1- İmam Hasan Mücteba çok evlilik

04 December 2025 44 dk okuma 10 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 2 / 10

- Şii rivayet kaynakları: Şii rivayet kaynaklarından Sikatu’l İslam Kuleyni “el-Kafi” kitabında iki hadis nakletmiştir. Ayrıca Birinci Meclisi, İkinci Meclisi, Şeyh Hür Amili, Feyz Kaşani ve Muhaddis Nuri, gibi hadisçiler de ondan alıntı yapmışlardır. Ayrıca benzer bir hadis Ebu Hanife Temimi Mağribi’den ve bir hadis de Ahmed bin Ebu Ebdullah Berki’den rivayet edilmiştir ki bunların dördünü de ele alıp inceleyeceğiz.

1- İmam Sadık buyurdu ki: Bir gün Müminlerin Emiri (AS) minbere çıktı Kufe halkına seslenerek şöyle buyurdu: Hasan’a kız vermeyin, o kadın boşayan biridir. O sırada Hamdan taifesinden biri kalktı ve şöyle dedi: Evet Allah’a yenin ederim kızlarımızı onunla evlendiririz; çünkü o Allah’ın Resulü’nün ve Müminlerin Emiri’nin evladıdır. O halde o ister onları yanında tutar isterse de boşar.

Hadisin incelenmesi

Bu hadisin rivayet zincirinde Humeyd bin Ziyad ve Hasan bin Muhammed Semaa bulunmaktadır. Bunların her ikisi de sapkın “Vakıfiye” fırkasına mensuptu hatta bu fırkanın liderleriydi. Necaşi, kendi Rical’inde Hamid bin Ziyad’la ilgili olarak şöyle demiştir: O, sikadır Vakıfiye mezhebindendir, onlar arasında belirli bir mertebeye sahiptir. Aynı şekilde İbn Semaa için de şöyle demiştir: O, Vakıfilerin şeyhlerindendi. Çok hadis rivayet eder, fakihtir güvenilir biriydi. Vakıfiye mezhebi konusunda taassup sahibiydi, onun muhaliflerine düşmanlık ederdi.

Allame Hilli de İbn Semaa hakkında şöyle diyor: O, Vakıfiye’nin liderlerindendi. Vakıfiye konusunda taassubu vardı (muhaliflerine) düşmanlık ederdi.

Onun senedi konusundaki diğer bir sorun da şudur: Muhammed bin Ziyad bin İsa’dan kimin kastedildiği belli değildir. Eğer Muhammed bin Ebu Umeyr ise haberi sahih olacaktır; yok eğer onun dışındaki biri ise tıpkı Ayetullah Hoi’nin Mucemu’r Rical’de buyurduğu gibi, o Muhammed bin Ziyad Beya Sabıri’dir. Güvenilir değildir ve haberi de muteber olmayacaktır. Sonuç itibariyle o meçhul biridir ve haberi de güvenilir değildir.

2- İmam Sadık buyurdu ki: Hasan bin Ali elli kadını boşadı. Bunun üzerine İmam Ali Kufe’de kalktı ve şöyle buyurdu: Ey Kufe halkı Hasan’a kız vermeyin, o çok boşayan biridir. Bu sırada onun yanından bir adam kalktı ve şöyle dedi: Evet Allah’a yemin ederim kızlarımızı onunla evlendiririz. O Peygamberin evladıdır, Fatımatu’z Zehra’nın oğludur. O halde o ister yanında tutar istemezse de boşar.

Hadisin senet açısından incelenmesi

Bu hadiste Yahya bin Ebu’l Ala meçhuldür; yani hangi Yahya bin Ebu’l Ala olduğu belli değildir; bu bakımdan güvenilir bulunmamaktadır. Allame Meclisi bu sebeple onu meçhul olarak kabul etmiştir.

Şunu da hatırlatmak gerekir ki bu iki hadisi Sikatu’l- İslam Kuleyni ve onun gibi hadisçiler, onda bir hadis tadı buldukları için nakletmişlerdir; ancak merhum Şeyh Sadık Men La Yehdaruhu’l Fakih’te ve Şeyh Tusi de kendi hadis kitaplarında (İstibsar ve Tehzib) bunları nakletmemiş ve bunlara itiraz etmiştir. Zira onlar hadis naklinde maharet sahibi oldukları gibi hadiste dirayet ilmine de sahipti ve her haberi nakletmiyordu.

Şuna işaret etmek de yerinde olur: Çalışkan hadisçiler, masum İmamlardan nakledilen her haberi toplamak ve geleceğe aktarmak için büyük çaba göstermiş bu yüzden de onların zayıflığına veya sahihliğine çok fazla bakmamıştır. Fakat fakihler ve hadis alimleri mevcut rivayetler arasından sıhhatinden ve güvenilirliğinden emin olduklarını derlemişlerdir. Onlar her haberi zikretmemiş ve masum İmamların buyurduğu üzere “rivayette dirayete riayet etmişlerdir.” Nitekim İmam Cafer Sadık şöyle buyurmuştur: “Dirayetle ifade edilen bir haber, binlerce rivayetten daha iyidir.” Bir başka yerde de şöyle buyuruyor: “Sizler dirayetle olmalısınız sadece rivayetle değil.” Aynı şekilde bir başka yerde de şöyle buyuruyor: “Rivayet edenlerin kitapları çoktur; ama riayet edenler azdır.”

Eğer Şii hadisçiler, İmam Hasan Mücteba (AS) ile ilgili olarak da rivayetlerde dirayete riayet etseydi hiç kuşkusuz bu ikisi gibi rivayetler nakledilmezdi.

Her halükarda bu iki rivayet, birçok alim ve fakihin itirazıyla karşılaşmıştır. Bunlar sırf el-Kafi kitabında yer aldığı için onlar muteber rivayetler olarak kabul edilemez.

3- Deaimu’l İslam Sahibi diye tanınan Ebu Hanife Temimi Mağribi de bu konuda şöyle diyor: “Hasan bin Ali çok sayıda kadınla evleniyordu. Ne zaman bir kadına ilgi duysa evli olduğu dört kadından birini boşar ve onu alırdı. O, bu şekilde birçok kadını toplamıştı. İmam Muhammed Bakır, Hz. Ali’nin Kufe halkına şöyle söylediğini buyurdu: “Hasan’a kız vermeyin o, çok boşayan biridir.”

Hadisin senet yönünden incelenmesi

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar