Keşke bu iki din alimi Şia'ya attıkları bu iftiralar için delil ve kaynak getirselerdi de; biz de bunları değerlendire bilseydik. Şiaların böyle bir şeyi hele ki gelen bir ayet ile vacip hükmüne bürünmüş bir mesele hakkında söylemeyeceği gün gibi aşikardır.
Ebû Abdullah Fahruddin-i Razi bu konuda şu ihtimalleri sıralamıştır:
1- Bu ayet, bir Yahudi kıssasında geçtiği üzere "Recm ve Kısas" meselesi hakkında nazil olmuştur.
2- Yahudilerin şiddetle kınanması ve İslam dini ile alay etmeleri hakkındadır.
3- "Ey Elçi! Eşlerine deki:..." mealinde ki "Tahayyür Ayeti" nazil olunca; Peygamber Efendimiz, eşlerinin dünyayı seçeceklerinden korktuğu için bu ayeti onlardan saklamış ve bunun üzerine Tebliğ ayeti nazil olmuştur.
4- Zeyd ile Zeyneb'in meselesi hakkında nazil olmuştur.
5- Peygamber'in cihat konusunda münafıklara söz geçiremediği için nazil olmuştur.
6- Allah Resûlü, Müşriklerin ilahlarının kusurlarından söz etmediği zaman nazil olmuştur.
7- Resûl-i Ekrem Veda Haccı'nda İslam hukukunu ve Hac görevlerini beyan ettikten sonra; "Acaba tebliğ ettim mi?" diye buyurmuş; halk da, "Evet" demişti. Bunun üzerine; "Allah'ım şahit ol" diye üç kere buyurdular. Bu esnada mezkur ayet nazil oldu.
8- Allah Resûlü, bir ağacın gölgesi altında uzanmışken, Bedevi bir Arab'ın gelip Hz. Nebi'yi öldürmek istemesi üzerine nazil olmuştur.
9- Peygamber Efendimiz, bazı konularda başta Kureyşliler olmak üzere Yahudi ve Hristiyanlardan çekindiği için Yüce Allah bu ayet-i kerimeyi indirerek o korkuyu Peygamber'in kalbinden giderdi.
10- Gadir-i Hum konusunda nazil olmuştur.
وَاِنَّهُ لَتَذْكِرَةٌ لِلْمُتَّق۪ينَ وَاِنَّا لَنَعْلَمُ اَنَّ مِنْكُمْ مُكَذِّب۪ينَ
"Şüphesiz Kur'ân, takvâ sahipleri için bir öğüttür. İçinizde onu yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz."
2. Dinin Velayet ile Kemale Ermesi
Gadir-i Hum günü Emirü'l Müminin hakkında nazil olan ayetlerden birisi de şu aşağıdaki ayet-i kerimedir:
اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ د۪ينَكُمْ وَاَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَت۪ي وَرَض۪يتُ لَكُمُ الْاِسْلَامَ د۪يناًۜ
"Bugün sizin için dininizi olgunlaştırdım, size nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'a razı oldum."
İstisnasız bütün İmamiye mensupları en başından beri bu ayet-i keriminin Peygamber'in açık-seçik lafızlarla, Hz. Ali'nin velayetini açıkladıktan sonra nazil olduğu konusunda ittifak etmişlerdir. Bu ayet, gayet açık bir nassı içermiş, sahabe onu iyi bellemiş, Araplar onu iyice derk etmiş ve kendisine bu haber ulaşanlar ise onu ciddiye alıp, bir delil ve dayanak olarak kullanmışlardır. Ehl-i Sünnet'in tefsir ve hadis alimlerinin birçoğu da, bu manada İmamiyeyle aynı görüşe sahiptirler.
Akli ve rasyonel bakış açısıyla da bu görüş desteklenmektedir. Zaten Fahr-i Razi'nin tefsirinde yer alan eser sahiplerinin nakillerine baktığımızda bunun güçlendiğini açık bir şekilde görmekteyiz; şöyle denmektedir:
"Bu ayet, Allah Resûlüne nazil olduktan yaklaşık seksen bir ya da seksen iki gün kadar Hz. Peygamber yaşadı..."
Ehl-i Sünnet alimleri kitaplarında Resûl-i Ekrem hakkında şöyle yazmaktadırlar:
"Resûlullah'ın vefatı Rebiülevvel ayının on ikisine denk gelmektedir."
Ehl-i Sünnet din bilginlerinin geneli Fahr-i Razi'den etkilenerek bu vefat tarihini kayıt altına almışlardır; Gadir-i Hum ve Hz. Nebi'nin vefat günlerini bu zaman diliminden çıkardıktan sonra yine de geriye seksen iki günden bir gün fazla kalması, sanki biraz dikkatsizlikten ileri gelmektedir. Her halükârda bu bilgi, İkmal ayetinin Arife günü nazil olduğu görüşünden daha da hakikate yakındır. Nitekim Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim başta olmak üzere diğer kitaplar da bu şekilde nakletmişlerdir. Eğer bu ayetin Arife günü nazil olduğunu kabul etmiş olursak; işte o zaman yaklaşık on gün ya da bir fazlasını elde etmiş oluruz. Öte yandan İkmal ayetinin Veda Haccı dönüşü Gadir-i Hum'da nazil olduğuna dair elde birçok rivayet de mevcuttur. Aşağıdaki isimler, bu ayetin Gadir-i Hum'da nazil olduğun teyit edip, nakletmektedirler:
1- Hafız Ebû Cafer Muhammed İbn Cerir el-Taberî, (ö. 923)
O, "Kitabü'l Velayet" adlı eserinde Zeyd bin Erkam'dan İkmal ayetinin Gadir-i Hum'da Emirü'l Müminin hakkında indiğini nakletmektedir.
2- Hafız Ahmed bin Merdeviye el-İsfehanî (ö. 1019)
Merdeviye el-İsfehanî, Ebû Harun el-Abdi kanalıyla Ebû Said-i Hudri'den İkmal ayetinin Gadir-i Hum'da nazil olduğuna dair bir hadis nakletmektedir:
"Bu ayet Gadir-i Hum günü Allah'ın elçisine nazil oldu, işte o zaman Ali'ye şöyle buyurdu: "Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır."
Daha sonra bu hadisi Ebû Hüreyre'den de nakletmiş ve şunları yazmıştır:
"O gün, Zilhicce ayının on ikinci günüydü; yani Allah Resûlü Veda Haccı'ndan dönüyordu."
3- Hafız Ebû Nuaym el-İsfehanî (ö. 1038)
4- Hafız Ebû'l Kasım Hakim el-Hasakanî (ö. 1097)
5- Hafız Ebû'l Kasım bin Asakir eş-Şafii ed-Dimeşkî (ö. 1175)
6- Ahtabü'l Hüteba Harezmî (ö. 1172)
7- Celaleddin Süyutî eş-Şafiî (ö. 1505)