8- Gaybet-i Sugra ve Gaybet-i Kubra Dönemi

04 December 2025 56 dk okuma 12 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 2 / 12

4- Kuzey Afrika’da Sözde Mehdi’nin Ortaya Çıkışı

Hicrî 296 yılında Afrika’nın kuzeyinde bir şahıs Beklenen Mehdi iddiasında bulundu. Söz konusu bu şahsın hükümeti Fas’ta inşa edilen Medinetü’l-Mehdi şehrinde Zilkade ayının Cumartesi günü başladı. Bu şahıs Hicrî 322 yılında öldü ve oğlu “Kaim” lakaplı Muhammed onun yerine geçti.

5- Müstakil ve Özerk Devletlerin Ortaya Çıkması

Abbasî hilafetinin gün geçtikçe zayıflaması üzerine bölge vali ve komutanları bu zayıflıkları kötüye kullanarak bağımsızlık ya da özerkliklerini ilân ediyorlardı. Bazen de halkın kıyamlarının etkisiyle Abbasî vali ve komutanları görevden alınıp veya öldürülmeleri sonucunda bazı komutanlar da hilafetten bağımsız inkılâbî devlet kuruyorlardı.

Gaybet-i Sugra Dönemi’nden önce Abbasî halifeliği çerçevesinde dört devlet, müstakil olarak hüküm sürmekteydi:

1. Mısır ve Şam’da müstakil “Tuluniye” devleti;

2. Tunus ve çevresinde inkılâbî Egalibe veya Âl-i Agleb devleti;

3. Merakeş’te (Fas’ta) İdrisîler’in müstakil ve inkılâbî devleti;

4. Kurtuba’daki bağımsız Emevî devleti.

Önceki dönemde yerli yerinde kalan bağımsız devletler bir tarafa, Gaybet-i Sugra Dönemi’nde de diğer bağımsız devletler bunlara eklenerek merkezî hükümeti ve Abbasî hilafetini olabildiğince darboğaza soktular. Bu devletler şunlardan ibarettir:

1. İran’ın Doğu’su ve Horasan bölgesinde bağımsız Saffarîler devleti;

2. Maverau’n-Nehr, Horasan ve İran’ın bazı merkez bölgelerinde bağımsız Sâmâniyân devleti;

3. Mısır ve Mağrib (Kuzey Afrika) beldelerinde Fatımîler devleti;

4. Taberistan, Rey, Hamedan, İsfehan, Güney İran’ın etrafı ve Irak’ın bir bölümünde bağımsız Âl-i Bûye (veya Buveyh) müstakil devleti;

5. Musul ve Halep’te bağımsız ve özerk Âl-i Hamdan devleti;

6. Mısır ve Şam’da Ahşidiyye (veya İhşidiyye) devleti.

Gaybet-i Sugra Dönemi’nde İslâm âleminde Hilafet Düzeni ismiyle üç siyasî sistem oluştu ve halife unvanıyla aynı anda üç kişi tüm İslâm âleminin siyasî rehberliği iddisında bulundu: 1. Bağdad’da Abbasîler hükümeti, 2. Endülüs ve Kurtuba’da Emevîler hükümeti ve 3. Mısır’da Fatımîler hükümeti.

b) Toplumsal Konum

70 yıllık bu dönemdeki toplumsal durum, önceki dönemler gibiydi. Önceki dönemde cereyan eden olaylar bu dönemde de devam etti. Şimdi o dönemin olumsuz hadiselerinin açıklayıcısı olan bazı olaylara değineceğiz:

1- Mezhep ve Fırkasal İhtilaflar

Önceki dönemlerde olduğu gibi bu dönemlerde de İslâm toplumlarında mezhep ve fırkasal ihtilaflar yaygındır. Söz konusu mezhepsel ve fırkasal ihtilaflar yalnızca Şia ve Ehlisünnet’le sınırlı değil, bilakis Ehlisünnet mezhepleri arasında da şiddetli çatışmalar vardır.

2- Kavim ve Kabile İhtilafları

Bu zaman diliminde Abbasîler ve Türkler’in dışında diğer kabilelerden hiçbirinin Abbasî hükümetinde önemli rolleri yoktu. Açıklandığı gibi bu asırda İslâmî topraklarda 10 civarında müstakil ve yarı müstakil hükümet kuruldu. Bu müstakil hareket ve inkılâpların kökeni çeşitli hedeflere dayanıyordu ki, hükümet merkezinin muhtelif kabile ve kavimler arasında oluşturduğu ihtilaflar bunlardan birisiydi.

3- Sınıfsal İhtilaflar

Fetihlerdeki mahiyet ve hedeflerin yön değiştirmesi, Müslümanlar’ın savaşlarının zulüm altındaki halkı kurtarma vesilesi olacağı yerde onlara zulmetme etkeni oldu. Abbasî hilafet orduları İslâmî olmayan hedeflerle savaşıyor, insanları esir ediyor, insanlarla İslâmî yasaların tersine davranıyor ve onların şer’î ve insanî haklarına riayet etmiyordu. Bu davranış, o zamanın toplumunda İslâmî değerlerin pek çoğunun unutulmasına sebep oldu. Dr. Hasan İbrahim Hasan’ın ifadesiyle bu dönemde topluma tabakalaşmalar hâkimdi. Köle ve cariyler tabakası, bu tabakalaşmanın örneklerindendir. Mısır, Kuzey Afrika ve Arap yarımadasının Kuzey’i zenci kölelerin pazarıydı. Zenciler’in ayaklanması toplumda oluşan durumun semeresi olup toplumun birçok musibetlere müptela olmasına sebep olmuştu. Değerlerin değişmesi yönünde şarkıcı cariyeler iyi para ediyor ve yüklü paralar karşılığında satın alınıyordu. İbn Raik, Hicrî 325 yılında güzel sesli buğday tenli bir cariyeyi 4000 dinara satın aldı.

Ayyaşlık ve Zevku Sefa: Ayyaşlık ve sarhoşluk özellikle halifelerin, emirlerin ve eşraf insanların nezdinde yaygınlaşıp onların toplumsal sünnetlerinin bir parçası olmuştu. Önceki dönemde yaygın olan bu durum, bu dönemde de yerli yerindeydi. Suyuti’nin söylediğine göre Abbasî halifelerinden sadece el-Kahirbi’llah eğlence ve ayyaşlık meclislerini yasaklayarak şarkı söyleyen cariyelerin tamamının tutuklanmasını emretti ve eğlence araçlarının hepsini imha ettirdi.

Bu durum sadece Bağdad, Samerra ve hilafet merkezinde uygulanmıyordu; aksine valilerin faaliyet gösterdiği ve özerkliklerini ilân eden bütün her yerde mevcuttu. Mısır’da Tuluniyye emirleri ayyaşlığa boğuluyorlardı. Mısır’ın Tuluniyye hâkimi Humarveyh ayyaşlık ve eğlence meclislerine özel altından bir ev yaptırdı.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar