“Hz. Ali (a.s) Şem’un b. Hana adındaki yün işiyle uğraşan komşularının yanına giderek: “Bana, bir miktarı kadar yün verebilir misin Muhammed'in (s.a.a) kızı onu üç ölçek karşılığında senin için eğirsin?” dedi.
Şem’un bunu kabul ederek bir miktar yün ve arpa verdi. Hz. Ali (a.s), bunu Hz. Fatıma’ya (s.a) söyleyince o da kabul eti. (Rivayetin devamı Şeyh Tusî’nin Emali kitabında naklettiği rivayet ile aynıdır.)
İbn. Mehran sözlerine şöyle devam eder:
“Hz. Peygamber (s.a.a), Hz. Fatıma’nın (s.a) evine gitti. Onların halini görünce ağlayama başladı ve; “Siz, üç gündür bu haldesiniz ama ben sizin bu halinizden habersizim?!” dedi.
Bu esnada Cebrail inerek “Şüphesiz ki iyiler, karışımı kâfur olan bir kadehten içerler” ayetini okudu.”
Hatîb, bu konuda naklettiği başka bir rivayette “Onlar, sevdikleri yemeği miskine, yetime ve esire yedirirler.” ayetinin indiğini, mezkûr surenin icmâ-ı ümmetle bu hadise sonrasında nazil olduğu ve hiç kimsenin buna itirazda bulunmadığını söyler.
Rivayetin İncelenmesi ve Reddi
Sened Yönünden: Rivayet, mürsel şekilde nakledilmiştir.
Rivayetin İçeriğinin Reddi:
Bu rivayetin metninde de iztırab söz konusudur. Şöyle ki; adak önerisi, daha önceki rivayetlerin bazılarında Hz. Peygamber’e (s.a.a) ve bazılarında ise Ömer b. Hattab’a atfedilirken mezkûr rivayette Hz. Peygamber (s.a.a), Ebu Bekr b. Kuhafe ve Ömer b. Hattab’a nispet veriliyor.
Rivayette, Hz. Hasan (a.s) ile Hz. Hüseyin’in (a.s) adak ve orucu söz konusu edilmemiştir.
Rivayette Hz. Ali’nin (a.s), Yahudi Şem’un’dan borç istediğinden söz edilmiştir ki, bu konunun reddi daha önce yapılmıştı.
Zemahşerî ve Tabersî bu rivayetin benzeri bir rivayet nakletmişlerdir ki, o rivayette de Hz. Ali (a.s), Hz. Fatıma (s.a) ve Fizze’nin adağı, Hz. Ali’nin (a.s) Yahudi Şem’un’dan borç alması ve infakın üç günde yapıldığı konularına işaret edilmektedir ancak bu rivayette mürseldir.
Beşinci Nakil:
İbn Tâvûs da bu konuda der ki;
“Zilhicce ayının 25’i akşamı Hz. Ali (a.s) ve Hz. Fatıma’nın (s.a) miskin, yetim ve esire infakta bulunduğu hadiseyi aktardığımız rivayetler arasında ceddim Ebu Cafer Tusî’nin el-Misbah kitabından rivayetler vardır; her ne kadar bu rivayetleri farklı kanallardan nakletsek de.”
Şeyh Tusî der ki;
“Zilhicce ayının 25’i akşamı Müminlerin Emiri (a.s) ve Hz. Fatıma (s.a) sadaka verdiler. Aynı ayın 25’i günü “Hel Eta” suresi o iki yüce insan, Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin (a.s) hakkında nazil oldu.
Şeyh Tusî, hadisenin beyanı hakkında şöyle der;
“Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin (a.s) hastalanınca Hz. Peygamber (s.a.a) Ebu Bekr b. Kuhafe, Ömer b. Hattab ve birkaç kişi ile onları ziyaret etti. Hz. Peygamber (s.a.a), Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin’in iyileşmeleri için adak önerisinde bulundu. Bunun üzerineHz. Ali (a.s) dedi ki: Eğer evlatlarım iyileşirse Allah’a şükür için üç gün oruç tutacağım.
Hz. Fatıma (s.a) ve Fizze de aynı adakta bulundular. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (a.s) iyileştiler lakin Ehlibeyt’in iftar için hiç yiyecekleri yoktu. Hz. Ali (a.s), Hayberli Yahudi Şem’un yanına giderek üç ölçek arpa borç aldı.
Seyyid İbn Tâvûs şöyle der:
“Bendeki bazı senetlerde Hz. Ali (a.s) ile Hz. Fatıma’nın (s.a) miskin, yetim ve esire yaptığı infakın üç farlı günde gerçekleştiğini kaydedilmiştir. Bu nedenle infakın gerçekleştiği üç akşamdan ilkinin 25 Zilhicce olması muhtemeldir.”
Bu konudaki rivayetlerden birisinde şöyle geçer;
“Ali (a.s), Şem’un isimli Yahudi komşusuna giderek: Bana, miktar yün verebilir misin Muhammed'in (s.a.a) kızı onu üç ölçek karşılığında senin için eğirsin?”
Şem’un bunu teklifi kabul etti (bir önceki rivayette olduğu gibi). Hz. Fatıma (s.a) beş adet ekmek pişirdi. Hz. Ali (a.s) namazı Peygamber’le (s.a.a) birlikte kıldı…İftar vakti bir dilenci gelip yemek talebinde bulundu. Bunun üzerine Hz. Ali (a.s)ekmeği dilenciye vermelerini emretti ve herkes bu emre itaat etti. Kendileri suyla iftar edip o geceyi hiçbir şey yemeden sabahladılar.
Ertesi gün Hz. Fatıma (s.a) arpadan bir ölçek daha öğüterek ekmek pişirdi…Bu sefer bir yetim kapılarını çalarak: “Selam olsun size Ey Muhammed’in Ehlibeyt'i! Ben babası Akabe gününde şehit olan muhacirlerden birinin oğluyum. Bana yiyecek verin ki, Allah da size cennet sofralarından yedirsin.” dedi.
Hz. Ali (a.s)yemeği dilenciye vermelerini emretti ve kendileri suyla iftar edip o geceyi hiçbir şey yemeden sabahladılar.
Üçüncügün Hz. Fatıma (s.a) kalan son arpaları öğüterek ekmek pişirdi.Akşam olunca bu sefer kapılarını bir esir çalarak yemek talep etti. Hz. Ali (a.s)ekmeği dilenciye vermelerini emretti, herkes bu emre itaat etti ve kendileri suyla iftar edip o geceyi hiçbir şey yemeden sabahladılar.
Dördüncü gün Hz. Ali (a.s), Hz. Hasan (a.s) ve Hz. Hüseyin’in (a.s) ellerinden tutup Hz. Peygamber’in (s.a.a) huzuruna götürdü. Hz. Peygamber (s.a.a), onları açlıktan titrer halde görünce şöyle buyurdu: “Ey Ebu’l Hasan! Sizi bu halde görmek bana çok ağır geliyor.”