2- İlahi İrade Ve Determinizmin Reddi

04 December 2025 53 dk okuma 14 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 10 / 14

Fakat önemli olan soru, benzerlik bir yana, o ikisi arasında birbirini etkileme veya birbirinden iktibas olup olmadığıdır. Soruya cevap olarak denebilir ki, bu satırların yazarının araştırdığı kadarıyla hiçkimse bilimsel bir girişimde bulunmamıştır. Sadece özetle ve hitap çerçevesinde iki değini bulabildik. Biri, cevabı olumlu veren Müslüman bir kelamcı, diğeri ise olumsuz cevap vermiş Hıristiyan bir filozoftur. Üstat Cafer Subhani, Malebranche'ın görüşleri hakkında Abdulkerim Hatib'ten naklen (onun da Abdulaziz Abdullah'tan aktardığı) üç veya dört cümle naklederek şöyle demiştir: “Fransız filozof Malebranche'tan aktarılan şey, Eş'arilerin görüşüyle kelimesi kelimesine aynıdır. Onun Eş'arilerin bazı kitaplarını ele geçirdiği ve kesb nazariyesini onlardan iktibas ettiğine ilişkin güçlü tahmin vardır.” Her ne kadar bu söz, görüşün dolaylı olarak, üstelik de üçüncü el kaynaktan nakledildiği üç veya dört cümleye istinat edilmesiyle o iddia için sağlam delil oluşturmazsa da ferasetle beyan edilmiş bu tahmin ve kendisinin “kelami koku duyusu”ndan kaynaklanan bu zan, bu satırların yazarı için de “kesin” ve “yakin”e dönüşmüştür. Önceki bahislerde hem motivasyonlar sahasında, hem görüşler alanında, hem de istidlaller sahasında bulduğumuz pek çok benzerliği; özellikle de Malebranche'ın Hakikati Arayış kitabı ile Gazali'nin Tehafütü'l-Felasife kitabı arasındaki onbir benzerliği ortaya koyduk ve gördük ki, bazı yerlerde cümleler bile aynıdır. Yine Malebranche'ın istidlalleri ile Eş'arilerin istidlalleriyle benzerliği ve Malebranche'ın meşhur dört kitabına yaptığımız başvuru, toplam itibariyle yazar için, Malebranche'ın Eş'arilerin kitaplarını elde ettiği ve onlardan ilham aldığına dair hiçbir kuşkuya yer bırakmamıştır.

Öte yandan çağdaş Fransız filozof Gilson'la karşı karşıyayız. Onun inancına göre Malebranche ve Eş'ariler sadece motivasyonda aynıdır ve aynı saik onları bir tek söze doğru çekmiştir: “Bazen, ilham kaynağı olan bu iki akım arasında cevher ve zâhirde hiçbir benzerlik mevcut değildir. Mesela Malebranche, Eş'ari okulunu hiç okumamıştır. Okumuş olsa da onu boş laf sayardı. Bununla birlikte kendisi de Eş'arilerin yaptığının aynısını tekrarladı. Önemli olan nokta, birisinin başkasının tesir ve nüfuzu altında olduğu ispatlandığında bile bu, onun izaha muhtaç olduğunun delilidir. Neden nüfuzların bir kısmına karşı haddi aşıyor da bazılarını kabul ediyoruz, hatta bilakis mutlulukla karşılıyoruz? Evet, akıl asla kendinden başkasına teslim olmaz. Derin nüfuzları da kendisi için basitleştirmez. Aksine onları, adeta seçimin özüyle yakınlık ve bağ olacak şekilde tercih eder.”

Burada Gilson üç konuyu iddia etmiştir:

1. Malebranche, Eş'ari okulunu hiç okumamıştır.

2. Okumuş olsa bile boş laf sayardı.

3. Eş'arilerin etkisi altında olduğu farzedilse bile bunun kendisi de, onu motive eden sebebin araştırılmasını gerektiren nedeni oluşturmaktadır. Çünkü kendi kelam sistemini incelemek ve tasvip görecek sonuca ulaşmak için aklı, tercihli ve aktif haldedir, edilgen değil.

Üçüncü maddede Gilson'ın sözüne tamamen katılıyor ve onu, düşünce tarihinde rastlanan pek çok benzerlikteki temel mesele ve genel kural kabul ediyoruz. Ama diğer iki iddiaya katılmıyoruz. Neden katılmadığımızın sebebini göstermek için konuyu iki kısımda ele alacağız.

1) Malebranche acaba Eş'ari ekolünü okumuş muydu?

Burada önemli olan şey, Malebranche'ın, Eş'arilerin “bitişiklik tasavvuru” teorisine tesir etmiş olma ihtimalini incelemektir. İlk olarak onun Eş'arilerin fikirlerine ulaşma imkanı bulunup bulunmadığına bakmalıyız. Ancak bunu ispatladıktan sonra böyle bir etkilenmenin vuku bulduğundan sözedebiliriz.

Malebranche'ın Eş'arilerin eserlerine ulaşma imkanı

Malebranche dört yolla Eş'arilerin görüşlerine ulaştı: Gazali, Endülüslü iki filozof, yani Müslüman İbn Rüşd ve talebesi Yahudi İbn Meymun, nihayet Hıristiyan Thomas Aquinas. İlk üç şahsiyetin kitapları hem Latinceye, hem de İbraniceye tercüme edilmiştir. Fakat biz şu anda dikkatimizi Latince tercümelere odaklayıp meseleyi dört bölümde inceleyeceğiz.

Birincisi: Gazali ve Tehafütü'l-Felasife kitabı. Gazali'nin kitapları, özellikle de Tehafüt'ü, batılı kelamcılar arasında o kadar tanınmıştır ki Malebranche'ın ondan habersiz olması imkansızdır. Metod ve içerikte Descartes ve Augustin'e tabi olan Malebranche'ın, İtiraflar, Metod Üzerine Konuşma ve el-Munkız kitaplarında Augustin, Descartes ve Gazali'nin şüpheleri arasında görülen benzerlik hesaba katılırsa Gazali'ye kayıtsız kalması mümkün değildi.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar