0- Sadru'l-Müteellihîn Açısından Şefaat

04 December 2025 44 dk okuma 11 sayfa
Yazı Boyutu:
Sayfa 5 / 11

Zâdu'l-Müsafir kitabında bu konu vurgulanarak şöyle geçmektedir: Hiç kuşku yok naslar meleklerin, nebilerin, evliyanın ve kâmil müminlerin şefaatinin sabit olduğuna delalet etmektedir. Allah Teala şöyle buyurmaktadır: Arşı taşıyanlar ve onların etrafında bulunanlar Rablerini övgüyle tesbih eder, ona iman eder ve iman edenler için istiğfarda bulunurlar. Rabbim, rahmet ve ilmin herşeyi kuşatmıştır.” (Mümin 7). (27, s: 342).

Bunu esas alan Molla Sadra, çeşitli eserlerinde, başkalarının şefaat edebilmesinin şarta bağlı olduğunu açıklamaya koyulmuştur. Bazı eserlerinde enbiyanın şefaatine (21, s: 68), diğer bazılarında Hazret-i İsa'nın (a) şefaatine (30, s: 322) ve başka eserlerinde de meleklerin, hakimlerin, ulemanın ve şehitlerin şefaatine (20, s: 71 ve 22; s: 128 ve 23; s: 222) işaret etmektedir. Peygamber-i Ekrem (s) dışındaki tüm şefaatçilerin şefaat edebilmesinin şartını, ilimlerinin nurunu nübüvvet ve velayet mişkatından iktibas etmek olarak görmektedir. Çünkü ilimlerini bu kaynaktan almayan kimselerin ilminin gerçek olmadığına inanmakta ve onları mecazen hakim ve âlim olarak nitelendirmektedir. (22, s: 129).

7.4. Kıyamette Son Şefaatçi

Allah Tealanın âlemin hakiki müessiri olduğu ve âlemdeki her bir eserin onda nihayet bulduğu dikkate alındığında ondan başka hiçbir gerçek müessirin sözkonusu olamayacağı anlaşılacaktır. Şefaat hususunda da hakiki müessir Allah'tır. Her türlü şefaatin mebde ve menşei odur. Bununla birlikte kıyamette Allah'ın izniyle önce tüm şefaatçiler şefaat teşebbüsünde bulunacaklardır. Herkesin şefaati sona erdiğinde Erhamu'r-rahimin'in hükmüyle Allah Teala'nın şefaatinin mevkii gelecektir. Molla Sadra bu konuyu teyit ederken bir hadise istinat ederek şöyle der: “Sonra Allah'ın buyurmasıyla melekler şefaat edecek, peygamberler şefaat edecek, müminler de şefaat edecek ve geriye Allah'tan başka kimse kalmayacak.” (20, s: 71). Şefaatçilerin şefaati sona erdiğinde Erhamurrahimin'in hükmü zuhur edecektir. (A.g.e., s: 158).

Dolayısıyla şefaate başlayacak son kişi Allah Tealadır. Hadislerde de bu konu vurgulanmıştır. “Şefaat edecek son kimse Erhamu'r-rahimin'den ibarettir.” Bu şefaatin ardından ve “Rahmetim gazabımın önüne geçmiştir.” bittikten sonra ilahî hışım ve gazap sönerek azap kesilecektir. (15, s: 383).

Molla Sadra, sözünü daha da güçlendirmek ve vurgulu hale getirmek için Muhyiddin İbn Arabi'nin Fütuhat'taki şu sözüne istinat eder: Bil ki, Allah isimleriyle şefaat eder. Bu itibarla “erhamu'r-rahimin” ismi, azabın bu taifeden (muazzebin) kalkması için “kahhar” ve “şedidu'l-ikab” ismi karşısında şefaatte bulunur. Bu nedenle Rasül-i Ekrem (s) şefaat babında şöyle buyurmaktadır: “Geriye erhamu'r-rahimin kalacaktır.” (20, s: 71).

7.5. Şefaatin Kapsamındakiler

Molla Sadra, eserlerinde insana muhtelif yönlerden baktığı ve insana dair çok sayıda tasnif ortaya koyduğu gibi, şefaat ehline de muhtelif açılardan bakmış ve onları tarif etmeye koyulmuştur. Onun inancına göre birkaç taife şefaatin kapsamına girecektir. Bunlar şunlardır:

7.5.1. Aklî Kemale İstekli Noksan Nefs-İ Nâtıkalar:

Molla Sadra şefaatin kapsamındaki şahısları açıklarken insanî nefs-i nâtıkaları kâmil ve noksan şeklinde taksim ederek kategorilendirir. Sonra noksan nefs-i nâtıkaları, aklî kemale istekli ve isteksiz şeklinde tasnif eder. Nihayet şefaati, aklî kemale istekli noksan nefs-i nâtıkaların halini kapsayacağını savunur. Daha ileri izahat verirken şöyle der: Beşer nefislerinin bu kısmı, işledikleri pek çok günah sebebiyle kısa veya uzun müddet cehennemde azap görecektir. Ta ki onlarda aklî kemal şevki kalmayana kadar. Bu zeval ya kemale ulaşmaları vasıtasıyla meydana gelecek (eğer ilahî inayet veya şefaat hallerini kapsama alırsa) ya da uzun süre duraksamaları nedeniyle süfli berzaha alışmaları yüzünden. (15, s: 248).

7.5.2. Merhamet Görecekler:

Diğer bir tasnifte Molla Sadra insanları üç gruba ayırarak aşağıdaki şekilde kategorilendirmiştir:

Birinci grup, haz deryasında ve şehvet ateşinde boğulmuş olanlardır. Feryadını kimseye duyuramayacak, çirkin ve nahoş ahlak sebebiyle ilahî azaba muhatap olacaklardır.

İkinci grup, ilmî kemal ehli olan 'mukarrebûn'dur. Her ne kadar bir kısmı taksiratları nedeniyle bir süreliğine bazı menzillerde kalacaksa da nihayetinde necat ehlinden olacaktır.

Üçüncü grup merhamet görecek olanlardır. Bunlar salih ameli çirkin amellerle karıştırmışlardır. Fakat fıtratlarındaki selamet, günahlarının az olması ve bedensel alakalarının zayıflığı nedeniyle şefaate mazhar olacaklardır. (23, s: 133).

Bu tasnifte merhamet görecekler şefaat ehlindendir. Şefaat vasıtasıyla ilahî azaptan kurtulacak ve ebedî cennete yollanacaklardır.

7.5.3. Günahkar Tevhid Ehli:

Bu Yazıyı Paylaş

İlgili Yayınlar