Kahramanca İtidal: İmam Hasan’ın Zafer Stratejisi

04 December 2025 48 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 7 / 11

 “Vallahi hepsi de uydurma ve tezvirat.” [37]

Eban b. Tağleb şöyle anlatır: İmam Bakır’a dedim ki: “O hadislerin bazılarını açıklar mısınız?” İmam şöyle dedi:

“رووا ان سیدي کهول اهل الجنه ابوبکر و عمـر و ان عمـر محـدث و ان الملک یلقنه و ان السکینه تنطلق علی لسانه و ان عثمان الملائکه تسـتحیی منه”

“Ebubekir ve Ömer’in cennetliklerin iki şeyhi olduğunu rivayet ediyorlar. Diyorlar ki, Ömer meleklerden haber alıyordu. Melekler ona meseleleri telkin ediyor ve onun dilinden sükûnet ve vakar içine dökülüyordu. Diyorlar ki Osman, meleklerin kendisinden haya ettiği kişidir.”

Sonra İmam şöyle dedi: “Allah’ yemin olsun ki bunların hepsi uydurmadır.” [38]

3.2. Emîrülmü’minîn’in (a.s) simasından kutsallığın silinmesi

Muaviye’nin diğer bir girişimi de İmam’ın simasından kutsallığı silmek ve bu hilekârlıkla da onun kalplerdeki konumunu örselemekti.

Şehit Mutahharî şöyle yazar: “Ali (a.s) dünyadan gitti ve Muaviye halife oldu. Muaviye’nin beklentisinin aksine Ali (a.s) bir güç olarak baki kaldı. Muaviye, dengesini ve metanetini koruyamadığını hal ve hareketleriyle belli edecek kadar bu durumdan rahatsızdı. Bu nedenle Ali (a.s) aleyhindeki propaganda sütununu teçhiz etti.”[39]

Muaviye’nin bu sahadaki çabalarından bir kısmı şöyledir:

3.2.1. Minberlerden resmen İmam Ali’ye (a.s) sövülmesi talimatını verdi ve bu işi namaz hutbelerinde yaygınlaştırdı. Tehditle insanları böyle davranmaya zorluyordu.

Ahnef b. Kays, İmam Ali’ye (a.s) lanet etmek istedi. Muaviye’nin ısrarıyla karşı karşıya olduğundan minbere çıktı ve dedi ki: “Muaviye bana Ali’ye lanet etme emri verdi. Muaviye ve Ali ihtilaf ettiler. Hangisine zulmedildiyse ona dua ediyorum. Allah’ın, meleklerin ve insanların laneti, ey Allahım, zulmedene olsun. Lanetin bunlardan azgınlık eden grubun başına gelsin.” Halk da “amin” dedi.

3.2.2. Münafık sahabeyi İmam aleyhinde hadis uydurmaya teşvik etti. Semüre b. Cündüb’e, “leyletü’l-mebit”te İmam Ali (a.s) hakkında nazil olan “من الناس مـن یشـري نفسه ابتغاء مرضات الله” ayetinin İbn Mülcem hakkında olduğunu söylemesi için ona dörtyüz bin dirhem verdi. Bu zeminde iş o noktaya vardı ki ahkamda bile bidatlere el attılar. Mesela bayram namazı hutbelerinde İmam Ali’ye (a.s) sövüyorlardı. İnsanlar bunu işitmemek için namaz mekanını terketmeye başlayınca hutbeleri namaz öncesine aldılar.[40]

İmam Bakır (a.s) Ümeyyeoğullarının bu bidati konusunda şöyle der:

“ویروون عن علی اشیاء قبیحه و علی الحسن و الحسین علیهما السلام مـا یعلم الله انهم قد رووا فی ذلک الباطل و الکذب و الزور”[41]

“İmam Ali (a.s) Hasan (a.s) ve Hüseyin (a.s) hakkında çirkin şeyler naklediyorlardı. Allah biliyor ya, hepsi de bâtıl, yalan ve bühtandı.”

4. Veraset hükümetini oluşturma gayreti

Muaviye’nin asıl hedefi, tüm teşebbüslerinin ekseni olan hükümeti ele geçirmek ve Ümeyyeoğullarının elinde kalmasını sağlamaktı. İmam Hasan (a.s) bu gizli hedeften haberdardı ve hücceti tamamlamak üzere onu barış şartlarına yazdırdı:

“هذا ما صالح علیه الحسن بن علی بن ابی طالب معاویة بن ابی سـفیان صـالحه علیان یسلم الیه ولایه امر المسـلمین علیـان یعمـل فـیهم بکتـاب الله و سـنه رسوله و سیره الخلفاء الصالحین و لیس لمعاویة بن ابی سفیان ان یعهد الـی احد من بعده عهدا بل یکون الامر من بعده شوري بین المسلمین”[42]

 “Bu anlaşma Hasan b. Ali b. Ebi Talib ile Muaviye b. Eb Süfyan arasında barıştır. Onunla Müslümanların yönetim işini ona bırakmak üzere barış yaptı. Şu şartla ki, Müslümanlar arasında Allah’ın Kitabı, Peygamber’in (s.a.a) Sünneti ve salih halifelerin siretiyle amel edecektir. Muaviye kendisinden sonra kendi yerine kimseyi seçme hakkına sahip değildir. Halife tayini Müslümanlar arasında şûra esasına göre olacaktır.”

Muaviye asıl hedefi istikametinde, yoldaki engelleri kaldırdıktan onbeş yıl sonra ahaliye görüşünü sormaya ve oğlu Yezid için Mekke, Medine, Şamlar, Irak ve diğer yerlerden biat almaya karar verdi. Bu amaçla tüm hükümet merkezlerine emirname gönderdi ve muhalifleri şiddet kullanarak ezdi. Ama bir süre sonra herkesten biat alma planına odaklandı. Çünkü havas gruplar hâlâ ona muhalifti. En büyük tehlike de iki nedenle İmam Hasan (a.s) tarafından geliyordu:

Birincisi, muhaliflerin çoğu Allah Rasülü’nün (s.a.a) sülalesinin ne yapacağını görmeyi bekliyordu. Çünkü barış anlaşmasında Muaviye’nin kendi yerine birisini bırakmaması şartı vardı.

İkincisi, İmam Mücteba (a.s) Müslümanlar arasında oldukça güçlü bir mevkiye sahipti ve hilafeti üstlenmek için muazzam bir liyakati bulunduğu ifade ediliyordu.

Bir taraftan Muaviye, eğer velayet mevzusunu halka bırakırsa hiç kimsenin Yezid’e en küçük bir ilgi göstermeyeceğini biliyordu. Bu yüzden muhalifleri kendi yanına çekme düşüncesini geliştirdi. Hüseyin b. Ali, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Zübeyir, Abdullah b. Ca’fer gibi isimlere mektuplar yazdı. İmam Hüseyin (a.s) cevabında şöyle diyordu:

“اتق الله یا معاویة! و اعلمان الله کتابا لا یغـادر صـغیره و لا کبیـره الا احصـاها، واعلم ان الله لیس بناس لک قتلک بالظنه و اخـذك بالتهمـه و امارتـک صـبیا یشرب الشراب و یلعب بالکلاب ما اراك الا و قد او بقت نفسـک و اهلکـت و اضعت الرعیه والسلام”[43]

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar