Sıla-i rahim selam verme ve hȃl hatır sorma bâbında sözlü iletişimle başlar (Meclisî, 1413, c. 71, s. 126, 98. hadis ve s. 131, 98. hadis). Güler yüzlü bir karşılama, bu görüşmeden duyulan memnuniyeti gösterir. Nitekim Resulullah (s.a.a.) bunu özellikle tavsiye etmiştir (a.g.e., s. 171, 38. hadis, Hüsnü’l-Muaşere bâbında). İyi huyluluk, iyi karşılama, gülümseme, yumuşak ve mütevazi tavır, temiz ve iyi içerikli sohbet, muhabbet gösterme, himaye etme, kabalıktan, kibirden ve ilgisizlikten kaçınma gibi özellikler, Emiru’l-Muminin Hz. Ali’nin (a.s.) amelî siyerinden öğrendiğimiz güzel davranışlardandır (a.g.e., s. 158, 8. hadis, s. 159, 13. hadis ve s. 171, 39. hadis). Akrabaların evine gitmek, bir şeyler yiyip içmek, hiç olmazsa su içmek, beğenilen sıla-i rahime zemin hazırlar. Bunun en yüksek derecesi kişinin, akrabalarına hiçbir şekilde eziyet etmeyeceği şekilde kendini kontrol etmesidir (a.g.e., s. 117, 78. hadis).
İnsanların dindarlık ölçüsü olarak da görülen bütün akrabalarla iyi ilişkilerde bulunmak önemli bir konudur ve Masumlar (a.s.) kendilerini izleyenlerden bunu yapmalarını beklemektir (a.g.e., s. 158, 8. hadis ve s. 160, 16. hadis). Akrabalarla ilişkinin düzeyi o kadar yüksek olmalıdır ki kişinin ölmesi durumunda akrabalar gerçekten üzülmeli ve ağlamalıdırlar. Hayatta olduğu müddetçe de onunla sürekli görüşmeye istekli olmalıdırlar (a.g.e., s. 167, 35. hadis). Arkadaşlarla ilişki düzeyini yükseltmenin göstergelerinden biri, kişinin kendisine yapılmasını istemediği şeyleri başkalarına yapmamaya dikkat etmesidir (a.g.e., s. 157, 3. hadis).
Akrabalık ilişkilerinde kimsenin hakkının çiğnenmemesine dikkat edilmelidir (a.g.e., s. 165, 29. hadis) ve insanlara kişilikleri ve takvaları ölçüsünde saygı gösterilmelidir (a.g.e., s. 164, 28. hadis).
Akrabalık ilişkilerinde esas mihver karşılıklı muhabbet ve dostluktur; bunlar olmadan sıla-i rahmin bir anlamı yoktur. İmam Ali (a.s.) şöyle buyuruyor: “Akrabalık ilişkilerinde faydalı olan şey, dostluk ve muhabbetli davranışlardır.” (a.g.e., s. 165, 29. hadis). Akrabalar sadece akrabalık dolayısıyla sevilmekten çok, dostluğa ve muhabbetli davranışlara ihtiyaç duyarlar (a.g.e., s. 164, 28. hadis).
Sıla-i rahimde en güzel davranışlardan biri, kendisine kötülük yapan akrabalara ihsan ve iyilikte bulunmaktır (a.g.e., s. 157, 2. hadis). Bu tür bir davranış, iyilik yapan kişinin mânevî ve ahlâkî yüceliğini gösterir.
Elbette en yüce mertebe kişinin bütün güzel irtibatlarını, onların Allah’ın mahbubu olmasından dolayı kurmasıdır. Aslında yüksek düzeyde ve gerçek sıla-i rahim, Allah’ın muhabbet ve rızasının mihver alındığı davranışlardır. İmam Sâdık (a.s.) sıla-i rahime duyduğu içten ilginin sebebinin, bu tür bir irtibatın Allah katında sevilmesi olduğunu açıklıyor. Bu sılanın mütevazi olması ve akrabaların yardımlarla sevindirilmesi gerektiği üzerinde duruyor ve yerinde ve zamanında bu yardımları yapabilmeyi Allah’tan dileyerek bu konuya olan ilgisini gösteriyor (a.g.e., s. 129, 92. hadis).
Sıla-i Rahmin Sonuçları
a) İslȃmî Açıdan Sıla-i Rahimin Sonuçları
Hadis metinlerinde sıla-i rahimle ilgili üzerinde çok durulan konular dayanışma, ruh sağlığı üzerinde kişisel ve ailevî güzel ilişkilerin etkisi, ahlâkî kirlerden ve günahlardan arınma, mânevî ve ekonomik gelişme ve kalkınma ve benzerleridir.
Bir hadiste Resulullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: “Neticesi diğer her şeyden daha çabuk elde edilen hayır, sıla-i rahimdir.” (Kuleynî, 1413, c. 2, s. 152, 15. hadis).
Bu hadisten de anlaşıldığı üzere sıla-i rahim, olumlu sonuçları diğer bütün hayırlardan daha çabuk insana ulaşan iyi bir ameldir. Yani biz akrabalarımızın yanında olduğumuzda huzur ve rahatlık hissediyoruz ve belki de nihaî hȃllerde kolaylıkla insana nasip olmayacak bu sonuç, bu iyi amelin hemen ardından gerçekleşiyor.
Akrabalarla görüşmenin başka faydaları da vardır. Resulullah (s.a.a.) şöyle buyuruyor: “Ecelinin gecikmesini ve rızkının artmasını isteyen kimse sıla-i rahim yapmalıdır.” (Kuleynî, 1413, c. 2, s. 152, 16. hadis)
Resulullah’a (s.a.a.) şöyle sordular: “Halkın en iyisi kimdir?” Şöyle buyurdu: “En takvalı olanlar Allah için daha fazla sıla-i rahim yapanlar ve iyiliği emredip kötülüğü sakındırmak için daha fazla çalışanlardır.” (Nerakî, 1370). Bu hadiste takva, sıla-i rahim ve iyiliği emredip kötülükten sakındırma birlikte geçmektedir. Bu hadise göre sıla-i rahim doğru yapıldığı takdirde, kişilere kendi eksikliklerini gösterecek ve karşı tarafın yanlış davranışını bir şekilde uyaracak bir mekanizmadır. Bununla beraber sıla-i rahim yapılırken aynı zamanda bir şekilde tarafların davranışları da ıslah olacaktır. Bu da sıla-i rahimin faydalarından biri sayılmaktadır.