kötülüklerini önlemesini ve kendisini onlara üstün getirmesini talep ediyordu:

Allah’ım! Ey iki deniz arasına perde, arakesit ve geçilmez engel koyan! Ey güç ve otorite sahibi! Ey konumu yüce olan! Nasıl korkarım ki, emelim sensin. Nasıl zulme mahkûm olurum ki, sana dayanıyorum. Beni kendi örtün ile düşmanlarından sakla. Emrinle beni düşmanlarım karşısında üstün getir. Desteğinle beni güçlendir. Sana sığınıyorum. İltica sana doğrudur. Bu durumumdan bana çıkış ve açılım nasip eyle. Ey Haremi Şerif ehlini Ashabı Fil’den kurtaran, onların üzerine pişirilmiş balçıktan dökülmüş taşlar atan Ebabil kuşları gönderen! Bana düşman kesilenlere ağır ceza okları at.

Allah’ım! Senden bütün dertlerden şifa, düşmanlara karşı yardım, sevdiğine ve razı olduğuna muvaffakiyet isterim. Ey göklerin, yeryüzünün, bu ikisinin arasının ve yeraltının ilâhı! Senden şifa diler, senden afiyet ister ve yalnız sana tevekkül ederim. İlerde Allah onlara yetecektir. O her şeyi işitir ve her şeyi bilir.[53]


[1]– Enbiyâ, 73

[2]– Cuma, 2

[3]– Fusulu’l-Muhimme, İbn Sabbaği’l-Maliki, 142

[4]– Nuru’l-Ebsar, 110

[5]– el-Eimmetu’l-İsna Aşer, 37

[6]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/343/346

[7]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/357

[8]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/346/347; Keşfi’l-Ğumme ve İrşadu’l-Gulub’dan naklen.

[9]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/346/347, Keşfi’l-Ğumme ve İrşadu’l-Gulub’dan naklen.

[10]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/360, Tuhefu’l-Ukul’dan naklen.

[11]– Burûc, 3

[12]– Ahzâb, 33

[13]– Hûd, 103

[14]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/362; el-Fusulu’l-Muhimme, İbn Sabbağ el-Malikî, s. 160’dan naklen.

[15]– Muvaffakiyyat, 354/359; Ensâbu’l-Eşrâf, 1/390; el-Muhtasaru Fi’ş-Şemaili’l-Muhammediyye, Tirmizi, 39

[16]– Biharu’l-Envar, 43/351

[17]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/335

[18]– Resailu Cemrati’l-Arab, 2/25

[19]– Mecmeu’l-Bahreyn: “Cud” maddesi.

[20]– Hûd, 11. bk. Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/360, Tuhafu’l-Ukul’dan naklen.

[21]– Âl-i İmrân, 34

[22]– Celau’l-Uyun, 1/328

[23]– Sâd, 88; Murucu’z-Zeheb, 2/306

[24]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/363

[25]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/365, Yenâbiu’l-Mevedde’den naklen, 3/151

[26]– Mu’cemu Ehadisi’l-İmami’l-Mehdi, 3/165

[27]– Mu’cemu Ehadisi’l-İmami’l-Mehdi, 3/167

[28]– Tarih-i Yâkubî, 2/206

[29]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/343

[30]– Muaviye’nin ikinci sorusuna binaen verilen cevap. bk. Tarih-i Taberî, 202

[31]– el-İmamu’l-Müçteba, Hasan Mustafavî, 245

[32]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/343

[33]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/344, 345

[34]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/344, 345

[35]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/341. Başka bir kaynağa göre alçaklığı ve şerefsizliği: “Haklar ile ilgili olarak kızmayan ve nimete karşı şük-retmeyen kişi” şeklinde tarif etmiştir.

[36]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/341-344, Tarih-i İbn Kesir’den naklen, 8/39

[37]– Tarihu’l-Yakubî, 2/202

[38]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/345, Nuru’l-Ebsar’dan naklen, 110

[39]– Nebe, 31

[40]– Zümer, 61

[41]– Tuhefu’l-Ukul, 55

[42]– Tarihu’l-Yakubî, 2/202

[43]– Tuhefu’l-Ukul, 55

[44]– Uyunu’l-Ahbar, İbn Kuteybe, 3/3

[45]– Hayatu’l-İmami’l-Hasan, 1/351

[46]– Ricalu İsfahan, 1/331

[47]– [Bu hüküm farz olmayan kurbanlıklar içindir; buna göre kesilen kurbanlık inek ise yedi kişiden fazlasının ve deve ise on kişiden fazlasının onda ortak olmaması müstehaptır. Ama hac amellerini yeri-ne getiren kişinin tek başına bir kurbanlık kesmesi gerekir; Caferî Mez-hebi’ne göre farz olan bu kurbanlıkta başka biriyle ortak olamaz.]

[48]– Müstedreku’l-Hakim, 3/230

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar