İran’da Hicrî 3. Yüzyıldan 14. Yüzyılın Sonuna Kadar Kur’ân-ı Kerîm’in Tefsirine Yönelik Çalışmaların Şekillenmesinde Etkili Olan Süreçler

04 December 2025 55 dk okuma 12 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 7 / 12

9.Hicrî IX. Yüzyıl; Kur’ân Tefsirlerinde, Kur’ân’ın Tanıtımına Ve Faziletlerine Yönelik Mukaddimelerin Yazılmaya Başlanması

Dokuzuncu asrın tefsirlerinden olan Cevâhirü’t-Tefsîr fi’t-Tuhfeti’l-Emîr, çalışkan bir müellif olan Molla Hüseyin Kâşifî’nin eseridir. Bu tefsir, Emîr Ali Şîr Nevâyî adına telif edilmiştir. Tefsir Farsça olarak yazılmıştır. Onun önemi, uzun bir mukaddimesinin olması dolayısıyladır. Bu mukaddimede, Kur’ân’ın tanıtımına ve faziletlerine dair açıklamalar yapılmış ve Kur’ân’ın lügavî boyutuna değinilmiştir (Nevîhmen, 1984, s. 288).

Tefsîr-i Şâhrûdî de, dokuzuncu yüzyılın diğer tefsirlerindendir. Bu tefsir, Şeyh Alâeddîn Muhammed Şâhrûdî’ye aittir ve Fatih Sultan Mehmet adına, hicrî 863 yılında Edirne’de telif edilmiştir (Safâ, 1985, c. 1, s. 89).

Dokuzuncu yüzyıldaki bir diğer tefsir de, hicrî 834 yılında vefat eden Şah Nimetullah Kirmânî’nin tefsiridir. Arapça olarak yazılmış olup, irfânî bir tefsirdir.

10.Hicrî X. Yüzyıl (Tefsirdeki Çabaların/Çalışmaların Kısmen Azalması Ve Önceki Eserlere Şerhler Yazılması)

Hicrî onuncu yüzyıldan on birinci yüzyıla kadar İran’ın Ehli Sünnet uleması arasında tefsir alanındaki çabalar/çalışmalar yavaş yavaş düşüşe geçmiştir/azalmaya başlamıştır. Bu dönemde yazılan tefsirleri, daha çok önceki tefsirlere, özellikle de Beyzâvî’nin Envârü’t-Tenzîl’ine yazılmış şerhler teşkil etmekteydi (Durûdî, 1984, c. 2, s. 125).

Ama Şiî âlimlerin hicrî onuncu yüzyıldaki tefsirleri arasında, Molla Fethullah Kâşânî’nin telifi olan Menhecü’s-Sâdıkîn fî İlzâmi’l-Muhâlifîn’e işaret edilebilir. Bu tefsir üç büyük cilt halinde ve taş baskı olarak Tebriz’de neşredilmiştir (Mutahharî, 1987, s. 403).

Aynı şekilde bu asra ait tefsirler arasında Şûster ulemasından (v. hicrî 925) Seyyid Ziyâeddîn Nurullah’ın telifi olan Tefsîr-i Tosterî’ye de işaret edilebilir. Tek cilt olarak Arapça ile yazılmış olan bu tefsir, kelâmî ve naklî bir metotla kaleme alınmıştır.

11.Hicrî XI. Yüzyıl; Naklî, Kelâmî, Felsefî Ve İrfânî Tefsirlerin Ortaya Çıkması

Hicrî on birinci asırda Molla Sadrâ Şîrâzî (v. hicrî 1050)’nin tefsirine işaret edilebilir. Bu tefsir, kâmil olmayıp Kur’ân sûrelerinin bir kısmını içerir. İstidlâlî, felsefî ve irfânî bir metotla yazılmıştır.

Buna ilave olarak on birinci yüzyılda, Molla Hasan Feyz-i Kâşânî isimli bir başka müfessire daha işaret edilebilir. O, Tefsîr-i Sâfî’yi yazmıştır. Molla Sadrâ’nın damadı idi. Kum’da yaşamıştır. Kum’daki Medrese-i Fevziye, onun adıyla meşhur olmuştur. Feyz-i Kâşânî hicrî 1091 yılında Kum yakınlarındaki Kâşân şehrinde vefat etmiştir (Mutahharî, 1987, s. 405).

Yine on birinci asra ilişkin olarak Şeyh Abdülali bin Cum’a Huveyzî’nin telifi olan Nûru’s-Sekaleyn’e de değinilebilir. O Allâme Meclisî, Şeyh Hürr Âmilî ve iki meşhur Şiî fakih ile muasırdı. Şiraz’da yaşamaktaydı. Tefsirdeki üslûbu naklî olup, hadîslere ve haberlere istinat etmekteydi. Tefsirini hicrî 1073 yılında yazıp bitirmiştir (Mutahharî, 1987, s. 406).

Hicrî on birinci asra ait tefsirler arasında Tefsîr-i Şerîf Lâhîcî (v. hicrî 1088) de bulunmaktadır. Dört cilt halinde ve Farsça olarak yazılmıştır. Bu tefsir de Ehlibeyt (a.s)’in rivayetlerinden oldukça istifade etmiştir. Kelâmî bir üslûba sahip olup, İmâmiyye’nin akâidî kelâmını beyan etmiştir.

12.Hicrî XII. Yüzyıl, Kur’ân Tefsirinde Ahbârîlik Akımı

Hicrî on ikinci yüzyılda Seyyid Hâşim Behrânî (v. hicrî 1107)’nin eseri olan el-Burhân fî Tefsîri’l-Kur’ân adlı tefsire işaret edilebilir. Bu tefsir beş cilt halinde neşredilmiştir. Tefsirin müellifi Ahbârî’dir ve Kur’ân tefsirinin, yalnızca Ehlibeyt (a.s)’e ait olan rivayetler ile yapılması halinde caiz olabileceğini ileri sürmüştür. Akılcılık (tedebbür) ve içtihat yoluyla yapılacak bir tefsiri ise yasaklamıştır (Eyâzî, 2009, s. 201).

Kumî Meşhedî’nin telifi olan Kenzü’d-Dakâik ve Bahrü’l-Gerâib tefsiri de, hicrî on ikinci yüzyılın Arapça yazılmış tefsirleri arasında yer almaktadır.

13.Hicrî XIII. Yüzyıl, Kur’ân’ın Sadece Tek Bir Sûresini Şâmil Olan Monografik Tefsirler

Hicrî on üçüncü yüzyılda, çok sayıda Kur’ân tefsiri yazılmıştır. Bunların çoğu monografik tefsirler olup Kur’ân’ın yalnızca bir sûresini ihtiva etmektedirler. Bazıları da önceki tefsirlerin ya şerhi niteliğinde ya da onlara hâşiyeler/dipnotlar olarak kaleme alınmıştır. Bahsedilen tarzda yazılan tefsirler arasında Âhund Molla Ali Nûrî (v. hicrî 1246)’nin telifi olan Tefsîr-i Nûrî de bulunmaktadır. Müellifin tüm dipnotları, Molla Sadrâ Şîrâzî’nin tefsiri üzerinedir. Bu tefsir Arapça olarak ve felsefî bir üslûp ile yazılmıştır.

14.Hicrî Xıv. Yüzyıl; Kapsamlı Tefsirlerin Yeniden İhyâ Edilip Şekillendirilmesi Ve Monografik Tefsir Yazımlarının Devamı

On dördüncü yüzyılda İran’da birçok tefsir yazılmıştır. Bunlar arasında Seyyid Hasan Şah Abdülazîmî (v. hicrî 1384)’nin telifi olan Tefsîr-i İsnâ Aşerî’ye işaret edilebilir. Bu tefsir on dört cilt halinde Farsça olarak ve bazı önemli Şiî tefsirlerin temel alınarak derlenmesi sonucu kaleme alınmıştır.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar