6- İnsan suresi

04 December 2025 52 dk okuma 12 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 7 / 12

“Esbağ b.Nebate Ehlibeyt ’ten, diğerleri ise İmam Bakır’dan (a.s) «Hel eta alâl insan» ayeti hakkında Şeyh Saduk’un Emali kitabında naklettiği rivayetin benzeri bir nakilde bulunmuştur. Bu rivayette de Hz. Ali (a.s), Hz. Fatıma (s.a), Fizze, Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin’in (a.s) adakta bulunduğu, Hz. Ali’nin (a.s) Yahudi Şem’un’dan borç aldığı ve infakın üç farklı günde yapıldığı kaydedilmiştir.

İbn Şehraşub’un naklettiği rivayetin devamında şu ibareler yer alır:

“Hz. Peygamber (s.a.a) onların aç olduklarını gördü. Cebrail, etrafı yakut ve değerli taşlarla süslüaltın bir tepsiyle geldi. İçerisinde misk ve kâfur kokusu veren yiyecekler ve içecekler vardı. Ehlibeyt onlardan yedi ama yiyeceklerde eksilme olmadı. Hz. Hüseyin (a.s),bir lokma ile evden çıktı. Yolda Hz. Hüseyin’i (a.s) gören bir Yahudi kadın: “Ey Aç Hanedan! Bu yemekler nereden? Ondan bana da ver.” dedi.

Hz. Hüseyin (a.s), elindeki lokmayı kadına vermek için uzatınca Cebrail gelip lokmayı elinden aldı ve tepsiyi gökyüzüne götürdü. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Eğer Hüseyin (a.s) o lokmayı komşuya vermek istemeseydi, o tepsi Ehlibeyt’imin yanında kalacaktı. Kıyamet gününe kadar ondan yemek yemeye devam edeceklerdi ve ondan hiçbir şey eksilmeyecekti.”

O esnada «Onlar adaklarını yerine getirir» ayeti nazil oldu. İnfak 25 Zilhicce akşamı vuku buldu ve «هلاتي» ayeti ise 25 Zilhicce günü nazil oldu.

Rivayetin İncelenmesi ve Reddi

a)Hadisin Senedinin İncelenmesi:

İlk bölümdeki ravilerin tamamı Ehlisünnet'tir ve hadisin senedi eksik olmakla birlikte mürsel şekilde nakledilmiştir. İkinci bölümü ise Esbağ b. Nebate Ehlibeyt’ten diğerleri ise İmam Bakır’dan (a.s) nakletmiştir ki yine mürsel’dir.

Şeyh Tusî, Esbağ b.Nebate’yi Hz. Ali (a.s) ve Hz. Hasan’ın (a.s) ravilerinden saymıştır. Ayrıca onu, Hz. Ali’nin (a.s) seçkin yarenleri arasında zikretmiş, hürmetle anmış ve Hz. Ali’nin (a.s) Muhammed Hânifîye’ye ettiği vasiyet ile Mâlik Eşter’e yazdığı ahitnameyi ondan nakletmiştir. Mamakanî de ondan söz etmiştir. Ancak bunlara rağmen mürsel olması sebebiyle hadis zayıftır.

b)Hadisin İçeriğinin İncelenmesi:

Bir önceki rivayete yapılan eleştiriler, bu rivayetin ilk bölümü için de geçerlidir. Rivayetin ikinci bölümü hakkında ise söylemek gerekir ki;

Nübüvvet Hanedanı’nın yaptığı infaka karşılık semavi bir yemeğin verilmiş olması genel olarak kabul edilebilir bir mevzu olabilir. Lakin “Yakut ve değerli taşlarla süslenmiş bir tepsi” büyük ihtimalle hikâyeci ravilerin eklemesidir.

Hz. Hüseyin’in (a.s), elindeki lokmayı Yahudi kadına vermek için uzatınca yemek tepsisinin gökyüzüne götürülmesi makul gözükmüyor.

İztırab, bu rivayette de açıkça görülmektedir. Şöyle ki; önceki rivayetlerde Hz. Peygamber (s.a.a) Ehlibeyt’in aç olduğunu gördüğünde Cebrail, "Hel Eta" suresi ile gelirken bu rivayette yiyecekle dolu bir tepsiyle geliyor.

Üçüncü Nakil:

Kutb-i Ravendî, bu olayı Şeyh Saduk’un Emali kitabından aynı şekilde naklettikten sonra şöyle der:

“Hz. Peygamber (s.a.a), Ehlibeyt’in durumundan haberdar olunca Hz. Ali (a.s) ile birlikte Mikdad’ın hurma bahçesine gitti. Ağaçlarda hurma olmamasına rağmen Hz. Peygamber (s.a.a) Hz. Ali’ye (a.s) buyurdu: Bu sepeti al ve şu hurma ağacına git.Allah Resulü (s.a.a), “Allah hakkı için bize meyvelerinden yedirmeni istiyor!” de.

Hz. Ali (a.s), denileni yaptı ve topladığı hurmaları Hz. Peygamber’e (s.a.a) getirdi.Hep birlikte hurmalardan yediler. Hatta hurmalardan Mikdad’a ve ailesine de yedirdiler. Daha sonra o hurmalardan Hz. Fatıma (s.a), Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin’e (a.s) götürdüler. Eve vardıkları zaman Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Sabret ey Fatıma; zira Allah katında olan nimete, sabır haricinde hiçbir şeyle ulaşamazsın.”

O esnada Cebrail “Hel Eta” suresiyle geldi.”

Rivayetin İncelenmesi ve Reddi

a) Hadisin Senedinin İncelenmesi: Rivayet, mürsel ve senetsiz olarak nakledilmiştir.

b) Hadisin İçeriğinin İncelenmesi: Bu rivayette de iztırab söz konusudur. Şöyle ki; bir önceki rivayette semavi yiyecekler söz konusu iken bu rivayette Mikdad’ın hurma bahçesinden toplanan hurmalardan söz ediliyor.

Dördüncü Nakil:

Erbilî, Menakıb-i Harezmî’den aşağıdaki rivayeti nakletmiştir ki Sa'lebî ve diğer Kur’an müfessirleri bu rivayeti “…adaklarını yerine getirirler” ayetinin tefsirinde zikretmiştir.

“Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin (a.s) hastalanmışlardı. Hz. Peygamber (a.s), Ömer b. Hattab ve Ebu Bekr b. Kuhafe ile birlikte ziyaretlerine giderek: “Ey Ebu’l Hasan! Ne güzeldir iki oğlun için adakta bulunman.” dediler.

Bunun üzerine Hz. Ali (a.s), Hz. Fatıma (s.a) ve Fizze, çocukların iyileşmesi halinde üç gün oruç tutma adağında bulundular. Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin (a.s) iyileştiler lakin Ehlibeyt’in iftar için yiyecekleri yoktu. Müminlerin Emiri (a.s), Hayberli Yahudi Şem’un yanına giderek üç ölçek arpa borç aldı.”

Mâzenî, İbn Mehran’dan naklettiği rivayette der ki;

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar