Aynı şekilde altıncı asrın tefsirleri arasında, hicrî 552’de vefat eden Ebu’l-Fütûh Râzî’nin telifi olan Ravzü’l-Cinân’a da işaret edilebilir. Müellifi bu tefsiri Farsça olarak yazmıştır. Şiî müfessirlerden Emînü’l-İslam Tabersî ve Ehli Sünnet müfessirlerinden Fahri Râzî’nin, Ebu’l-Fütûh Râzî’nin tefsirinden oldukça istifade ettikleri söylenir. O, aslen Horasan bölgesinin Nîşâbûr şehrinden idi, ancak Rey’de yaşamış ve yine burada vefat etmiştir. Onun kabri şu anda da Rey şehrinin meşhur mekânlarındandır (Mutahharî, 1987, s. 404).
7.Hicrî VII. Yüzyıl (Hicrî Altıncı Yüzyıldaki İlmî Hareketin Devamı Ve Önceki Tefsirlere Şerh Yazılması)
Yedinci yüzyıl ve sonrasında İranlı Ehli Sünnet âlimlerinin tefsirleri, önceki tefsirler kadar muhkem değildir. Yedinci yüzyılda kaleme alınan Envârü’t-Tenzîl bir kenara bırakılırsa, bunun dışındaki tefsirler, ya önceki tefsirlere şerh hükmündedir ya da Kur’ân’ın herhangi bir bölümünün tefsirinden ibarettir (Safâ, 1984, c. 1, s. 70).
Envârü’t-Tenzîl ve Esrârü’t-Te’vîl, yedinci yüzyılın en önemli tefsirlerindendir. Yazarı, Fars eyaletinin Beyzâ şehrinden olan Nasirüddîn Amr bin Muhammed Şîrâzî Beyzâvî’dir. Bu tefsir, Tefsîr-i Keşşâf ve Mefâtîhü’l-Gayb’ın bir özetidir (Durûdî, 1984, c. 1, s. 115). Müellifi Şâfiî’dir. Onun tefsiri, fıkhî ve felsefî tefsirler kategorisinde yer alır. Beyzâvî’nin tefsir metodu, sûrelerin tertibiyle olan bir tefsiridir. Feyz-i Kâşânî, kendi Tefsîr-i Sâfî’sinde de bu tefsirden istifade etmiştir. Aynı zamanda Şeyh Bahâî de bu tefsire bir şerh yazmıştır (Gibb, 1992, s. 86).
Yedinci yüzyılın diğer tefsirlerinden biri de Mahmud Nesefî Hanefî’nin eseri olan Medârikü’t-Tenzîl ve Hakâyikü’t-Te’vîl adlı tefsirdir. Nesefî, hadîs ve fıkıh ilimlerinde âlim idi. Onun tefsiri, şahsî görüşlere göre yapılan tefsirlerdendir. Nesefî kendi tefsirinde güvenilir (müvassak) hadîs ya da haber bulmasa idi, şahsî görüşlerini izhar ederdi. Onun tefsir yöntemi, âyetlerin âyetlerle tefsir edilmesidir. Tefsiri dört cilt olarak basılmıştır (Durûdî, 1984, c. 1, s. 202).
Yedinci asrın diğer tefsirleri arasında, Şiî ulemadan Sadreddîn Ebû Muhammed Rûzbehân Şîrâzî’nin telifi olan Tefsîrü Arâisi’l-Beyân fî Hakâyiki’l- Kur’ân zikredilebilir. O, hicrî 522 yılında dünyaya geldi ve hicrî 606’da vefat etti. Şiraz’daki Mescid-i Câmi’-i Atîk’te elli yıl vaaz verip hutbe irad etti. Onun tefsiri Arapça olarak iki ciltte yazılmış olup, Kur’ân-ı Kerîm’in en eski irfânî tefsiridir. Bu tefsir aynı zamanda tasavvufî te’villere sahiptir (Zerkelî, 1989, c. 3, s. 35).
8.Hicrî VIII. Yüzyıl, Önceki Tefsirlerin Muhtasar (Özet) Şekilde Yazılmaları
Sekizinci asrın tefsirleri arasında Tefsîr-i Nîşâbûrî olarak bilinen Tefsîrü Garâibi’l-Kur’ân’a işaret edilebilir. Bu tefsir, Fahri Râzî’nin tefsiri ile Zemahşerî’nin Keşşâf’ının bir özetidir ve on cilt halinde basılmıştır (Mutahharî, 1987, s. 401). Bu tefsirin müellifi, Nizâm-ı Nîşâbûrî veya Nizâm-ı A’rac olarak da bilinen Hasan bin Muhammed bin Hüseyin’dir. O, Kum şehrindendi; ancak Nîşâbûr’da yaşamıştır. Hicrî 730 yılında vefat etmiştir.
Aynı şekilde Fars eyaletinin Îc şehrinden olan sekizinci asır âlimlerinden Muînüddîn Abdürrahman Îcî, Cevâmi’ü’t-Tibyân’ı telif etmiştir. O, tefsirini Arapça olarak telif etmiştir; ancak aslî işi, önceki tefsirleri hülasa bir şekilde yazmak olmuştur. Onun bundaki hedefi, tefsirlerin özet şekilde yazılabilmelerinin önünü açmaktır (Safâ, 1985, c. 4, s. 78).
Abdurrahman bin Muhammed Sa’lebî Hanefî’nin eseri olan Tefsîr-i Sa’lebî, sekizinci yüzyılın bir diğer tefsirlerindendir. Bu tefsir, sûrelerin tertibiyle olan metoduyla kaleme alınmıştır. Fıkhî açıdan bir öneme sahiptir (Hâcî Halife, 1278, c. 1, s. 450).
Sekizinci asır tefsirleri arasında Şiî muhaddis ve mütekellimlerden Ebu’l-Fazl Deylemî’nin tefsirinden de bahsedilebilir. Ebu’l-Fazl Deylemî Gorgânî (Cürcânî) hicrî 800 yılında vefat etmiştir. Tefsirini iki büyük cilt halinde kaleme almıştır. Bu tefsirin naklî bir yönü/metodu vardır ve İmâm Cafer-i Sâdık (a.s)’tan çok sayıda rivayet nakletmiştir. Bu eserin eski bir nüshası, el yazması şeklinde ve iki cilt olarak Necef-i Eşref’teki Seyyid Cevâd Âmilî (v. Hicrî 1226) Kütüphanesi’nde bulunmaktadır.
Aynı şekilde sekizinci yüzyıl tefsirleri arasında Raşîdüddîn Fazlullah Hemedânî (v. Hicrî 718)’nin telifi olan Miftâhü’t-Tefâsîr i örnek verilebilir. Bu, kâmil bir tefsirdir ve telifinde felsefî bir üsluptan yararlanılmıştır (Sadr Hacı Seyyid Cevâdî, 1987, c. 4, s. 519).
Sekizinci asrın tefsirlerinden biri olarak Ebû Mehâsin Hüseyin Cürcânî tarafından Farsça olarak yazılan Cilâü’l-Ezhân ve Cilâü’l-Ahzân isimli tefsiri de zikretmek mümkündür.