Kur’an Perspektifinden Kadın

04 December 2025 32 dk okuma 8 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 3 / 8

وَمِنْ اٰيَاتِهٖٓ اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجاً لِتَسْكُـنُٓوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةًؕ اِنَّ فٖي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

“Onlara ısınıp kaynaşasınız diye size kendi türünüzden eşler yaratıp aranıza sevgi ve şefkat duyguları yerleştirmesi de O’nun kanıtlarındandır. Doğrusu bunda iyi düşünen kimseler için dersler vardır.”

وَاللّٰهُ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجاً

“Allah size kendi cinslerinizden eşler yarattı.”

 

Bu ayetlerden anlaşıldığı üzere, kadın ve erkek aynı türden yaratılmıştır; kadın, erkeğin kalıntısından veyahut kaburga kemiğinden yaratılmamıştır.

Zürare bin A’yan, İmam Cafer-i Sadık’a Havva’nın yaratılışı ve bu tarz şüphelerle ilgili soru yönelttiğinde İmam buyurdular:

“Allah böyle bir fiilden münezzehtir. Acaba böyle bir inanca sahip kimseler, Allah’ın Havva’yı müstakil bir şekilde yaratmaktan aciz mi olduğu inancı içerisindedirler?”

el-Mizan tefsirinde Allame Tabâtabâî, “nefsi vahide” tabirini şu şekilde açıklamıştır. “Nefsi vahide”den maksat Hz. Adem’dir ve onun eşinden maksatta Hz. Havva’dır. Hz. Âdem ve Hz. Havva aynı türden yaratılmıştır. “Ondan eşini yaratan” tabirinde kastedilen de Âdem ve Havva’nın aynı şekilde yaratılmış olmasıdır; onun bedenin parçasından veyahut kalıntısından değil.”

3. Erkeğin Kadından Üstünlüğü Problemi

Kadının konumu ile ilgili oluşan başka bir algı ise erkeğin kadından daha yüce ve üstün bir varlık olmasıdır. İbn Kesir gibi bazı muhaddis ve müfessirlerin, erkeğin kadına göre; fazilet, yaratılış, ahlak, mertebe, emre itaat, mali tasarruf, maslahatları yerine getirme, dünya ve ahirette fazilet açısından daha ileri olduğunu öne sürer. Ona göre erkek, kadın üzerinde hâkim ve kadının reisidir; terbiye edicisidir. Kadınlardan hem daha üstün hem de daha hayırlıdır.

Bu düşünceye delil olarak sundukları birkaç ayet şöyledir:

وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌؕ

“…Erkeklerin ise onların üzerinde bir dereceleri mevcuttur…”

اَلرِّجَالُ قَوَّامُونَ عَلَى النِّسَٓاءِ بِمَا فَضَّلَ اللّٰهُ بَعْضَهُمْ عَلٰى بَعْضٍ

“Allah’ın, (iki cinse) birbirinden farklı özellik ve lütuflar bahşetmesi ve mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar.”

Bu ayetlerin isnat edilerek kadının erkekten aşağı konumda olduğu sonucuna varmak doğru olmayacaktır. Öncelikle, Allah-u Teala’nın kendi hâkimane iradesi esasınca fertlerin bazı özellikleri hasebiyle başkalarına üstün kıldığında hiç şüphe yoktur; ama bu üstünlüklerin sebebi ırk, cinsiyet, mal vb. değildir.

İnsanların, diğer yaratılmışlara olan üstünlüğü, müminlerin birbirinden üstünlüğü, peygamberlerin birbirine üstünlükleri gibi üstünlükler Kur’ân-ı Kerîm’de zikredilmiştir.

Ama bilmemiz gerekir ki Allah-u Teâlâ’nın bazı fertlere bahşettiği üstünlüğün, insanın rızık konusunda diğer yaratıklara üstünlüğü gibi, bazen maddi boyutu vardır bazen de peygamberin diğer insanlara nispetle hidayet nimetinde olduğu gibi bu üstünlüğün manevi boyutu vardır. Bazen bu derece ve faziletlerden dünya üstünlüğü kastedilmiştir bazen de bu üstünlük ahirettedir.

Kur’an ayetlerinde söz konusu edilen erkeklerin kadınlara üstünlüğü meselesi âlim ve düşünürlerin çeşitli görüşler ortaya koymasına sebep olmuştur. Bazı müfessirler zahiri çıkarımla erkeklerin tüm yönleriyle kadınlardan üstün olduğunu ortaya koyma çabasındadırlar.

Bu ayetleri, diğer ayetler ile okuduğumuzda erkeklerin kadınlardan daha yüce ve üstün olduğu sonucu değil; tüm ruhi ve cismi farklılıklarının hem kadının hem de erkeğin vazifelerine denk olduğu sonucuna varmaktayız. Fiziksel ve ruhsal farklılıklar onları birbirinden üstün kılmaz, her birinin farklılıkları ile kendi vazifesini daha iyi bir şekilde yerine getirebilmesini sağlar. Allah-u Teâlâ’nın hikmeti, kadınların ve erkeklerin sorumluluğuna bıraktığı vazifeler karşısında, vazife ve hak arasında uygunluk ve ölçünün kurulması için apaçık hakların kararlaştırılmasını gerektirmektedir.  Allah-u Teala, Kur’an’da üstünlük sebebinin cinsiyet, mal-mülk, ırk vs. değil; takva olduğunu buyurmuştur.

Nisa suresinin 34. ayetinde erkeğin kadın üzerinde “kavvam” oluşundan maksatta, erkeklerin kadınlar üzerinde hâkim olması, yaptırma ve yasaklama gücünü kendinde görmesi, zorbalık göstermesi, adaleti aşması anlamına gelmemektedir. Tıpkı filologların ve onlara tabii olan müfessirlerin açıkladıkları gibi; “kavvam” kelimesi “ihtiyaçları gideren, sorumlu, himaye eden” anlamındadır. Erkeğin duygusallığının ve hissiyatının karşısında, tefekkürünün galip olması, çeşitli konularda aileyi koruma hususunda cismi ve bünye gücünün galip olması, eşinin ve çocuklarının yaşam giderlerinin onun üzerinde olması gibi etkenlerden dolayı bu sorumluluk erkeğe verilmiştir. Dolayısıyla evin içerisinde erkeğin “kavvam” oluşu onun yüceliğini, mutlak hakimiyetini değil; sorumluluk alanını, mükellefiyetini, ödevini göstermektedir.

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar