• Kerem: İstemeden önce vermek, iyi şekilde bağışta bulunmak ve kıtlıkta yemek yedirmek.[33]
• Yiğitlik: Komşuyu himaye etmek, savaşta (belâ, musibet ve hoşa gitmeyen durum karşısında) savunma yapmak, direnmek ve zorluklar karşısında sabretmek.[34]
İmam Hasan (a.s), babasının kötü ahlâk örnekleri ile ilgili başka bir soru gurubunu, ayrıntılı ve zorlamasız şekilde cevaplandırmıştı. Bu cevaplardan bazı seçmeler sunuyoruz:
• Alçaklık: Aza göz dikmek ve değersiz şeyleri esirgemek.
• Şerefsizlik: Kişinin kendisini (veya malını) koruyup eşini (ırzını) harcaması.[35]
• Cimrilik: Elindeki malı değerli, iyilik için yaptığın harcamayı kayıp görmen.
• Korkaklık: Dosta karşı cesur olmak, düşmandan çekinmek.
• Fakirlik: Nefsin her şeye yönelik doyumsuzluğu, her şeye göz dikmesi.
• Külfet (Kişinin kendisi için zorluk çıkarması): Kendisini ilgilendirmeyen konuda konuşmak.
• Ahmaklık: İmamına karşı gelmen, ona karşı sesini yükseltmen.
• Sefihlik/Akılsızlık: Alçaklara uymak ve sapıklarla arkadaş olmak.
• Gaflet: Mescidi terk etmek, bozgunculara itaat etmek.
• Mahrumiyet: Sana sunulduğu hâlde nasibini bırakman.[36]
• En kötü insan: Geçiminde hiç kimsenin ortak olmadığı (başkalarının geçimini sağlamayan) kimse.[37]
İmam Hasan (a.s), temel ahlâkî cürümler, başlıca rezillikler hakkında şöyle buyurmuştur:
İnsanın helâk olması şu üç şeydedir: Kibir, hırs, kıskançlık.
Kibir: Dinin mahvolması onunladır, İblis onun sebebi ile lânetlendi.
Hırs: Nefsin düşmanıdır. Onun sebebi ile Âdem cennetten çıkarıldı.
Kıskançlık: Kötülüğün habercisidir. Habil’in Kabil’i öldürmesine o sebep oldu.[38]
Hikmetli Öğütler Üzerine
1- İmam Hasan (a.s), takvanın tarifi ve buna yönelik teşvik üzerine şöyle buyurdu:
Allah sizi boşuna yaratmadı ve sizi başıboş, kendi başınıza bırakacak da değildir. Ecellerinizi yazdı, her akıl sahibinin derecesini bilmesi, kendisi için takdir edilen şeyin mutlaka eline geçeğini ve eline geçmeyen şeyin eline geçmesinin zaten söz konusu olmadığının kavranması için geçim kaynaklarınızı aranızda bölüştürdü. Dünyalık geçiminizi üstlendi ve sizin kendinizi O’na kulluk etmeye vermenize zemin hazırladı. Sizi şükretmeye teşvik etti. O’nu zikretmeyi üzerinize farz kıldı. Size takvayı tavsiye etti. Takvayı rızasının/hoşnutluğunun son noktası saydı. Takva her tövbenin kapısı ve her hikmetin başı ve her amelin şerefidir. Kurtuluşa eren takva sahipleri, ancak takva sayesinde kurtuldular. Nitekim yüce Allah şöyle buyuruyor: “Şüphe yok ki, takva sahipleri için kurtuluş vardır.”[39] Yine buyuruyor ki: “Allah, takva sahiplerini kurtuluşlarına sebep olan şeyle korur. Onlara kötülük dokunmaz ve onlar üzülmezler.”[40]
Ey Allah’ın kulları! Allah’tan korkup sakının ve bilin ki, kim Allah’tan korkup sakınırsa, Allah kendisine fitnelerden çıkış yolu gösterir, onu işinde doğru istikamete yöneltir, kemale ermesini sağlar, delilini (sağlam, açık ve) galip kılar, yüzünü ak eder ve Allah’ın kendilerine nimet sunduğu peygamberler, sıdıklar (doğrular), şehitler ve salihler ile beraber isteklerinizi yerine getirir; ne iyi arkadaştır onlar![41]
2- Bir defasında zengin bir adam İmam Hasan’a (a.s) geldi ve “Ey Resulullah’ın oğlu, ben ölümden korkuyorum.” dedi. İmam (a.s) ona şu cevabı verdi:
Bunun sebebi şu ki, sen malını arkada bıraktın. Eğer onu önden gönderseydin, ona kavuşmak seni sevindirirdi.[42]
3- İmam Hasan (a.s), rızk arama ile ilgili olarak şöyle buyurdu:
Rızk arama peşinde üstün gelme amaçlı bir mücadeleye girişme. Aynı zamanda kadere, teslimiyetçi bir yanılgı yükleme. Çünkü fazlayı istemek sünnettendir, kazançta aza kanaat etmek, açgözlü olmamak ise iffettendir. Ne iffet rızkı geriye iter ve ne hırs fazlayı getirir. Çünkü rızklar bölüştürülmüştür ve hırsı kullanmak, günahları kullanmaktır (ihtirasa dayanan bir hareket günahtır).[43]
4- Mescitlere bağlılığı ve sürekli gidip gelmeyi teşvik etmekle ilgili olarak şöyle buyurdu:
Mescide devamlı gidip gelen insan şu sekiz hasleti kazanır: (Faydalanacağı) sağlam bir ayet/alâmet, yararlı olacak bir kardeş, yeni bir bilgi, beklenen/umulan bir rahmet, hidayete erdiren veya alçaklıktan men eden bir söz, utanç veya korku sebebi ile günahları terk etmek.[44]
5- İmam Hasan (a.s) siyaseti kapsamlı ve eksiksiz bir şekilde tarif etmek üzere şöyle buyurdu:
Siyaset; Allah’ın haklarını, yaşayanların haklarını ve ölülerin haklarını gözetmendir:
Allah’ın hakları, onun istediklerini yerine getirip yasakladıklarından kaçınmaktır.
Yaşayanların haklarına gelince, kardeşlerine karşı görevlerini yerine getirmen, mensubu olduğun ümmete hizmet etmekten geri kalmaman, veliyyi emr/ yönetici ümmetine karşı samimi davrandığı oranda ona samimiyetle bağlılık göstermen ve doğru yoldan saptığı zaman yüzüne karşı şikâyet içerikli sesini yükseltmendir.
Ölülerin hakları ise onların iyi taraflarını anman, kötülüklerine göz yummandır. Çünkü onların kendilerini hesaba çekecek Rableri vardır.[45]
Şimdi de İmam Hasan’ın (a.s) kısa hikmetli sözlerinden ve kıymetli özlü buyruklarından bazı örnekler sunuyoruz: