İran’da Hicrî 3. Yüzyıldan 14. Yüzyılın Sonuna Kadar Kur’ân-ı Kerîm’in Tefsirine Yönelik Çalışmaların Şekillenmesinde Etkili Olan Süreçler

04 December 2025 55 dk okuma 12 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 8 / 12

Müctebâ Kazvînî Horasanî (v. hicrî 1368)’nin telifi olan Beyânü’l-Furkân tefsiri de on dördüncü yüzyılın diğer tefsirleri arasında yerini almaktadır. Beş cilt halinde Farsça olarak yazılmıştır. Bu tefsir, üslûbu itibariyle, felsefe karşıtı olan Tefkîk ekolünün metotlarınca yazılmıştır.

Hicrî on dördüncü yüzyılın diğer tefsirleri arasında Seyyid Mustafa Humeynî (v. hicrî 1398)’nin telifi olan Tefsîrü’l-Kur’âni’l-Kerîm’e de işaret edilebilir. Bu tefsir dört cilt halinde Arapça olarak istidlâlî, felsefî ve irfânî bir üslûpla yazılmış olup Kur’ân’ın bir bölümünü şâmildir.

Yine hicrî 1399’da (1977) şehit olan Murtaza Mutahharî, Kur’ân sûrelerinin bir bölümünü, -özellikle yirmi dördüncü cüzden başlayıp, otuzuncu cüzün yaklaşık olarak son kısımlarına tekabül eden bölümü- tefsir etmiştir. Bu tefsirler tek tek ciltler halinde basılmış ve neşredilmiştir.

İranlı Şiî ulema arasında hicrî on dördüncü asrın en önemli tefsiri, hicrî 1331 (1904) yılında doğup hicrî 1402 (1981)’de vefat eden Allâme Seyyid Muhammed Hüseyin Tabâtabâî’nin telifi olan el-Mîzân fî Tefsîri’l-Kur’ân adlı tefsirdir. Yirmi cilt halinde Arapça olarak telif edilmiş olup, Kur’ân’ın Kur’ân ile tefsiri metodunca yazılmıştır. Arapça olan bu yirmi cilt; Farsça olarak kırk cilt, İstanbul Türkçesi olarak da yirmi cilt halinde tercüme edilmiştir.

Aynı zamanda hicrî on dördüncü asrın sonlarında Nusret İsfehânî Hanım (h. 1308 – 1403) tarafından Mahzenü’l-İrfân adıyla on beş ciltlik bir tefsir kitabı da kaleme alınmıştır. Bu tefsir kelâmî, istidlâlî ve naklî bir üslûba sahip olup, Farsça olarak neşredilmiştir.

Hicrî on dördüncü asrın sonlarında Seyyid Ruhullah Musevî-yi Humeynî tarafından irfânî ve felsefî üslûp ile yazılan mübarek Hamd ve Alâk sûrelerinin tefsirleri de bu yüzyılın eserleri arasında yer alır. Bunlara ilave olarak, Seyyid Ebu’l-Kâsım Hoyî (h. 1317 – 1413) tarafından Arapça olarak tek cilt halinde yazılan el-Beyân fî Tefsîri’l-Kur’ân kitabı, Kur’ânî ilimler alanını şâmil bir mukaddimeyi ve mübarek Hamd sûresinin istidlâlî ve kelâmî suretteki tefsirini içermektedir. Müellif, aslî metodunu kitabın mukaddimesinde belirtmiş olup, bunun, Kur’ân’ı Kur’ân ile tefsir etmekten ibaret olduğunu söylemiştir. Bu bağlamda Kur’ân âyetlerinin mefhumlarını ele alırken, yine âyetlerden istifade etmiş; söz gelimi, bir Kur’ânî kelimenin mefhumunu, başka âyetlerde de aynen kullanılmış olan söz konusu kelime yardımıyla tefsir etmiştir. O aynı zamanda bu metotta, Kur’ân âyetlerinin zâhirî anlamlarına, aklî delillere ve kat’î (muteber) rivayetlere istinat etmiştir. Bu kitabın müellifi; tefsirde izlenmesi gereken bu metodun (Kur’ân’ın Kur’ân ile tefsiri), Kur’ân’ın zâhirî anlamlarıyla muhalif olan her türden te’vil ve şahsî görüşlerle yapılacak bir tefsirin önüne geçtiğine inanmaktadır. Zira kumaşını; uydurulmuş rivayetlerin, asılsız ve kurmaca delillerin dokuduğu/oluşturduğu tefsirlere ancak bu yolla mani olunabilir.

Bu yüzyılın diğer tefsirleri arasında da Mehdî Bâzergân’ın telif ettiği Pâ-be Pâ-yi Vahy adlı kitaba işaret edilebilir. O, tefsir metodunu, “Kur’ân’ın tedebbürî tefsiri” olarak adlandırmış ve şöyle söylemiştir: “Kur’ân’ın tedebbür ve tefsirinde tercih edilen metot ve üslûp taabbüd ve yükleme (tahmil) değil, talim ve tahkiktir. Bizim dayanağımız, gözle görülen tabiat âlemi ve tecrübî (deneysel) ve aynî (hakiki) ilimlerdir. Bu konuda; felsefenin, zihnî/formel/teorik ilimlerin ve ispat edilemeyen hissiyâtın peşinde değiliz. Kur’ân hakkındaki tedebbürün en iyi yolu, âyetlerin kronolojik nüzûl sırasına göre incelenmesidir.” (Bâzergân, 1996, c. 1, Mukaddime).

Bu tefsir iki cilt olarak tanzim ve arz edilmiştir. Müellifin 1996’da vefat etmesinden bir yıl sonra da neşredilmiştir.

Tefsîr-i Numûne de yirmi yedi cilt halinde Farsça olarak, Nâsır Mekârim Şîrâzî ve bir grup âlim tarafından telif edilmiştir. Bu tefsir Arapça, İngilizce ve Urduca’ya da tercüme edilmiştir.

B – İRANLILAR TARAFINDAN TELİF EDİLEN EN ÖNEMLİ KUR’ÂN TEFSİRLERİ

İranlılar tarafından yazılan Kur’ân-ı Kerîm tefsirleri, İslâmî ilimleri teşkil eden kültürel kaynakların önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Aşağıda bunların en önemlilerine değineceğiz:

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar