5- İçkinin Tedricen Haram Kılındığı Teorisine Eleştiri

04 December 2025 46 dk okuma 13 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 10 / 13

İkincisi, eğer kastedilen, “sekr”in helal kılınması olsa “وَرِزْقًا حَسَنًا” manasız olacaktır. Zira anlam şöyle olur: “Hem sekir ve hem de güzel rızık helaldir!” Bu durumda ayet bu ikisi arasında fark gözetmiyor demektir ve hepsi aynı şeydir. Aksine kelamın izahı şöyledir: “Bu meyveler sizin faydalanmanız için yaratılmıştır. Sizse onlardan haram olanı çıkarıyor ve güzel rızkı bırakıyorsunuz.” Minnetin izahı da her şekilde yerinde durmaktadır. Minnetin helal olarak açıklanacağı barizdir. Minnetin haram olarak yorumlanması da, kişinin kaçınması karşılığında kazandığı sevap demektir.

Üçüncüsü, müşterek lafzı yalnızca delille anlamlardan birine hamletmek mümkündür. (Bkz: Tûsî, tarihsiz: 6/401-402; Kutb Râvendî, 1405: 2/279-280; İbn Şehrâşûb, 1410: 2/209-210).

Bazı kimseler de şöyle demiştir: Ayet, sarhoş edici şeyin hükmüne ve onun bu ayetin nüzulü sırasında helal mı, haram mı olduğuna doğrudan veya dolaylı olarak işaret etmemektedir. Bilakis yalnızca insanların yapageldiği bir şeyi anlatmaktadır. Yani ağaçların meyvelerinden sarhoş edici şarap imal etmekteydiler. (Muğniyye, 1424: 4/528).

Bu ayet hakkında zikredilenlere dayanarak bu ayeti “hamr”ın helal olduğuna şahit göstermenin mümkün olmadığı ispatlanmış olmaktadır.

3. “Hamr”ın Haramlığının Mekke Döneminde Bildirildiğinin Delilleri

Buraya kadar anlatılan meseleler, “hamr”ın hükmüyle ilgili ayetlerin, ilk ayetten başlayarak haramlığa delalet ettiğini ispatlamaktadır. Netice itibariyle de tedricîlik teorisini savunmak için ortada bir zemin kalmamaktadır. Ayrıca haramlığın nüzulünün Medine döneminin başlarında gerçekleştiği sabittir. Zira içkiyi haram kılan ilk ayet Bakara suresine aittir ve her ne kadar bu sure bir defada nazil olmadıysa da kimi âlimler onun nüzulünü, ittifakla Medenî surelerin ilki olarak kabul etmiştir. (Bkz: İbn Âşûr, 1420: 1/199).

Şia'nın rivayetlerinde “hamr”ın haram kılınmasının geçmişi Hz. Âdem'e (a.s) döndürülmüştür. (Kuleynî, 1407: 6/394). Yine İmam Bâkır'dan (a.s) ulaşan bir rivayette şöyle geçmektedir:

Allah, içkiyi haram kılarak dinini mükemmelleştirmediği hiçbir peygamber göndermemiştir. “Hamr” hep haramdı. (A.g.e. : 6/395).

Bu tür rivayetler şarabın hiçbir zaman helal ve mübah olmadığını ispatlamaktadır. Ama haramlık ilkesini haramlığın duyurulmasından ayırdığımızda haramlığın duyurulduğu zamanı gösteren delilleri aramaya koyulmalıyız.

Aşağıda, içkinin haram kılındığına delalet eden ayete işaret edildikten sonra, “hamr”ın haramlığının İslam Peygamberi'nin (s.a.a) bildirdiği temel ilkelerden olduğunu gösteren akıl ve nakilden şahitler zikredilecektir. Nitekim Mekke döneminde müşrikler de İslam'ın bu kanunundan haberdardı ve içkinin haramlığını, zina yasağı gibi bu dinin aslî öğelerinden biri olarak tanıyorlardı.

3.1. “قُلْ إِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّيَ الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَالإِثْمَ وَالْبَغْيَ بِغَيْرِ الْحَقِّ وَأَن تُشْرِكُواْ بِاللّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِ سُلْطَانًا وَأَن تَقُولُواْ عَلَى اللّهِ مَا لاَ تَعْلَمُونَ”

“De ki: Rabbim sadece çirkin şeyleri -ister aşikar [olsun] ister gizli-, günah ve haksız zulmü haram kılmıştır. [Yine] hakkında [hakkaniyetine] delil indirmediği Allah'a şerik koştuğunuz ve bilmeden Allah'a nispet ettiğiniz şeyi.” (A'raf 33).

A'raf suresi hiç ihtilaf olmaksızın Mekkî'dir. Bazı kimseler ayetlerin tamamını Mekkî kabul etmiştir. Bazıları ise birkaç ayeti istisna etmiş ve Medenî olduğunu belirtmiştir. Hulasa bu ayet, surenin Medenî sayılan istisnaları arasında değildir. (Bkz: Suyutî, 1368: 1/15; İbn Âşûr, 1420: 8/6).

Ali b. Yakatin şöyle anlatır: El-Mehdi Billah, İmam Kâzım'a (a.s) sordu: “İçki Kur'an'da haram kılınmış mıdır? İnsanlar içkinin Kitap'ta sadece nehyedildiğini düşünüyor, haram kılındığını değil.” İmam (a.s) şöyle buyurdu: “Evet. İçki [hamr] Kitap'ta haram kılınmıştır.” Mehdi tekrar sordu: “Nerede?” İmam (a.s) şöyle buyurdu: “قُلْ إِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّيَ الْفَوَاحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَالإِثْمَ وَالْبَغْيَ بِغَيْرِ الْحَقِّ ayetinde geçen ‘الإِثْمَ’ içkidir [hamr]. Çünkü Allah başka bir yerde şöyle buyurmuştur: يَسْأَلُونَكَ عَنِ الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ قُلْ فِيهِمَا إِثْمٌ كَبِيرٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ” Mehdi dedi ki: “Ey Ali b. Yakatin, Allah'a yemin olsun ki bu Haşimîlerin fetvasıdır.” (Kuleynî, 1407: 6/406; Ayyaşî, 1380: 2/17).

“اثم” kelimesinin bu ayette “hamr” olarak tefsir edildiği müfessirler arasında meşhurdur. (Örnek olarak bkz: Semerkandî, 1416: 1/512; Sa'lebî, 1422: 4/231; Tûsî, tarihsiz: 4/390; Zemahşerî, 1407: 2/101; Tabersî, 1372: 4/640; İbn Cevzî, 1422: 2/116). Pek çok Şia müfessir ve keza Ehl-i Sünnet müfessir aşağıdaki beyti şahit göstererek bu tefsir işaret etmişlerdir:

شربت الإثم حتي ضلّ عقلي

كذاک الإثم يذهب بالعقول

Bu ayet, sözkonusu beytin ilavesiyle Şia'nın birçok fıkıh kaynağında, içkinin haram kılındığına dair Kur'anî dayanaklardan biri olarak sunulmuştur. (Bkz: Tûsî, 1387: 8/57; İbn İdris Hıllî, 1410: 3/472).

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar