2- İMAM HASAN ALEYHİSSELAMA “ÇOK BOŞANAN” YAKIŞTIRMASI

04 December 2025 41 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 6 / 11

Birinci mevzuyu ne yazık ki bazı tarih kitapları İmam Hasan'ın (a) hilafetindeki olayların ve onun Muaviye ile yaptığı barış macerasının parçası olarak rivayet etmiştir. Taberî (vefatı Hicrî 310) Hicrî dördüncü yılın olaylarında şöyle yazar: “Iraklılar Hasan b. Ali'yi (a) hilafet makamına oturttu. Hasan, Muaviye ile savaşmanın peşinde değildi. Bilakis mümkün olduğu kadarıyla Muaviye'den kendisi için imtiyaz koparmak istiyordu.” (Taberî, 1387, c. 5, s. 158).

İkinci mevzuya gelince, İmam Hasan'ın (a) çokça evlendiği ve boşandığı iddiası da Hasanî kola mensup muhalifleri ezmek için Abbasî tezgahında üretilmiş bir başka komplodur. Yukarıda geçtiği gibi, Abbasî halifesi Mansur, hutbesinde şu iddiayı ortaya attı: “Hasan (a) yüzünü kadınlara çevirdi. Bir gün evleniyor, ertesi gün boşanıyordu.” Daha önce de değinildiği üzere, Ehl-i Sünnet ve Şia'nın rivayet ettiği senetli rivayetlerin tamamı İmam Sâdık'tan (a) nakledilmiştir. Bu rivayetlerin doğrudan râvisi de üç kişidir: Şia'da Abdullah b. Sinan ve Yahya b. Ebi'l-Alâ, Ehl-i Sünnet'te Hatim b. İsmail.

Abdullah b. Sinan'ın güvenilir biri olduğu konusunda icma vardır. Bununla birlikte Keşşî onun hakkında öyle yazmıştır: “وکان عبدالله بن سنان مولی قریش على خزائن المنصور و المهدی” (Kureyş'in azatlısı Abdullah b. Sinan Mansur ve Mehdi'nin hazinedarıydı.) (Keşşî, 1409, s. 411). Necaşî de şöyle belirtmiştir: “کان خازنا للمنصور و المهدی و الهادی والرشید” (Mansur, Mehdi, Hadi ve Reşid'in hazinedarıydı) (Necaşî, 1365, s. 214). Aynı zamanda el-Salat, el-Salatu'l-Kebir kitabı ve haram helal bablarına dair bir kitabı vardır. (Aynı yer).

Abdullah b. Sinan sika râvilerdendir. Bununla birlikte Abbasî hükümetinin yetkilileri arasında da sayılmaktadır. Düzenli olarak Daru'l-İmare'ye gider gelirdi. Bu gidiş gelişler sırasında hükümet elemanlarının elinin bazı kitaplarına değmiş olması ve kitabına Hasan'ın çok boşanan biri olduğuna ilişkin uydurma hadis veya hadisler sokmaları uzak ihtimal değildir. Bu iddianın şahidi, İmamların (a) ashabına ait bazı kitaplarda vuku bulmuş benzer olaylardır. Keşşî, Muğire b. Said'den bahsederken İmamların (a) ashabına ait hadis kitaplarına el uzattığını yazmıştır. Yunus b. Abdurrahman, Hişam b. Hakem'den şöyle nakleder: “İmam Sâdık'ın (a) şöyle buyurduğunu işittim: “Hadisimiz Kur'an ve Sünnet'e uygunsa veya önceki hadislerimizde ona şahit mevcutsa kabul edin. Zira Muğire b. Said -Allah'ın laneti ona olsun- babamın ashabının kitaplarına el uzattı ve onun söylemediği hadisleri kitaplara soktu.” Yunus b. Abdurrahman anlatıyor: “Irak'a gittim. Orada İmam Bâkır'ın (a) ashabından bazı kimseleri ve İmam Sâdık'ın (a) ashabının çoğunu buldum. Onlardan hadis dinledim ve kitaplarını aldım. Bunları İmam Rıza'ya (a) arzettim. İmam (a) onlardaki birçok hadisi İmam Sâdık'a (a) ait kabul etmedi.” (Keşşî, 1409, s. 224).

Kuleynî'nin ikinci rivayeti -daha önce meçhul biri olduğu belirtilen- Yahya b. Ebi'l-Alâ'dandır. Ama bunun dışında, Şeyh Tûsî'nin rivayetine göre bir kitabı vardı. Şeyh Tûsî bu kitabı kendi isnadıyla Kasım b. İsmail Kureşî'nin Yahya b. Ebi'l-Alâ'dan rivayetine dayandırmıştır. (Tûsî, 1420, s. 505). Şeyh Tûsî, Kasım b. İsmail Kureşî'den el-Ğumme kitabında bahseder: Vakıfiyye'dendir. İbn Rubah ona Muhmmed b. Ebi Hamza'dan ne kadar hadis işittiğini sorduğunda “Sadece bir hadis” cevabını verdi. İbn Rubah diyor ki: “Sonraları Muhammed b. Ebi Hamza'dan epeyce hadis nakletti.” İbn Rubah yine ona Hannan'dan ne kadar hadis işittiğini sordu. Kasım b. İsmail cevap verdi: “Dört veya beş hadis.” İbn Rubah diyor ki: “Sonraları Hannan'dan epeyce hadis rivayet etti.” (Tûsî, 1411, s. 69). Dolayısıyla ne yazık ki Yahya b. Eb'l-Alâ'nın kitabı da Kasım b. İsmail Kureşî aracılığıyla müdahaleye uğramış ve içine uydurma hadisler eklenmiştir. Bunlardan bir tanesi de İmam Hasan'ın (a) çok boşanan biri olduğu hadisidir.

Ehl-i Sünnet'in senetli rivayetlerinin râvisi Hatim b. İsmail'dir. Rical ulemasının onun hakkında söylediklerine bakılırsa hadis uyduran biri olma ihtimali yoktur. Bununla birlikte eldeki karine ve şahitler, İmam Sâdık'tan (a) vasıtasız rivayet etmesini yanlışlıyor ve Hatim b. İsmail'in uydurma bir hadisi vasıtayla naklettiği ihtimalini güçlendiriyor:

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar